Avukat Bahri Belen Cumhuriyet davasını değerlendirdi

Avukat Bahri Belen Cumhuriyet davasını değerlendirdi

Cumhuriyet gazetesi davasını değerlendiren Avukat Bahri Belen ‘Bu dava bir siyasi intikam davasıdır’ dedi. 

Meltem AKYOL
İstanbul

Cumhuriyet gazetesi davasının üçüncü duruşmasını Evrensel’e değerlendiren Avukat Bahri Belen, savcının mütalaasının ve mahkemenin tutuklama kararının bu davanın yasal bir zeminde yürümediğini gösterdiğinin açık bir kanıtı olduğunun altını çizdi. Belen, “Bu dava bir siyasi intikam davasıdır. Ve tabii ki bu siyasi intikam davasının yanında tüm basına, tüm düşünenlere, tüm ifade edenlere, tüm aydınlara ve muhaliflere gözdağı davasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

1 TAHLİYE, 4 TUTUKLULUĞUN DEVAMI...

Cumhuriyet Gazetesinin İcra Kurulu Başkanı Avukat Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, Muhabiri Ahmet Şık ve Muhasebe Çalışanı Emre İper’in tutuklu yargılandığı Cumhuriyet davasının üçüncü duruşması önceki gün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Tanık ifadelerinin  ve avukat savunmalarının ardından mütalaasını açıklayan savcı, 5’i Cumhuriyet çalışanı 6 kişinin tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti, Cumhuriyet’in Yayın Danışmanı ve Yazarı Kadri Kadir Gürsel’in tahliyesine; Muhabir Ahmet Şık, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve Muhasebe Çalışanı Emre İper’in tutukluk halinin devamına karar verdi. 

‘BU BİR SİYASİ İNTİKAM DAVASI’

Karar sonrası Evrensel’e konuşan Avukat Bahri Belen, “Hem duruşmadaki savcının tutuklamaya ilişkin görüşleri, hem de mahkemenin tutukluluğun devamına ilişkin bütün görüşleri bu davanın hukuki, hatta yasal bir zeminde yürümediğini gösteriyor. Bu dava bir siyasi intikam davasıdır. Ve tabii ki bu siyasi intikam davasının yanında tüm basına, tüm düşünenlere, tüm ifade edenlere, tüm aydınlara ve muhaliflere gözdağı davasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

‘BU AYIP BİR AN EVVEL ORTADAN KALDIRILMALI’

“Cumhuriyet gazetesi gibi, özellikle Fethullah Gülen alehine bugüne kadar  yazıp-çizmiş bir gazetenin, Gülen’e yardım etmekle suçlanması bile buradaki uzlaşmaz çelişkiyi çok net olarak gösteriyor” diyen Belen, karar çıkmadan bazı gazetelerin internet sitelerinde ‘tutuklamanın devamı’ şeklinde haberlerin çıktığını hatırlatarak şunları söyledi: “Bu, davanın hukuki bir zeminde, yasal bir zeminde yürümediğni gösteriyor. Kaldı ki dün bunu somut olarak kanıtlayan şeyler de oldu. Daha tutuklamanın devamı kararı verilmeden, bazı gazetelerde çıkan haberler kararın nasıl verildiği konusunda samut kanıttır. İşte ‘Gazeteci bunu yanlış anlamış, yanlış yorumlamış da bunu iletmiş’ şeklinde izahı yoktur. Daha evvelki duruşmada da bu böyle oldu. Bunu hem bu yargılamayı yapan mahkemenin hem savcıların hem de bu davayı tahrik eden siyasi iktidarın bir kez daha gözden geçirip hukuki değil ise bile ahlaki bir değerlendirme yapması ve bu ayıbı bir an evvel ortadan kaldırması gerekir.”

‘SİYASİ İKTİDARIN TEPESİ YARGIYI YÖNETİYOR’

Davanın bütün vatandaşlar için bir komedi olduğunu belirten Belen, “Siyasi iktidarın muhalefeti sindirmek için dava açtırdığını, hakim ve savcıları tamamiyle kendi tekeline aldığını, yani Türkiye’de siyasi iktidarın tepesinin adalet mekanizmasını tamamiyle yönettiğini biliyor ve anlıyor herkes. Bu bakımdan hukuk ve bağımsız, etkin, adil yargı diye bir şey kalmamıştır. Böyle bir şey yoktur. Ve bunun son adı da şudur: Yargı böyle işlerse, yani yürütmeye bağlı, siyasi bir zemin içerisinde yürürse o ülkede hukuk güvenliği kalmamıştır. Hukuk güvenliğinin kalmadığı bir ülkede o ülkenin geleceği ciddi olarak tehlikededir. Vatandaşlar da bu davalarlala, bu mahkemelerle adalete erişemeyeceklerini bilmelidir, biliyorlardır da bence” diye konuştu. 

www.evrensel.net