Kürt referandumu nasıl tartışıldı?

Kürt referandumu nasıl tartışıldı?

Arap basınının önemli gündemleri arasında Irak Kürdistan Bölgesi bağımsızlık referandumu vardı.

Ali KARATAŞ

Arap medyası, Irak Kürt bölgesinde bugün yapılacak referanduma odaklanmış durumda.  Konu ile ilgili yapılan haber ve makaleler genellikle “referanduma” karşı.  

Ürdün’de yayınlanan Jordan Times, referandumla ilgili olarak uluslararası hukuk ile Irak anayasası arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Gazete başyazıda, “Uluslararası Adalet Divanı hukuki bir yaklaşım getirilmiş olsa bile, Irak anayasası ile uluslararası hukuk arasında açıkça çelişki var. Irak anayasası, Irak’ın herhangi bir kesiminin ayrılmasını yasaklıyor. Uluslararası hukuk ise Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkını tartışmasız olarak uluslararası hukukun üstün bir ilkesi. emredici kural (juscogens) olarak kabul ediyor” dedi.

İSRAİL’İN DESTEĞİ

Rai al Youm gazetesi ise referanduma İsrail’in destek vermesini ön plana çıkardı. Gazete baş yazısında, “İsrail’in Mesud Barzani’nin çağrıda bulunduğu Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı için 25 Eylül’de yapılacak referandumu onaylayan tek devlet olması Kürtleri onurlandırmıyor. Sayın Mesud Barzani’nin kendisini de onurlandırmıyor. İkisini de yanlış zamanda dünyayla karşı karşıya bırakıyor” ifadeleri yer aldı.

Gazete, referandumun Kürtlerin pozisyonunu zayıflatacağı iddiasında bulundu. Başyazıda Kürtlerin bugünkü durumlarına Amerikan işgalinden sonra geldikleri hatırlatıldı. Türkiye’nin yaptığı tatbikata değinilirken Barzani’nin referanduma karşı açıklamada bulunan bölge ülkeleri Suriye, İran, Türkiye ve Irak’tan ve uluslararası güçler olan Amerika, Rusya, Fransa ve Britanya’dan daha güçlü olmadığına vurgu yapıldı.

KÜRTLERİ İLK TÜRKİYE TANIYACAK!

Türkiye’yi yakından izleyen Lübnanlı akademisyen Muhammed Nureddin, Türkiye’nin şu an referandumun karşısında durduğunu ama bağımsız bir Kürdistan’ın kurulması durumunda bağ kuran ilk devlet olacağını yazdı.

Nureddin, “Türkiye’nin Kürdistan referandumuna karşı tutumu Washington’u Suriye Kürtlerinin ‘koridorlarından’ vazgeçirmek için bir baskıdır. Ancak bu bağımsızlık gerçekleşince ve Ankara-Washington arasındaki ilişkiler ısınınca Kürdistan bölgesindeki bağımsız devleti ilk alkışlayan ve tebrik eden ülke olarak Türkiye’yi göreceğiz” dedi.

KÜRTLER VATANSIZ EN BÜYÜK MİLLET

Mısır’da merkezli Egypt Independent gazetesi de yayınladığı haber yorumda Kürtlerin yüz yıldır vatansız en büyük etnik grup olduğunu hatırlattı. Gazete, “Birinci Dünya Savaşını kazanan sömürge güçleri Britanya ve Fransa, Osmanlı imparatorluğunu paylaşırken Kürtler; vatansız kalan en büyük etnik grup oldu. Bölgedeki yaklaşık 30 milyon Kürt, esas olarak dört ülke üzerinde dağılmış durumda: Irak, İran, Türkiye ve Suriye. Hepsi zulüm yaşadı ve çoğunlukla kendi dillerini konuşma hakkı reddedildi. Irak’taki insanlar Saddam Hüseyin rejimi altında imhaya maruz kaldı. Kimyasal silahlar kullanılarak yapılan saldırılarda acı çekti” ifadelerini kullandı.


TERCİH MESELESİ

The Jordan Times
Başyazı

Kürt referandumunun amacı özerk Kürt bölgesini oluşturan üç valilik ve Kürt güçleri tarafından kontrol edilen ancak Bağdat tarafından idare edilen Kerkük gibi tartışmalı alanlarda Irak’tan bağımsızlık desteğini ölçmek.

Bölgesel ve Batılı güçler, Özerk Kürt Bölgesinin Başkanı Mesud Barzani’yi referandumdan vazgeçirmeye çalıştı. Beyaz Saray, Kürtleri “Bağdat’la ciddi ve sürekli diyalog kurmaya” çağırdı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, IŞİD’e karşı mücadeleye gölge düşüreceği ve yeniden yapılanma çabalarını ve mültecilerin dönüşünü baltalayacağı uyarısı ile onların referandum planlarından vazgeçmelerini istedi.

Guterres, Pazar günü yaptığı açıklamada Irak hükümeti ile Kürdistan bölgesel yönetimi arasındaki herhangi bir anlaşmazlığın diyalog ve “yapıcı uzlaşma” yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Kürtler devam edip referandumu yapsalar ve Irak’tan ayrılmak için oy kullansalar bile, herhangi bir şey değişmeyecek.

Uluslararası Adalet Divanı hukuki bir yaklaşım getirilmiş olsa bile, Irak anayasası ile uluslararası hukuk arasında açıkça çelişki var. Irak anayasası, Irak’ın herhangi bir kesiminin ayrılmasını yasaklıyor. Uluslararası hukuk ise Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkını tartışmasız olarak uluslararası hukukun üstün bir ilkesi olan emredici kural (juscogens) olarak kabul ediyor.

Kürtler akılları ile hareket etmeli, çünkü eğer Bağdat gerçekten de askeri müdahaleye kalkışırsa bölge katlanılamaz bir başka büyük çatışmaya tanık olacak. Özellikle Irak, bu ihtimalin kapısını kapatmadan önce Kürtler tarafından müzakerelere giden yol düşünmeli.


TÜRKİYE GERÇEKTEN KÜRDİSTAN REFERANDUMU VE BAĞIMSIZLIĞA KARŞI MI?

Muhammed NUREDDİN
El Halic

Türkiye bugün, Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık referandumunu destekleyen güçlerin karşısında duruyor. Aynı zamanda referanduma ve bağımsızlığa karşı seslerini yükselten güçlerle aynı hendekte. Bunun için Ankara ile Bağdat ve Tahran arasında yakın bir işbirliğini görüyoruz.

Bu noktada aleni olan ve kullanılan gerekçe Irak’ın bölünmesinin İran, Türkiye ve Suriye’nin bölünmesine yol açacağı. Tabi ki bu ilkesel olarak bakıldığında mantıklı ve doğal. Çünkü bu dört ülkedeki (İran,  Suriye, Irak ve Türkiye) Kürtler bağımsızlıklarının ve kendi ulusal kimliklerinin somutlaştırılmasını bir yüzyıldan fazla zamandır arzulamaktadırlar. Bu eğilim; potansiyel olarak Irak’ta federalizmin 2005 yılında ilan edilmesinden bu yana arttı.

Arap ve İslam coğrafyasının zayıflatma, parçalanma ve belki de bölünme girişimlerine maruz kaldığı göz önüne alındığında Irak’ın Kürdistan bölgesinden Mesud Barzani’nin bölgenin bağımsızlığına dair referanduma çağrısı, karşıt tutumların ortaya çıkmasına neden oldu. Birçok ülke referandumun geri çekilmesi çağrısında bulunurken bazı ülkeler sessiz kaldı. Çağrıya sadece İsrail açık destek verdi.

Fakat pratik incelemelere ve tarihsel gerçeklere dönünce, görünen o ki devletlerin tutumları yeterince açık değil. Hatta bazılarının söyledikleriyle tutumları arasındaki çelişki aşikâr. Özellikle Türkiye, bu belirsizliğe ve belirsiz politikalara kurban düşen ilk ülkelerden biri. Bilindiği gibi Türkiye şoven tutumuyla Kürt kimliğine en çok düşman olan ülke. Düşmanlık o kadar ilerlemiş ve öyle bir noktaya gelmişti ki Türkiye’deki Kürtlerin adları “Dağ Türkleri” olarak adlandırılmıştı.

Türkiye, dışındaki Kürtlere karşı bu kadar mutlak düşmanlık göstermedi. 2005 Anayasası’nda Kürt federalizmi ilan edildiğinde Türkiye statükoya boyun eğdi. Ankara, Kürtlerle petrole yönelik anlaşmalar yaptı ve Türk şirketleri Kürdistan’da aktif hale geldi.

Lakin her şeyden önce Türkiye, Bağdat’ı görmezden geldi ve bağımsız bir devlet gibi Kürdistan’la ilişkilerini sürdürdü. Eski Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun merkezi hükümetin izni olmadan Kürdistan’a değil Bağdat’a bağlı olan Kerkük’e ziyareti unutulmaz.

Ankara, devletinin ekonomik çıkarları için, bunun Türk topraklarının birliği üzerindeki yansımalarını göz ardı ederek ve kendi topraklarında herhangi bir Kürt ayrılıkçı hareketi bastırma kapasitesine sahip “aşırı güç” anlayışıyla yürüttüğü siyasetle Kürdistan bölgesinin bağımsızlığına cesaret vermişti.  

Türkiye, Ortadoğu’daki etkili güçler arasında ip üzerinde cambazlık yaparken, Suriye ve Irak’tan Körfez krizine kadar etkili olma politikasını sürdürüyor.

Ancak Türkiye,  Suriye’deki gibi Abdullah Öcalan yanlısı Kürt devletinden gelecek olan tehdidi de fark ediyor.

Türkiye’nin Kürdistan referandumuna karşı tutumu Washington’u Suriye Kürtlerinin ‘koridorlarından’ vazgeçirmek için bir baskıdır.

Ancak bu bağımsızlık gerçekleşince ve   Ankara-Washington arasındaki ilişkiler ısınınca “Kürdistan bölgesindeki” bağımsız devleti ilk alkışlayan ve tebrik eden ülke olarak Türkiye’yi göreceğiz.


IRAK KÜRTLERİ TARİHİ BAĞIMSIZLIK REFERANDUMUNDA OY KULLANACAK

Egypt Independent

Kuzey Irak’taki Kürt bölgelerinde yaklaşık beş milyon kişi Pazartesi günü Irak’tan bağımsızlıkla ilgili bağlayıcı olmayan bir referanduma katılmak üzere sandığa gidecek. “Kürdistan bölgesi ve bölge yönetimi dışındaki Kürt alanlarının bağımsız bir devlet olmasını ister misiniz?” sorusunun yanındaki bir evet/hayır kutusunu işaretlemeleri istenecek.

TARİHÇE

Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan sömürge güçleri Britanya ve Fransa, Osmanlı İmparatorluğunu paylaşırken Kürtler; vatansız kalan en büyük etnik grup oldu. Bölgedeki yaklaşık 30 milyon Kürt, esas olarak dört ülke üzerinde dağılmış durumda: Irak, İran, Türkiye ve Suriye. Hepsi zulüm yaşadı ve çoğunlukla kendi dillerini konuşma hakkı reddedildi. Irak’taki insanlar Saddam Hüseyin rejimi altında imhaya maruz kaldı. Kimyasal silahlar kullanılarak yapılan saldırılarda acı çekti.

NEDEN REFERANDUM?

Kuzey Irak’taki Özerk Kürdistan Bölgesel Hükümeti; Şiilerin yönetimindeki merkezi hükümetin 2003 yılında Saddam Hüseyin’in ABD tarafından yönetilen bir işgal hareketi ile devrilmesinden sonra kurulan özerkliğe saygı göstermede başarısız olduğunu söyledi.

Sonuç muhtemelen rahat bir “evet” olacak. Barzani liderliğindeki Kürdistan Bölgesel Hükümeti, oylamayı bağımsızlığını kazanmak için Bağdat ve komşu ülkelerle müzakerelerde baskı yapmak için meşru bir hak olarak kullanmayı planlıyor.

TÜRKİYE VE İRAN REFERANDUMA NEDEN KARŞI?

Irak’ın güçlü komşuları kendi Kürt nüfuslarının ayrılıkçı etkileşimden korkuyor. Türkiye en büyük Kürt azınlığa ev sahipliği yapıyor. 1984’ten bu yana güneydoğudaki Kürt ayaklanmasıyla savaşıyor. İran’ın Kürtleri, kültürel açıdan Irak’taki Kürtlere yakın ve aynı Kürtçeyi konuşuyorlar. Tahran, 2003 yılından bu yana Irak’ı yöneten veya kilit güvenlik veya hükümet görevinde bulunan Şii siyasi partilere de yakın. Suriye, kendi Kürtlerinin kendi kendini idare etmeye zorlandığı bir iç savaş karmaşası yaşıyor.

BAŞKA KİM İSTEMİYOR?

IŞİD ile savaş henüz bitmemişken ABD ve Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere Irak’ın istikrarsızlaştırılmasından korkan hemen herkes referanduma karşı çıkıyor.

PETROL ZENGİNİ KERKÜK NEDEN KAPIŞMA NOKTASI HALİNE GELİYOR?

Kerkük çok etnisiteli bir şehir. Kürtlere, Türkmenlere, Araplara ve Süryani Hıristiyanlara ev sahipliği yapıyor. Kerkük, Kürdistan Bölgesel Hükümeti topraklarını ve Türkiye’yi geçip Akdeniz’e bir boru hattı vasıtasıyla ihraç edilen önemli petrol rezervlerine ve ham petrole sahip bir bölgede bulunuyor. Türkiye boru hattını kapatmaya karar verirse, Erbil’deki Kürdistan Bölgesel Hükümeti para gelirinin çoğundan mahrum olacak.

KÜRT BÖLGESİ’NİN PETROL PİYASALARI BAKIMINDAN ÖNEMİ

Irak Kürdistanı, Kerkük’teki tartışmalı bölgelerden yaklaşık 150 bin varil dahil olmak üzere, kendi petrol sahalarında yaklaşık 650 bin varil ham petrol üretiyor. Bölgenin üretim hacmi, toplam Irak üretiminin yüzde 15’ini ve küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 07’sini temsil ediyor. Kürdistan Bölgesel Hükümeti, bu on yılın sonuna kadar üretimi 1 milyon verilin üzerine çıkarmayı hedefliyor.

KİM, NEREDE OY KULLANABİLİR?

Kuzey Irak’taki Kürtlerin yaşadığı bölgedeki tüm kayıtlı sakinler, Kürtler ve Kürt olmayanlar oy kullanma hakkına sahip. (Referandum) Kürt kontrolü altındaki bölgeleri, Kürdistan Bölgesel Hükümetinin resmi sınırları içindeki bölgeleri ve IŞİD’e karşı yürütülen savaş süresince Peşmerge savaşçılarının eline geçen çevre bölgeleri kapsıyor. Kerkük, Kürdistan Bölgesel Hükümetinin sınırlarının dışında yer alıyor ve Bağdat hükümeti tarafından idare ediliyor. Tartışmalı bölgelerdeki yerinden edilmiş insanlara da oy kullanma izni verilecek.

Birleşmiş Milletler ise referanduma karşı çıkıyor ve sürece katılmayacağını söylüyor.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.