Dersim'deki Enerji Çalıştayı sona erdi

Dersim'deki Enerji Çalıştayı sona erdi

Dersim’deki 1. Enerji Çalıştayında enerjinin ekoloji üzerindeki etkileri ele alındı. Muhabirimiz Kemal Özer tutuklanmasaydı bu haberi o yapacaktı.

Dersim’de gerçekleştirilen 1. Enerji Çalıştayında enerji üretiminin ekoloji üzerindeki etkisinin yanı sıra enerji işçilerinin de yaşadıkları iş güvenliği ve örgütlenme sorunları da ele alındı.

 

ENERJİ İŞÇİLERİNİN SORUNLARI ELE ALINDI

 

Demokratik Alevi Dernekleri’nde gerçekleştirilen çalıştayın ikinci günü konuşan DİSK Enerji Sen Genel Başkanı Mehmet Şirin Gürbüz, enerji sektöründe çalışan yüksek gerilim işçilerini yaşadığı sorunları anlattı.
 
Yüksek gerilim işçilerinin çok zor şartlarda, işçi sağlığı güvenliği önlemlerinin önemsenmediği koşullarda çalıştığını belirten Şirin, “Elektiriğe çarpılıp ölen arkadaşa suç bırakılıyor bu sektörde. Yanındaki işçiler de iş korkusundan buna sessiz kalıyor” dedi.
 
Taşeron olarak çalışan enerji işçilerinin sosyal haklarının, yol-yemek gibi giderlerinin verilmediğini aktaran şirin bu hakların alınması için açılan binlerce dava olduğunu söyledi.
 
Enerji dağıtım sektörünün özelleştirilmesinin ardından özel şirketlerin kamudan gelen işçilere bütün haklarından feragat ederek, sendikasız bir şekilde kendi şirketlerine gelmeyi dayattığını ifade eden Şirin, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi ardından yüzlerce işçinin baskılara dayanamayarak tüm haklarında vazgeçip bu özel şirketlere girdikleri dile getirdi.
 
Sur’un boşaltılması sürecinde gece polisin elektirikleri kestirdiğini belirten Şirin, “Oysa polisin yetkisi yok elektriği kestirmeye. Yaşamı belirleyen bir haktır elektirik” diye konuştu.

 

MUHABİRİMİZ KEMAL ÖZER’E SELAM GÖNDERİLDİ

 

EGEÇEP adına ‚Enerji ve Maden’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren yürütme kurulu üyesi Özer Akdemir, enerji üretimi için işletilen madenler ile bu madenlerin işletilmesi sürecinde harcadıkları elektirik konusunu anlattı.
 
Kömürlü termik santrallerin yarattığı çevre, sağlık sorunları ve  kültür varlıklarına verdiği zararların yanı sıra, Yatağan, Çanakkale, İskenderun Körfezi, Zonguldak ve Amasra’daki termik santral kurulma süreçlerini de aktaran Akdemir, bu bölgelerdeki ekoloji mücadeleleri hakkında da bilgiler verdi.
 
Akdemir konuşmasını geçtiğimiz gün tutuklanan Evrensel Dersim Muhabiri Kemal Özer’le bitirdi. “Kemal Özer tutuklanmasaydı burada bugün bu etkinliğin haberini yapacaktı. İşte gerçeklerin öğrenilmemesi için Kemal gibi sayıları 200’e yaklaşan gazeteci cezaevlerine konuldu. Kemal Özer’e selamlarımızı gönderirken, özgür basının bu baskılara boyun eğmeyeceğini de ifade etmek istiyorum” dedi.

 

TARIM, SU, ENERJİ VE YAŞAM

 

HDP PM üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün su havzaları, suyun özelleştirilmesi, madencilik ve enerji politikalarına dair konuşurken Çiftçi Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu tarım ve enerjiyi anlattı.
 
Dersim’de ve ülkenin dört bir yanında yapılan barajlara vurgu yapan Aysu, “Sular mutlak suretle özgür akmalı. Su yaşam iksiridir. Kimseye ait değildi. Çiftçinin kullandığı suyun kendisi suyun döngüsünü bozmaz” dedi.
 
Türkiye’nin %99.9’unda endüstriyel tarım yapıldığını ve hibrit tohum kullanıldığını belirten Aysu, “Bu bir kere çok su ve gübre gerektirir. Gübre vermek için suyu vermek zorundasınız.  Gübre topraktaki tüm yabani bitkileri yetiştirir, bu bitkilerin yapraklarında böcekler olur ve bunları ayıklamak için de ilaç yapmanız lazım. Endüstriyel tarım tam bir kısır döngüdür. Temiz olarak aldığı suyu kirleterek doğaya verir. Gübreyle ilaçla yer altı yerüstü sularını kirleterek doğaya bırakır. En son olarak da bunları tüketen insanları zehirler” dedi.
 
Doğadaki yaşam döngüsüne, arıların, farelerin, leyleklerin bu döngü içindeki önemlerine dikkat çeken Aysu, “Yaban hayat deyip geçilmemeli. Arı olmasa meyve sebze meyve bağlamaz, fareler olmasa toprak havalanmaz. Domuz olmasa ormanı ömrü 15 yıldır. Leylekler olmasa istediğin kadar ilaç kullanın buğdaydaki süne ve kımılın oranı 50 katına çıkar. Bu sonsuz bir zincirdir” dedi.
 
Aysu “Güneş hepimizin, rüzgar hepimizin. Bunlardan elbette yararlanmalıyız ancak ekolojiye zarar vermeden ve asla ticarete konu etmeden yapmalıyız bunu” dedi.
 
Amed Ekoloji Meclisinden Nurullah Gülçiçek ise Amed’de yaşama geçirdikleri atık yağ toplama, ev bostanları, su tasarrufu gibi projelerden bahsetti. Gülsüm Ağaoğlu’nun nükleer enerji, nükleer santral, riskleri, çevresel sorunları sunumunun ardından çalıştay atölye çalışmasının ardından sona erdi. (Dersim/EVRENSEL)

www.evrensel.net