Kayıt dışı 'öğrenci işçi' sömürüsüne bir örnek: Red Kampüs

Kayıt dışı 'öğrenci işçi' sömürüsüne bir örnek: Red Kampüs

Öğrenci Ebru Sevilay Güngören, eski adı Red Burger House olan Red Kampüs'teki kayıt dışılığı ve emek sömürüsünü anlatıyor.

Hilal TOK
İstanbul

Eekişehir Anadolu Üniversitesi Öğrencisi Ebru Sevilay Güngören kayıt dışı çalıştırılan milyonlarca kadından biri. Eskişehir’de ev arkadaşlarıyla yaşayan, eğitim masraflarını ve günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılamak zorunda kalan Güngören geçtiğimiz ay çalıştığı Red Burger House, şimdi ki adı Red Kampüs’ün Doktorlar şubesinde çalışıyordu. Oradaki çalışma koşullarını ve niçin ayrılmak durumunda kaldığını şöyle anlatıyor Güngören; “Buradaki çalışma koşulları ve işverenlerin uyguladığı muamele tam olarak rezaletti. İşe girdiğiniz ilk hafta saat ücretiniz üç buçuk lira olarak veriliyor, günde sekiz saat çalışmanız isteniyor. Bu ücret ikinci haftadan sonra sözde ‘Motivasyonu artırmak’ amacıyla dört liraya çıkarılıyordu ancak aylık hesap yapıldığında tam zamanlı çalışmanıza rağmen 832 lira gibi asgari ücret bile olmayan komik bir tutar ödenmekteydi. 8 saat boyunca sürekli ayakta, ‘sipariş-mutfak-müşteri-servis’ arasında mekik dokuya dokuya bir ay sonunda 832 lira...”

TEK SORUN DÜŞÜK ÜCRET DEĞİL...

Öğrencilerin genelde iş bulamadığını bu sebeple geçinmek için güvencesiz yerlerde çalışmak zorunda kaldığını dile getiren Güngören, tek sorunun düşük ücretler olmadığına çalışanların kayıt dışı çalıştırıldığına da dikkat çekiyor: “Ön tarafta servis bölümünde dört, mutfak bölümünde üç olmak üzere ben de dahil toplam yedi sigortasız işçi çalıştırılıyordu. Çalışanların bilgileri hiçbir resmi belge üzerinde yer almadığından dolayı da işveren istedikleri gibi işçi çıkarıp, istedikleri gibi alabiliyor. Bunun sonucunda da bahsi geçen iş yerinde çalışan ekip sürekli değişiyor. İşe giren bazı insanlar da çalışma koşulları ve ücretlerine dayanamayıp bir süre sonra işi bırakmak zorunda kalıyordu. Şirketin altı ortağı olmasına rağmen çalışanların ödemeleri ne tam yapılıyor ne de gününde veriliyordu. Böylesi koşullar içinde motivasyonunuz doğal olarak düşüyor ve hakkınız olan ücreti bile maalesef zorla kavga ederek alabiliyorsunuz.” 

‘BU DÜZENİ BERABER DEĞİŞTİRECEĞİZ’

Güngören, Eskişehir’de bu şartlarda çalışmanın işçilerin ortak sorunu olduğuna dikkat çekerken hak aramanın da önemine vurgu yaptı: “Öğrencilerin bu kadar yoğun olduğu haliyle de geçinme ihtiyacını kendi çabalarıyla karşılamak zorunda kaldıkları bir şehirde; bu şekilde kanunu hiçe sayarak, insanların haklarından çok kendi kazançlarını düşünen ve karşılığında bir teşekkürü dahi çok gören böylesi kara vicdanlı insanlar için biz de gereğini yapacağız ve hakkımızı arayacağız. İşçinin emeğiyle kazandığı ücreti vermeyi sadaka vermek sanan, bu tür işlerde işçinin emeğinden yararlanıp karşısında hak ettiği ücreti almasına müsaade etmeyen böyle bir sistemi ancak el ele vererek beraber değiştireceğiz.”


ÖNCE REDDETTİ, SONRA 3-4 GÜN ÇALIŞANIN SİGORTASI YAPILMIYOR DEDİ

Red Kampüs’ün Doktorlar Şubesinde yaşananlarla ilgili görüştüğümüz Red Kampüs ortaklarından Özcan Küçük ise ilk önce çalışanlara sigorta yapıldığını, çalışanlara asgari ücrete denk düşen ya da daha fazla miktara denk düşen ücretlerin verildiğini ileri sürdü. Ardından kimi çalışanların 3-4 gün çalıştığını sonra işten çıktığını bu yüzden de onlara sigorta yapmadıklarını dile getirdi. 

İŞÇİ 1 GÜN BİLE ÇALIŞSA SİGORTASI YAPILMALI

Sigortasız çalıştırmanın yasal olmadığını dile getiren Avukat Devrim Avcı ise işçinin fiilen çalışmaya başladığında sigortası yapılması gerektiğini, yarım zamanlı çalışsa bile sigorta yapmanın zorunlu olduğunu, ‘3-4 gün çalıştı çıktı bu yüzden sigorta yapmadım’ demenin yasal bir zemine oturmadığına dikkat çekti.

Kaynak: Ekmek ve Gül

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.