Altan Kardeşler ve Ilıcak davasında karar

Altan Kardeşler ve Ilıcak davasında karar

Altan Kardeşler ve Nazlı Ilıcak’la birlikte 17 kişinin yargılandığı davada mahkeme, tüm tutukluların tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Gazeteci Yazar Ahmet Altan, kardeşi Prof. Mehmet Altan ile Gazeteci Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 17 kişinin “15 Temmuz darbe girişimine iştirak etmek” iddiasıyla yargılandıkları davanın ikinci duruşması görülüyor. Duruşmada savunma yapan Nazlı Ilıcak, “Benim niçin darbeyi istediğimi mantıklı şekilde açıklamak zorundasınız. Ben darbe olsa bakan mı olacaktım? Maksadım para cukkalamak mı, mevki elde etmek mi, menfaat temin etmek mi? Menfaat peşinde koşanlar dışarıda dolaşıyor. FETÖ ile göbek bağı olanların hepsi dışarıda” dedi.

Gazetecilerin 15 Temmuz darbe girişimine “iştirak etmekle” suçlandıkları ilk dava olma niteliği taşıyan davanın ikinci duruşması, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışmak”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya çalışmak” ve “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya çalışmak” suçlamalarıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlamasıyla da 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Davada Altan kardeşler ve Ilıcak’a ek olarak Ekrem Dumanlı, Emrullah Uslu, Tuncay Opçin, Abdülkerim Balcı, Şemseddin Efe, Osman Özsoy, Faruk Kardıç, Fevzi Yazıcı, Mehmet Kamış, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek, Bülent Keneş, Ali Çolak ve Tibet Murat Sanlıman sanık olarak yargılanıyor. Altanlar ve Ilıcak’la birlikte Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek tutuklu olarak yargılanırken Tibet Murat Sanlıman ise tutuksuz olarak yargılanıyor. Geri kalan 10 kişi hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.

AHMET ALTAN DURUŞMAYA SEGBİS İLE KATILDI

Duruşmada tutuklu yargılanan Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak ile birlikte 3 tutuklu sanık hazır bulundu. Ahmet Altan ise SEGBİS bağlantısıyla duruşmaya katıldı. İtalyan Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo, İsveç Konsolosu Andrea Karlsson, İngiltere ve Galler Barosu İnsan Hakları Komisyonu’ndan Pete Weatherby, Article 19’dan Georgia Nash, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteci Hasan Cemal, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekili Altan Tan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi duruşmayı izlemek için salondaki yerini aldı.

‘SOMUT DELİLLERİ AÇIKLAMAK ZORUNDASINIZ’

Duruşmada ilk olarak Nazlı Ilıcak dinlendi. İlk duruşmada hakkında, “Somut delile bağlı kuvvetli suç şüphesinden” tutuklu yargılanmasının devamına karar verildiğini hatırlatan Ilıcak, söz konusu somut delillerin ne olduğunun söylenmediğini ifade etti. Ilıcak, “Benim darbeyi bildiğime dair sizi tereddüte sevk eden hususları söyleyin ki savunmamı hakkıyla yapayım. Darbeyi önceden bildiğimi söyleyen iddianame ve mahkeme bunu kanıtlamak zorunda” dedi. İddianamede darbeyi bilmekle ve bu hususta konuşmalar yapıp tweetler atmakla suçlanan Ilıcak, “ Benim niçin darbeyi istediğimi de mantıklı şekilde açıklamak zorundasınız. Ben darbe olsa bakan mı olacaktım? Maksadım para cukkalamak mı, mevki elde etmek mi, menfaat temin etmek mi? Kaç yaşına gelmiş insanım menfaat beklemiyorum kimseden. Menfaat peşinde koşanlar dışarıda dolaşıyor. FETÖ ile göbek bağı olanların hepsi dışarıda” diye konuştu.

YASSIADA BENZETMESİ

“11 tweetle, 14 Temmuz'daki programda konuşmam, Zekeriya Öz ile kartopu fotoğrafım, Bugün gazetesinden aldığım 15 aylık maaş ve 5 kişi ile yaptığım görüşme somut delil mi teşkil ediyor” diye soran Ilıcak, şiddet ve cebir olmadan darbe ve darbeye teşebbüsün olamayacağını beyan etti. Ilıcak yargılandıkları davayı Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada yargılamalarına benzeterek, “Adnan Menderes ve arkadaşlarının başına gelenle darbeyle suçlanan biz gazetecilerin durumu aynı. O dönem manevi cebir denilerek 3 kişi asıldı. Bu manevi cebir hangi kapsamda ele alındı? Anayasaya aykırılıkla anayasayı cebren ihlal karıştırıldı. Adnan Menderes ve arkadaşları kürsüdeki konuşmalarından ve kanun teklifi oylamalarından yargılandı. Milletvekilleri nasıl ki oy ve beyanlarından sorumlu tutulamaz, kamu görevi yapan biz gazeteciler de yazılarımızdan sorumlu tutulamayız. Biz de sizler gibi denetim yapıyoruz. Biz yolsuzluk, haksızlık yapanları eleştirerek temiz toplum için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DARBE SUÇLAMASI EN YANLIŞ İNSANA YAMANDI’

Birlikte yargılandığı Ahmet Altan ve Mehmet Altan’dan başka bu davada yargılandığı kimseyi tanımadığını söyleyen Ilıcak, “Altan kardeşler dışında birlikte yargılandığım hiçbir gazeteciyle dirsek temasım yok. Neden bu gazetecilerle yargılanıyorum bilmiyorum. 27 Mayıs’tan beri darbelerden nefret eder, her fırsatta darbe aleyhinde yazılar yazarım. En yanlış insana yamandı bu suçlama” dedi. İddianamede, Cizre’deki olaylardan söz edilmesine ilişkin kaos ortamı oluşturmak istendiği ifadesini de eleştiren Ilıcak, “ Biz Kürtlerin, dindarların, yoksulların mağduriyetini dile getirdiğimizde ‘darbe ortamı hazırlıyor bunlar’ suçlamasıyla karşı karşıya kalmaz mıyız? İddianame benim FETÖ’nün amacına hizmet ettiğimi söylüyor. 28 Şubat’ta FETÖ, ‘Erbakan iktidarı bırakıp gitsin’ dedi ben ne yaptım? 28 Şubat'a karşı çıktım, yazılar yazdım bunun üzerine Akşam gazetesinden atıldım, daha düşük bir maaşla Yeni Şafak’ta işe başladım daha düşük bir maaşla” diye savunmasını sürdürdü. Nazlı Ilıcak’ın ilk duruşmada yaptığı savunmasındaki beyanlarını tekrar etmesi üzerine araya giren mahkeme heyeti başkanı Ilıcak'a, “Bu duruşma ara kararlar için. Esasa ilişkin savunma yapmanıza ve bunları tekrar anlatmanıza gerek yok. Taleplerinizi söyleyin. Kısaca toparlayacak yeteneğe sahipsiniz. Yeteneğinizi konuşturun” dedi. Ilıcak’ın sözlerini toparlaması üzerine mahkemeye ara verildi.

SAVCI TUTUKLUĞUN DEVAMINI TALEP ETTİ

Yapılan savunmalar ardından iddia makamı mütalaasını sundu. İddia makamı, hakkında yakalama kararı bulunan kişinin dosyasının ayrılmasını, tutuklu bulunan 6 kişinin “dosyanın vasıf ve mahiyeti”, “kuvvetli suç şüphesi ve kaçma şüphesi bulunması” ve “adli kontrolün yetersiz kalması” iddiasıyla tutukluluk halinin devamını istedi. İddia makamı, gizli tanık Söğüt ve Nurettin Veren’in tanık olarak dinlenmesinin iptalini istedi. İddia makamı, esas hakkında mütalaa hazırlamak için dosyanın gönderilmesini talep etti. 
 

DURUŞMA 13 KASIM'A ERTELENDİ

Altan kardeşler ve Ilıcak'ın da aralarında olduğu 6'sı tutuklu 17 sanık hakkında görülen davanın ikinci duruşmasında ara kararını 
açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, haklarında yakalama emri çıkarılan sanıkların dosyasının tefrik edilerek, yakalama emirlerinin beklenmesine, tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine, esas hakkındaki mütalaa için dosyanın iddia makamına tabliğine, cezaevi kısıtlılığının kaldırılması talebinin reddine karar vererek, duruşmayı 13 Kasım gününe erteledi.
 

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Eylül 2017 18:19
www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. ali yurtsever 30 gün önce Yanıtla  /  Beğendim 0  /  Beğenmedim 0

    Turkiye'de ne hukuk var ne adalet, ne demokrasi, ne ozgurluk, ne medya ozgurlugu! Ulkeyi bitirdiler, mahvettiler. Yarin isler duzeldiginde bu zalimler Tiranlar, hukuksuzlugu yapanlar hesap verecek, otede de Allah karsisinda mahkum olacaklar. Mazlumlarin magdurlarin iniltileri arsha ulasti. Ulkenin Dunya'da da itibari kalmadi, rezil sefil durumdayiz...

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.