Mezopotamya Dans yeni sezona hazır

Mezopotamya Dans yeni sezona hazır

Mezopotamya Kültür Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Mezopotamya Dans, yeni sezona hazırlanıyor.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde dans çalışmalarını sürdüren Mezopotamya Dans, yeni sezona hazırlanıyor. Geçtiğimiz haziran ayında  prömiyerini yaptıkları Hêk (yumurta) ile zorluklara karşın yaşam mücadelesinin anlatıldığı dansla izleyiciyi ile buluşacak  Aynı zamanda dans atölyesi çalışmaları da yapan Mezopotamya Dans’la yeni sezon öncesi görüştük.

Mezopotamya Dans hakkında bilgi veren Serhat Kural şunları söylüyor: “Mezopotamya Dans 15 Mart 2005 yılında kuruluşunu ilan edip Kürt sanatına yeni bir nefes katarak ilk çağdaş dans topluluğu olma özelliğine sahip oldu. Kurulduğu andan itibaren güncel ve mitolojik konulara dair projeler üretti ve performanslar gerçekleştirdi. Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’da önemli turneler gerçekleştirdi. Kuruluşundan bu yana aralıksız üretimlerine devam etmektedir.”

Kural şimdiye kadar, “Mem û Zîn 2004,  Navber 2005, Bê Zeman û Bê Ziman 2007, Yasaq 2007, Sinor  2008, Destana Kawa yê Hesinkar 2009, Jenosit 2010, 4 Kapı  40 Makam 2011, Leyla 2015 ve son olarak Hêk 2017”  projeleri ile seyirci karşısına çıktıklarını söylüyor.

DANS ATÖLYESİ 7 AY SÜRÜYOR

Yeşim Coşkun dans atölyesi ilgili şunları söylüyor: “Dans atölyemiz her sene 7 ay devam ediyor. Ekim ayında başlattığımız periyoda mayıs itibarı ile son veriyoruz. Grup dansçılarının çoğunluğu Mimar Sinan çağdaş dans bölümü mezunu. Hepimiz aynı teknik üzerinden eğitim aldık. Fakat bölümün ve bu sanat alanın özgünlüğü ile herkes kendi stilini ve ders tarzını yaratıyor. Temelde aynı tekniği öğretsek de tüm eğitmenlerden farklı bir renk çıkıyor. Her ay bir eğitmenin ders verdiği bir atölye düzenimiz var. Önceki eğitmen sonraki eğitmene neyi uyguladığını anlatıyor bir sonraki eğitmen de dersi bir üst noktaya çıkarmak için sonraki ayki eğitimi bunun üzerine kuruyor. Farklı stillere sahip dansçılar olsak da birbirini tamamlayan bir atölye eğitimini esas aldığımızı söylemek mümkün.”

‘TEK BİR YOL İZLEMİYORUZ’

İzleyici ile buluşturdukları dans performanslarının repertuarında farklı metotlar izlediklerini anlatan Coşkun, devamla şunları belirtiyor: “Son gösterimiz ‘Hêk’te (yumurta), obje kullanımına yöneldik. Ayrıca annelerimizden duyduğumuz tekerlemeler eserin yaratım aşamasında kompozisyon olarak sürece yön verdi. Diğer bir eser ‘Leyla’ da ise arşivler ve eserdeki karakterin hayatta kalmış yakınları ile kurduğumuz temas ve sohbetlerden faydalandık. ‘Jenosit’te Dersim, Maraş, Halepçe, Nagazaki, Nazi Almanyası, Ermeniler aslında bir bütünen tüm dünya soykırımlarını ele alan bir proje olduğu için yaşanmış tüm soykırımların fotoğraflarını inceledik. Pozlar ve pozları oluşturan dans kombinasyonları ortaya çıktı. Özetle tüm eserlerimizde bir konsept oluştururken tek bir yol izlemiyoruz o projenin ihtiyacına göre çeşitli araştırmalar yapıyoruz. Bu da projeyi de bizi de genişletiyor.”

21 KASIM’DA MODA SAHNESİ’NDE

Yeni sezonda izleyici karşısına çıkacaklara performansıyla ilgili İsmet Köroğlu da şunları söylüyor: “Bu sezon geçen haziran ayında Moda Sahnesinde prömiyerini yaptığımız Hêk performansı ile sahne alacağız. Önce 21 Kasım Moda Sahnesi sonrasında ise yurtiçi ve yurtdışı turneleri ile seyirci ile buluşacak.”

Güneş İdil ise, “Dansseverler hangi eserle, nerede ve ne zaman sahne alacağımızı Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarımız üzerinden yayınlanan duyurularla takip edebilirler” diyor.

www.evrensel.net
ETİKETLER MKMdans