Diyarbakır'ın son kalaycıları: 'Ölürsem bir meslek ölecek'

Diyarbakır'ın son kalaycıları: 'Ölürsem bir meslek ölecek'

Diyarbakır'da yalnızca iki kalaycı kaldı. 50 yıldır kalaycılık yapan Seyithan Taşıyan, 'Ben ölürsem Diyarbakır’da bir meslek de ölür' diyor.

Salih YEŞİL
Diyarbakır

Diyarbakır’da kalaycılık mesleğini yapan son iki kişi kaldı. 50 yıldır kalaycılık yapan Seyithan Taşıyan, mesleğini sürdürecek kimse kalmadığını belirterek “Ben ölürsem Diyarbakır’da bir meslek de ölür” dedi. Gelişen teknoloji ve modernleşme ile birlikte el emeğine dayalı birçok meslek birer birer yok olurken, Diyarbakır’da merkez ve ilçeleri dahil son iki kalaycı kaldı. 

Bir zamanlar, Ermeni, Kürt, Süryani zanaatkarlarının çekiç seslerinin birbirine karıştığı Diyarbakır Bakırcılar Çarşısında mesleğini sürdüren Diyarbakır’ın son kalaycılarından biri Seyithan Taşıyan, kendisi ve başka bir kalaycı dışında bu mesleği icra edecek kimsenin kalmadığını söyledi. 

DİYARBAKIR’DA SON İKİ KALAYCI

Kendisinin 57 diğer kalaycının 67 yaşında olduğunu ifade eden Taşıyan, “İkimiz de bizden sonra mesleğimizi devam ettirecek çırak yetiştiremedik. Bu meslek zor bir meslektir, kolay öğrenilmiyor. İnsanlar, doktor olabilir, avukat olabilir, siyasetçi olabilir, ama zanaatçı olmak zordur. Kardeşim 40 yıldan beri yanımda çalışıyor saçı sakalı beyazladı, ama bu mesleği öğrenemedi. Aynı şekilde oğlum da 20 yıldır yanımda çalışıyor, ama o da öğrenemedi. Diğer meslektaşım daha yaşlıdır. Ben ölürsem Diyarbakır’da bir meslek de ölür” dedi. 

‘7 YAŞINDA MESLEĞİME BAŞLADIM'

Yaptığı mesleğin zorluklarına sık sık dikkati çeken Taşıyan, “Ben 7 yaşında, daha küçücük bir çocukken bu işe başladım. Tam 7 yıl sadece ustamın, kalayladığı kap kaçakları yıkadım. 13 yıl da hem kap kaçakları yıkadım hem de ateşi harlamak için körük kullandım. Ustam, tuvalete ya da işi çıktığında ben eşyaları gizliden kalaylamaya çalışıyordum. Tabii ustam farkına vardığı zaman kızıyordu. O şekilde mesleği öğrendim” diye konuştu. 

Kalaycılık mesleğini öğrendikten sonra, Diyarbakır Bakırcılar Çarşısında kendi iş yerini açtığını aktaran Taşıyan, kalaycılığın bir zamanlar gözde bir meslek olduğunu kaydetti. 

TEKNOLOJİYE YENİK DÜŞTÜ

Mesleğinin gelişen teknolojiye yenik düştüğünü kabullenen Taşıyan, “Teknoloji gelişti. Eskiden, alüminyum, çelik, teflon, çinko, porselen yoktu. Bütün kap kaçaklar bakırdandı. Modernleşmeyle, bakırdan kap kaçak piyasadan yavaş yavaş kalkıyor. Daha bakır kullanıcısı küçük bir kesim var. Tabii her zaman kullanılmayan, belirli mevsimlerde, üzüm hasadı, kavurma, ya da taziyelerde yemekler için kullanılan kazan, leğen gibi eşyalar hâlâ var. Ama günlük hayatta kullanılan bakır eşyalar artık az” şeklinde konuştu. 

Bazı günlerde iş olduğunu bazı günlerde ise hiçbir iş yapamadığını belirten Taşıyan, kalaycılığın artık kazandıran bir meslek olmadığını, emekli maaşı ve kalaycılıktan kazandığıyla geçimini sağladığını vurguladı.  

www.evrensel.net