Diyarbakırlılar: Bağımsızlık referandumu en meşru haktır!

Diyarbakırlılar: Bağımsızlık referandumu en meşru haktır!

Diyarbakır'da yaşayan yurttaşlar, bağımsızlık referandumunu Evrensel'e değerlendirdi; 'Kürtlerin de kendi kaderini tayin etme hakkı var'

Serpil BERK
İnanç YILDIZ
Diyarbakır

Irak Kürdistan’ında halk bağımsızlık referandumda ‘evet’ yönünde tercih kullanırken, başta Türkiye olmak üzere dünyanın bir çok ülkesi Irak Irak Bölgesel Kürt Yönetimini tehdit etti. Bir taraftan da Türkiye yönetimi sınırda tatbikat yaparken, yetkililer yaptırım tehditleri yağdırdı. 

Biz de Diyarbakır halkıyla konuştuk. Yüksek kahve ve Sanat Sokağında dolaştık ve Kürdistan halkının bağımsızlık kararını sorduk. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Kürtlerin de kendi kaderini tayin etme hakkının olduğunu söyleyen Diyarbakırlılar, “Dünya devletlerinde buna destek olması lazım” dediler.

‘KÜRTLERDEN KİMSEYE ZARAR GELMEZ’

İlk olarak mesleği şoförlük olan Hayrettin Kızmaz, Kürt halkının Ortadoğu’da yüzyıllardır yaşadığını söyledi. Kızmaz “Dünyanın her yerinde olduğu gibi Kürtlerinde kendi kaderini tayin etme hakkı vardır. Bundan da doğal hiçbir şey olamaz. Herkesin yapılan referanduma saygılı olması lazım. Türkiye’yi tehdit eden bir durum da yoktur. Kürtlerden kimseye zarar gelmez” dedi.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN DEVLETLER BİRAYA GELMELİ

Referandumun Kürtlerin en büyük hakkı olduğunu söyleyen Arif Ağaoğlu, “Yıllardır Ortadoğu’da Kürtlere zulüm yapılıyor. Umarım referandumunun sonuçları olumlu olur, Kürt halkının  sorunları ortadan kalkar. Bütün Dünya devletleri de Kürtlere destek olmalıdır. Sorunun çözümü için devletler biraya gelmeli” dedi. 

‘KÜRTLER İÇİN DAHA ADİL ORTAM OLUŞACAK’

Referandumun yapılmasından dolayı sevinçli olan Mustafa Meşe, “Birincisi Kürtler ile Araplar arasında daha adil bir durum olacaktır. İkincisi Kürt bölgesinde yaşayan diğer halklar haklarıyla yaşama garantisi altına alacaktır ve Irak’dakinden daha güvence altına alınacaktır. Diğer Kürt parçaları için de umut olacaktır” dedi. Referandumla ilgili çevre ülkelerin rahatsız olmasına dair de konuşan Meşe, “Ülkelerin bu tutumu doğru değil. Bu saatten sonra çokta bir şey yapabileceklerini zannetmiyorum. Süreç ilerlerse bağımsızlığa gidilirse saldırıları olabilir. Ancak uluslararası güçlerin, dünyanın geldiği noktada uzun vadeli bir şey yaşanabileceğini düşünmüyorum. Tepkileri biraz kendi toplumlarının gazlarını almaya yönelik görünüyor” dedi. 

‘BARZANİ’NİN GERİ ADIM ATMAMASI OLUMLU’

Soyadını vermek istemeyen Murat ve Hasan ise Diyarbakır halkının bu sürece temkinli yaklaştığını düşünüyor. Nedenini ise Barzani ve KDP’ye olan güvensizliğe bağlıyorlar.  Barzani’nin referandum konusunda ki tutumuna değinen Hasan şunları söyledi: “ Barzani’nin geri adım atacağını düşünüyordum fakat geri adım atmayıp ısrar etmesi kendisi açısından olumluydu. Barzani bölge nezdinde çok güvenilen biri değil ama bu tutumu bakış açısında az da olsa değişikliğe neden olur diye düşünüyorum. Referandumdan sonra nasıl bir durum olur onu zaman gösterir fakat çok kolay olmayacağı da belli. Barzani’nin bu kararı tek başına almış olduğunu sanmıyorum, müdahale söylemleri de çok gerçekçi değil”diye konuştu.

Murat ise Kürt halkı nasıl mutlu olacaksa o şekilde yaşamalı derken, Türkiye’nin müdahale etmesinin Irakla devam eden ekonomik ilişkiler anlamında çok kolay olmayacağının da altını çizdi.

‘IRAK’A MÜDAHALE ÜLKE İÇİNE OLUMSUZ YANSIR’

Referandumunun çok geç kalınmış bir karar olduğunu dile getiren Rıfat Baran ise şunları söyledi: “30 milyona yakın Kürdün bir devlet olması önemli. Kürt halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Referandum hem ekonomik hem de sosyal olarak Irak için olumlu olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin de iş birliği yaparak bu süreçten yararlanması. Kürtlerle Türklerin ortak bir toprakta kardeşçe yaşamasını istiyoruz. Tezkere çıkarılmasını ise yanlış bir karar olarak görüyorum. Nihayetinde milyonlarca Kürt Türkiye’de yaşıyor, Irak’a yapılacak olası müdahalenin ülke içinde olumsuz yansımaları da olur. Ortada bir halkın kendi iradesi var ve sen buna müdahale edersen bu ülkede bulunan ve milli duygularla hareket eden insanları da etkilemiş olursun”dedi.

‘EN MEŞRU HAKTIR'

Mesele Kürt olunca her şey de olduğu gibi referandumda da zorluk çıkarıldığını dile getiren Faris Kasaoğlu: “Yeryüzünde en meşru hak bir halkın referandumla ne istediğini belli etmesidir. Dört parçaya ayrılmış bir halkın kendi geleceği için kararlı bir mücadele etmesi gerekiyor. Ulusal birlik olmasını önemsiyorum. Bir birlik olmadığı takdirde Kürtler yaşadıkları yerde kendilerine ne sunuluyorsa ona boyun eğmek zorunda kalıyor” dedi. 

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Eylül 2017 11:55
www.evrensel.net