Musa Anter ödül gecesinin yasaklanmasına tepki

Musa Anter ödül gecesinin yasaklanmasına tepki

Musa Anter Gazetecilik Ödüllerinin verileceği gecenin yasaklanmasına gazeteciler ve Anter ailesinden tepki geldi.

Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödüllerinin sahiplerini bulacağı ödül gecesinin Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasaklanmasına tepki gösteren gazeteciler ve Anter ailesi, “Bizler ödülleri vermeye devam edeceğiz” dedi.

Bu yıl 5 ayrı dalda Özgürlükçü Demokrasi gazetesi tarafından düzenlenen 25’inci Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödüllerinin, Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasaklanmasına Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, gazeteciler ve jüri üyeleri tepki gösterdi.

‘DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL YOK’

20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da katledilen Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, “Musa Anter hakkında bütün Türkiye’nin barışçıl ve kardeşçe bir ideolojiye sahip olduğu yönünde. Hatta Kutlu Savaş raporunda ‘Musa Anter bu işin felsefesi ile uğraşıyor. Öldürülmesi hatadır’  demişti. Buna rağmen, Musa Anter katledildi ve bugün Musa Anter’in adına düzenlenen törenler de engelleniyor” dedi. Ödül gecesinin yasaklanmasına tepki gösteren Anter, buna söylenecek bir şeyi kalmadığının altını çizdi. Türkiye’de “Bizden olmayanın yaşama şansı yok” şeklinde bir geleneğin olduğunu vurgulayan Anter, “Düşünceye tahammül yok. Her gelen iktidar kendi düşüncesi dışında hiçbir düşünceyi kabul etmiyor. Bütün bunları yaşadık ve gördük. Ama artık zıvanadan çıktı” diye konuştu.

KIVANÇ: ÇAPSIZ VE DÜŞÜNCESİZ

Gazeteci-Yazar Ümit Kıvanç da ödül töreninin yasaklanmasına tepki göstererek, “Çok düşüncesizce ve çapsız bir hareket. Musa Anter ödülleri çok önemlidir. Çünkü burada gerçekleri yazan gazetecilik mesleği ödüllendirilerek teşvik ediliyor. Bunu ben de çok önemserim, birçok insan da çok önemser. Yasaklanmasını çok çapsız ve düşüncesizce görüyorum” diye konuştu.

BOLTAN: SİZ CEZA VERİYORSUNUZ, BİZ ÖDÜL

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan da, yasağı “Skandal” ve “Tahammülsüz” olarak niteleyip şunları dile getirdi: “Zaten özgür basına bir yönelim vardır. Diyorlar ki sizler ödül dahi veremezsiniz. Biz diyoruz siz ceza veriyorsunuz, biz ödül. Bizler gazetecilik ödülü veriyoruz. Kimse neden gazetecilik ödülü veriyorsunuz diyemez.”

‘DAHA FAZLA GAZETECİLİK YAPACAĞIZ’

Yasağı hakaret olarak gören Boltan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler bundan sonra da ödüllerimizi vereceğiz. Apê Musa’nın miras olarak bıraktığı özgür basın geleneğine el uzanmasına izin vermeyeceğiz. Bunu el uzatılma olarak görüyoruz. Bunun için daha fazla gazetecilik yapacağız. Haberleri yerinde daha güçlü izleyeceğiz. Apê Musa’nın istekleri doğrultusunda yapacağız. Bizler bundan sonra da Apê Musa’nın yarattığı paradigma ruhu ile hareket edeceğiz. Haber neredeyse biz oradayız. Haber ve özgür basın birdir. Kimse onu birbirinden ayıramaz. Apê Musa ve Özgür basın budur.  Bizler bu saldırının ve diğer bütün saldırıları teşhir etmeye devam edeceğiz.”

VARLI: ELDEN ELE VERİRİZ

25’inci Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri Jüri Üyesi BirGün Yayın Kurulu Üyesi Yazar İbrahim Varlı da, “Saçmalığın daniskasıdır”  diye tepki gösterdi. OHAL’in de başlı başına “saçmalık” olduğunu ifade eden Varlı, şöyle devam etti: “Bir insan hakları ihlalidir. Kapalı mekandaki bir yerin yasaklanması başlı başına saçmalıktır. Buna yapılacak hiçbir yorum yok. Hiç olmaması gereken bir şeydir. Bu tamamen sözün kelimenin hükmünü yitirdiği bir zaman dilimidir. Açıkçası burası Türkiye bizi şaşırtmıyor. Her gün yeni bir saçmalık ile karşılaşıyoruz.” Her şeye rağmen ödülleri verdiklerini ve bundan sonra da vermeye devam edeceklerini dile getiren Varlı, “Yurttaşların haber hakkına olan saygımızdan vereceğiz. Yasaklayamazlar. Gerekirse elden ele kapıdan kapıya dolaşarak vereceğiz. Ama bir şekilde bu ödülleri vereceğiz” diye konuştu. (İstanbul/MA)

www.evrensel.net