Barajlara geçit vermeyeceğiz

Barajlara geçit vermeyeceğiz

12. Munzur Doğa ve Kültür Festivali tüm renkliliğiyle devam ediyor. Festivalin şehir stadyumunda yapılan açılış etkinliğine binlerce kişi katıldı. Stadı dolduran binler hep bir ağızdan ‘Munzur’da barajlara hayır’ dedi. Gecede yapılan konuşmalarda da barajlara tepki ön planda olurken, AKP hükümetinin muhalif kesimler üz

Cumhur Daş / Kemal Özer

‘Dersim Soykırımı Tanınsın. Barajlar ikinci 38’dir’ sloganıyla bu yıl 12. si düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali paneller, konserler, sergiler, dinletiler ve belgesel gösterimleriyle devam ediyor. Şehir dışından çok sayıda konuğun geldiği Dersim, bu yıl da renkli görüntülere ev sahipliği yapıyor. Sanat sokağında kurulan kitap stantlarına ilgi yoğun olurken, sıcaktan bunalan festival katılımcıları Munzur’un serin sularında serinliyor. Munzur’un kıyısında çadır kuran onlarca kişi gece geç saatlere kadar şarkılar eşliğinde halaylar çekiyor.

Festival çeşitli etkinlikler ile devam ederken açılış gecesi için binlerce kişi şehir stadyumunu doldurdu. Gecede ilk olarak sahne alan Bandista katılımcılara coşkulu anlar yaşattı. Bandista’nın sevilen şarkıları hep bir ağızdan söylendi. Gecede bir konuşma yapan Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) başkanı Ali Mükan, Dersim üzerindeki baskıların devam ettiğine dikkat çekti. 38 soykırımının barajlarla, maden şirketleriyle, HES’lerle devam ettiğini söyleyen Mükan, “Geçen yıl bu toprakların en büyük çevre yürüyüşünü yaptık. Barajlara, maden şirketlerine geçit vermeyeceğiz. Dersimlilere sesleniyorum. Bu şirketlerde çalışmayın, lokantanızda yemek vermeyin. Bizim inancımız, tarihimiz yok sayılıyor. AKP her geçen gün baskılarını arttırıyor. Bu zulme boyun eğmeyeceğiz” dedi.

SİYASİ SOYKIRIM DEVAM EDİYOR

Daha sonra konuşan KESK Genel Başkanı Lami Özgen, KESK’e yönelik operasyonlara dikkat çekerek tutuklu KESK üyelerine selam gönderdi. Soykırımın siyasi soykırım olarak devam ettiğini belirten Özgen, “Dün olduğu gibi bugün de egemenler bir halkı, bir coğrafyayı yok etmek için aynı politikaları devam ettirmektedir. Ancak demokrasi isteyenler, özgürlük isteyenler, bu ülkenin işçileri, emekçileri dün nasıl mücadele etmişlerse bugün de mücadele etmeye devam edeceklerdir” dedi. AKP hükümetinin Kürt halkının temsilcilerini, insan hakları savunucularını, sendikacıları, öğrencileri cezaevine attığını söyleyen Özgen, “Bir bütün olarak mücadele eden kesimler baskı altına alınmak isteniyor. Ancak bizim mücadelemizi beton duvarlar arkasına hapsedemezler. Emeğin birliği, halkların kardeşliği adına ya özgürlük ya özgürlük diyoruz” dedi.

ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da yaptığı konuşmada, AKP’nin baskı ve savaş politikalarına dikkat çekerek, “AKP şimdi de Suriye için savaş borazanı çalıyor. Suriye’de Kürt halkı kendi kaderini tayin etme yoluna gitmiştir. Türkiye’de yok sayılan tüm kimlikler kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler, Kürtler, Aleviler kendi kaderini inşa ve tayin etme yolunda yürümelidir” dedi.

Gecede daha sonra Dersim Kültür Derneği Halk Oyunları ekibi sahne aldı. Sahneye birlikte çıkan Erkan Oğur ve Mikail Aslan ise Zazaca, Kürtçe ve Türkçe ezgileri birlikte seslendirdiler. İkilinin performansı büyük beğeni topladı. Gecede ayrıca Cemil Koçgün, Ali Baran, Grup Vardiya, Grup İsyan Ateşi ve Niyazi Koyuncu da sahne aldı. (Dersim/EVRENSEL)


Gecede sahne alan sanatçılar duygularını gazetemizle paylaştılar.

Erkan Oğur: Burada bulunmaktan son derece mutluyum. Herkes birbirini sevsin. İnsanlar birbirini severse yaşanan acılar bir daha yaşanmaz. Tüm insanların birbirini sevmesini diliyorum

Mikail Aslan: Bu topraklarda büyük baskı var. Bir yandan barajlar yapılıyor bir yandan insanlar ayrıştırılıyor. Biz konserlerimizle gönül gözü kapanmış insanlara sesleniyoruz. İki dakika kendinizi dinleyin diyoruz. Bu yapılanlara hiç gerek yok. Erkan Oğur bugün bizimle sahne alarak beni ve halkımızı çok onurlandırdı. Zazaca, Kürtçe şarkıları beraber söyledik. Bizim için büyük onurdur. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Bandista: Bu festivalde olmaktan başka ne isteriz ki? 12. si değil 112. si düzenlensin. Ama dile getirilen sorunlar bitmiş şekilde olsun. Dersim halkı bizi yoldaşça karşıladı. Üzerlerindeki baskıyı bize hiç hissettirmediler. Biz dayanışma için buradaydık. Dersim halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Dersim halkına teşekkür ediyoruz.

Cemil Koçgün: Bu topraklara yapılmak istenen doğa katliamıdır. İnsanların daha sıkı kenetlenmesi gerekiyor. Bu birliktelik için sanatçılara, aydınlara önemli görevler düşüyor.

Ali Baran: Bizim her geçen zaman çoğalmamız gerekiyor. Bu alanları dolup taşırmalıyız. Barajlar ve yaşanan sorunların çoğu gelip Kürt sorununda düğümleniyor. Demokrasi, insan hakları ilerlemedikçe sorunlar çözülmez. Ancak AKP her gün geri adım atıyor. Hepimiz birimiz için mücadele etmeliyiz.


12. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Zazaca Cem yapıldı. Gola Çeto Parkı’nda yapılan Cem’e Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin, sanatçı Ferhat Tunç, Metin Kahraman ve onlarca yurttaş katıldı. Etkinlik ile uzun yıllardan sonra Dersim’de ilk kez anadilde Cem yapılmış oldu. Cem için park ortasına serilen halılara oturan yurttaşlar ceme eşlik etti. Cemi bağlayan dedeler, bu Cemim kardeşlik Cemi olduğunu belirterek, “Biz burada kardeşlik için Cem tutuyoruz. Bizim kardeşliğimiz paylaşmayı esas alır” dedi.


Festival kapsamında Zülfikar Tak’ın ‘12 Eylül Amed Zindanı’ adlı karikatür sergisi açıldı.  Belediye Sergi Salonu’nda açılan sergiyi çok sayıda kişi ziyaret etti. Açılışın ardından Dersim Kütüphanesi bahçesinde, “Dersim İnancı ve Cem Evleri” konulu bir panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Murat Polat’ın yaptığı panele, konuşmacı olarak Ali Mükan, Zeynep Yıldırım, Dilbilimci Munzur Çem katıldı.

Panelde konuşan DEDEF başkanı Ali Mükan, baraj ve HES’lerle Dersim’in yeniden soykırıma maruz bırakılmak istendiğini söyledi. Devrimci Alevi Komitesi’nden Zeynep Yıldırım ise konuşmasında, Dersim’in çok köklü bir mirasa sahip olduğunu vurgulayarak, “Şimdi doğa tahribatıyla birlikte bu köklü mirası yok ediyorlar. Alevilik zalimin yanında değil, muzlumun yanındadır. Bizim pirlerimiz, mazlumun yanında olmamızı öğütledi. Belki zorluklar göreceğiz, ama bu halk buna alışıktır” diye konuştu.

Panelistlerden Dilbilimci Munzur Çem ise, Kürtlerin başka dillerle konuşarak, kendi kendilerini asimile ettiklerine dikkat çekerek, “Dersimlilerin her alanda dilini kullanması gerekiyor. Bir halk özgür olmak istiyorsa dilini kurtarmaktan başlamalı. Dil bir halkın siniridir, halkın siniri alınırsa, felç olur” dedi. Aleviliğin çok köklü bir inanç olduğunu belirten Çem, devletin 1970’lerde çıkardığı Sünni-Alevi çatışması ve ardından gelişen yasaklamalarla birlikte, Alevilerin arasındaki iletişimin kesildiğini kaydetti. Çem, halk arasında birlik ve beraberliğin kuvvetlenmesi gerektiğini ifade etti.

www.evrensel.net