İşçiler kaygılı: Asıl harcama okulun açılmasıyla başlıyor

İşçiler kaygılı: Asıl harcama okulun açılmasıyla başlıyor

Yeni eğitim öğretim yılını konuştuğumuz işçiler kaygılı… Yemekten servise, ek kitaptan harçlığa öğrencilerin masrafları yıl boyu katlanarak artıyor.

Uğur ÖKDEMİR
Bursa

Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Okul kıyafeti, defteri, kalemi, silgisi... Masrafların bununla sınırlı kalmadığını söyleyen, yemekten servise, ek kitaptan harçlığa masrafların yıl boyu katlanarak arttığına dikkat çeken işçiler, ek masrafın en az 500 lirayı bulduğunu söyledi. Özellikle MESS sözleşmesi sürecinde olan metal işçileri “İğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Bir tek bize istenilen zam gelmiyor” diyerek sözleşmede iyi zam alınması gerektiğini belirtiyor. 

Yeni eğitim öğretim yılıyla ilgili Bursa’da faaliyet gösteren Coşkunöz ve Aroma fabrikalarıyla, tekstil sektöründe çalışan işçilerle konuştuk. Okul daha başlamadan 150 lira civarında masraf yaptıklarını anlatan Coşkunöz işçisi, “Bu harcamayı kendi kafamıza göre yaptık defter, kalem gibi. Asıl harcama okulun açılmasıyla başlayacak. Öğretmenin vereceği defter kitap listesi, çocuğun kılık kıyafeti derken harcamalar katlanarak gidecek” dedi. Okulun yakın olması nedeniyle çocuğunun servis kullanmadığını söyleyen işçi “Bizim şanslı olduğumuz konu bu. Ama servisle çocuğunu gönderen arkadaşlar var onlar için her ay ayrı bir sıkıntı” dedi.

TİS’TEN BEKLENTİMİZİN YÜKSEK OLMASI NORMAL

  • 2015 yılında yaşanan metal direnişi döneminde, Coşkunöz işçileri de iş bırakmış ve ücretlerinin artırılmasını istemişti

Çocuğuna günlük 3-4 lira harçlık verdiğini söyleyen işçi, “Bunu verirken çantasını boş bırakmıyoruz. Yiyecek bir şeyler koyuyoruz her zaman. Geçen sene okulda bir tost 2.25 liraydı. Bu sene ne kadar bilmiyoruz. Ama bildiğimiz tek şey var her şeye zam geldiği. Okullar açılırken masraf yaptık bitti olayı yok. Yıl boyunca devam ediyor. Okul gezi düzenliyor, sosyal aktiviteler yapıyor ve çocuk da dolayısıyla bunlara gitmek istiyor. Birine göndermesen diğerine göndermekte mecbur kalıyorsun. Görünüşte ufak meblağlar ama bunları topladığında her ay ciddi bir harcama çıkıyor ortaya. Masraflar bu derece artarken bizim de sözleşmeden yüksek zam beklememiz gayet normal. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Bir tek bize istenilen zam gelmiyor. Fabrikanın önünde işçi kantini var orada bile simit 1.25 lira. Gerisini siz düşünün” dedi.

ASIL ALIŞVERİŞ ÖĞRETMENLERİN LİSTESİYLE BAŞLAYACAK

Patronun sıfır zam dayatmasına karşı 20 gün grev yapılan ve kazanımlar elde edilen Aroma’dan bir işçi de şunları söyledi: “Benim bir çocuğum 7. sınıfa gidiyor. Geçen yıl okulun açıldığı zaman 600 lira civarında bir masraf yaptık. Bu sene bu doğal olarak daha da artacak. Daha açılmadan kendi kafamıza göre alışveriş yaptık. Asıl alışveriş öğretmenlerin vereceği listeyle başlayacak. Her sene kitaplar değişiyor. Örneğin deyimler sözlüğü alıyorsun aradan bir yıl geçiyor aynı sözlük, sadece biraz daha kalın bu sefer de onu aldırıyorlar. Sürekli alın ama nasıl alırsanız alın diyorlar.” Çocuğunu okula servisle gönderenlerin masrafının daha da katmerli olduğuna dikkat çeken işçi “Geçen yıl servis ücretleri 200 ile 250 TL arasındaydı. Bu arkadaşların her ay sabit gideri bununla birlikte okulun etkinlikleri de eklenince bu sabit giderler sürekli artıyor” diye konuştu.

İŞÇİNİN EV EKONOMİSİNİ NEDEN DÜŞÜNMÜYORLAR?

Okulun tam gün olduğunu söyleyen işçi, şunları söyledi: “Durum böyle olunca dolayısıyla çocuğa her gün harçlık vermek zorundasın. 10 liranın altında harçlık vermiyoruz. Bu da aylık en az 300 lira eder. Ufak tefek harcamaları da katsak aylık çocuğun masrafı 500 liranın altına düşmüyor. Giderler artıyor her şeye zam geliyor ama bir bizim maaşlara bu oranda artış gelmiyor. Yakın bir zamanda sözleşme imzaladık. Patronun sıfır zam dayatmasına rağmen önemli haklar elde ettik ama aldığımız zam şuan okul masraflarını tam karşılamıyor. Önümüz kış harcamalar daha da artacak. Her şeye zam gelecek ama işçi zam istediğinde hep aynı cevabı alacak, ‘fabrika zor durumda, rekabet edemeyiz, milli ekonomiyi düşünün’ diyecekler. Biz düşünüyoruz da onlar bizi düşünüyor mu? Benim çocuğun okul masrafları ortada her ay 500 lira. Buna okulun açılışında ki masrafları da ekleyince daha da artıyor. Peki bize bunları diyenler işçinin ev ekonomisini neden düşünmüyor.” 

ÇOCUĞUM 'BABA BENİ ETKİNLİĞE NEDEN GÖNDERMEDİN' DİYE SORUYOR, ZAM İSTEYİNCE PATRON KAPIYI GÖSTERİYOR 

Asgari ücretin biraz üzerinde ücret aldığını söyleyen bir tekstil işçisi ise şunları dile getirdi:

“Bizim için her şey çok zor. Hiçbir zaman rahat bir ay dediğimiz zaman olmadı. Sorunlarla, sıkıntılarla uğraşmaya boğuşmaya alışmışız anlayacağın. Okullar açılıyor bizim yapacağımız şey en ucuzunu bulmak ve masrafları en aza indirmek için uğraşmak. Öbür türlüsüyle baş edemeyiz. Aldığımız para orta, bir kere istesen de yapamazsın. Çocuk 10 şey istiyorsa sen bunun 3 veya 4’ünü alabiliyorsun. Şu ana kadar hiç hesaplama yapmadım, okul masrafları için yapmak da istemiyorum zaten. En uygun haliyle bu durumu kapatma peşindeyiz. Sorun okulların açıldığı zaman ki masrafla bitmiyor ki. Okulda etkinlik oluyor gönderemiyorsun, çocuğun ‘Baba beni neden göndermedin’ diye soruyor. Para yok diyorsun o an anlıyor ama başka bir etkinlik olduğunda yine aynı konuşma oluyor ve bu sefer çocuk ‘Baba beni geçen sefer yollamadın bu sefer kesin yollayacaksın’ diyor. Hadi gel işin içinden çık şimdi. Aldığımız para belli ay sonunu getiremez durumdayız, her yanımız borç. Zam istediğinde kapıyı gösteriyorlar çalışırsan çalış çalışmayacaksan çık. Aldığımız ücretlerin iyi olduğuna ikna etmeye çalışıyorlar bizi. Gelsinler bu parayla bir ay geçinsinler evi döndürsünler. Eğer becerebileceklerse söz ben de bir ay bedavaya çalışacağım. Bir evde iki kişi çalışmıyorsa tek maaşla o ev dönmüyor artık.”

www.evrensel.net