Dersim'de enerji ekoloji ilişkisi tartışıldı

Dersim'de enerji ekoloji ilişkisi tartışıldı

HDP’nin düzenlediği 1. Enerji Çalıştayı Dersim’de yapıldı. Çalıştayın ilk gününde enerji politika ilişkisinin yanı sıra ekolojiye etkisi de tartışıldı

HDP'nin 1. Enerji Çalıştayı Dersim'de Demokratik Alevi Derneği toplantı Salonu’nda düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan HDP İl Eş Başkanı Murat Polat, Dersim’i “acıların coğrafyası” olarak tanımlayarak, “biz sadece ormanlarımızın yakılmadığı, vadilerimizin barajlarla sular altında bırakılmadığı, dağlarımızın talan edilmediği bir Dersim’de yaşamak istiyoruz” dedi. HDP PM üyesi Cevdet Aktaş Dersim’i boşaltmaya dönük devlet politikasının geçmişten günümüze sürdüğünü belirterek, buna rağmen Dersim’in direnişin kalesi olduğunu söyledi. HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, devletin toplumsal muhalefetin güçlü olduğu Dersim’i barajlarla boşaltmak istediğini söylerken, HDP Dersim milletvekili Ali Can Önlü ise Dersimdeki ekolojik tahribatın sadece doğanın değil toplumun dilinin, kimliğinin, inancının tahribatı olduğunu ifade etti. 

'BU KADAR ENERJİYE İHTİYAÇ YOK'

HDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün, ekolojiden bahsedilince tüm canlıların kendi bedenleri içindeki ağdan da bahsedildiğini belirterek başladığı “Enerji perspektifi ile enerji politikalarını irdelenmesi” başlıklı sunumunda ekoloji ve sermaye arasındaki çelişkiyi anlattı. Enerji üretim modellerinin karşısına alternatif modeller önermeye de karşı çıkan Üstün, “Bugün yaşadığımız süreçlerin içinde çözüm ararsak bilelim ki Kapitalizme çözüm üretiyoruz” dedi.

HDP MYK üyesi Sezai Temelli ise konuşmasında Radikal demokrasi tezleri açısından HDP’nin ekonomiye ve ekolojiye bakışı arasındaki ilişkiye değildi.

“Enerji politikalarının ekonomi politiği” sunumunda Mehmet Yusufoğlu, enerji üretimi ve tüketimindeki yanlış politikalara ve israfa değindi. “Bu kadar enerjiye ihtiyaç yok” diyen Yusufoğlu, daha Antalya’ya demiryolu yapmamış hükümet ‘size HES yapacağım’ diyemez. Türkiyenin en büyük enerji çıktısı petroldür” dedi.

AKP’NİN ENERJİ POLİTİKALARI DUVARA TOSLADI

Devrimci Demokrasi Gazetesi yazarı Yusuf Gürsucu Türkiye’de enerji üretim kapasitesinin 80 bin MegaWatt olduğunu belirterek, bütün yıl boyunca kullanılan toplam gücün ise 25-30 bin MegaWatt arasında kaldığını dile getirdi. AKP’nin enerji politikaları konusunda duvara tosladığını belirterek, “Özel sermaye enerji yatırımlarına artık ölü yatırım olarak bakıyor. AB ile ilişkileri düzeltilmezse çok daha kötüye gideceği ortada” dedi. Gürsucu bu kadar HES yapılmasının arkasında enerji kadar suya hakim olma politikasının olduğunu da ifade etti. 

Munzur Çevre Derneği yöneticilerinden Ali Ekber Barmakiç HES’ler ve ekolojiye etkilerini anlattığı sunumunda barajlar politikasının 150 yıl önceden günümüze kadar uzanan bir siyasi proje olduğunu savundu. Barmakiç, “Dersim katliamının ikinci raundu 1994 yılından sonra yaşama geçirilen barajlar politikasıdır. Acele kamulaştırma karaları bu katiamın devamıdır” dedi.

HDK İzmir Ekoloji Meclisinden Erol Akcan, rüzgar enerji santrallerinin çevreye, sağlığa, canlı yaşamına etkilerin yanı sıra RES’lerde çalışan emekçilerin çalışma koşullarına değindi. 

JEOTERMAL AYDIN’I YOK EDİYOR

Aydın Çevre Platformu (AYÇEP) adına sunum yapan EGEÇEP Yönetim Kurulu Üyesi Özer Akdemir ise jeotermal enerji santrallerinin Aydın’da yarattığı doğa tahribatı ve özellikle sağlığa, tarıma etkilerini anlattı. Akdemir, “Bir zamanlar dağından yağ ovasından bal akan Aydın artık çürük yumurta kokulu kent halini aldı. Aydın her geçen gün katlanan çevre sorunları yüzünden kanser kent olma yolunda” dedi.

Karakoçan Dernekleri adına konuşan Eren Akyol ise Peri Vadisindeki barajlara karşı verilen halk mücadelesinden kesitler sundu. Çalıştayın ilk günü forumun ardından sona erdi. (Dersim/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER DersimJESHES