‘Delillerle konuşuyoruz, siz de delillerinizi ortaya koyun'

‘Delillerle konuşuyoruz, siz de delillerinizi ortaya koyun'

Osman Baydemir Hakkari'de SİHA saldırısı sonucu 1 kişinin öldüğü 3 kişinin yaralandığı olayla ilgili hükümete çağrı yaptı.

Hakkari’nin Tale (Oğul) köyünde 31 Ağustos’ta silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırısı sonucu hayatını kaybeden Mehmet Temel’e ilişkin belgeleri paylaşan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, “Biz size bu saldıran etkilenen sivillerin sivil olduğunu ispat ediyoruz. Siz de belgelerinizi, delillerinizi ortaya koyun. Hangi delille, belgeyle, hakla bu dört yurttaşımızın suçlu olduğunu ortaya koyuyorsunuz” diye sordu. 

HDP Sözcüsü ve Urfa Milletvekili Osman Baydemir, Hakkari’nin Tale (Oğul) köyünde 31 Ağustos’ta SİHA saldırısı sonucu 1 kişinin yaşamını yitirmesi 3 kişinin yaralanması olayına dair konuştu. HDP Diyarbakır İl binasında basın toplantısı yapan Osman Baydemir şunları söyledi: “Sadece yargılamanın açıklık ilkesi ihlal edilmiyor. Neredeyse hayatın her alanında yargısız infaz hukuku ile karşı karşıyayız. Arife günü Tale köyü Kanireş mıntıkasında silahlı insansız hava aracı saldırısı sonrasında bir insanımız hayatını yitirdi, 3 insan yaralandı. Bu 4 insanın tamamının sivil olduğuna dair STK’ler, barolar, siyasetçiler açıklamalarda bulundu. Çok açık ve net söylüyorum. Biz hakikati haykırıyoruz. Hayatını kaybeden Mehmet Temel MEB’e bağlı okullarda binaların tesisat işlerini yapan, evli 3 çocuk sahibi bir sivil yurttaşımızdır. İsmail Aydın 43 yaşında evli 5 çocuk babası ve duvar ustasıdır. Musa Tarhan 54 yaşında evli ve 8 çocuk babasıdır. İbrahim Sak 54 yaşında evli, defterdarlıktan emekli bir babadır.”

‘BU İNSANLARIN TEK SUÇU O GÜN ORADA OLMAK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nerede bu siviller sorusuna cevap veren Baydemir, “İşte bu siviller burada. Biri mezarda, ikisi cezaevinde biri hastanede. Tek başına bir hayat hakkına saldırıdan söz etmiyoruz. Aynı zamanda bir yargısız infaz söz konusu. Bir insan yargılanmadan, bütün delileri ortaya konulmadan nasıl terörist, işbirlikçi ilan edilir? Bütün iddiaları ortaya koydukları argümanlarla çelişmekte. İddialarını kendileri çürütmekte. Söz konu şahısların takip altında olduğu kayıtları olduğu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından iddia ediliyor. Bu insanlar saldırıya maruz kalmadan 1 buçuk saat önce kontrol noktasında kimlikleri alındı, GBT kayıtlarına bakıldı ve bu insanlara ‘gidin’ denildi. Eğer suçlu iseler neden bıraktınız. Kanireş adeta Hakkari ve Tale köyünün mesire alanıdır. Bu insanların tek suçu o gün o saatte orada bulmak. O gün o saatte orada bulunmasalardı böyle bir saldırıya maruz kalmayacaklardı. Gerçek ve hakikat ne ise o gerçeğin kabulü ve aynı zamanda hukuken gereği hayata geçirilmelidir” dedi. 

BAYDEMİR ELİNDEKİ BELGELERİ AÇIKLADI

Hayatını kaybeden Mehmet Temel'e ve yaralananlara ilişkin elindeki belgeleri açıklayan Baydemir, “Sizin terörist dediğiniz 23 Temmuz’da trafik cezası almış. Hayatını yitiren sivil insanın kullandığı araca trafik cezası kesilmiş. Aşırı hızdan, kemer bağlamamaktan dolayı ceza mı kesiyorsunuz örgüt üyelerine? İşte hayatını yitiren sivil insanın bankamatik ve kredi kartları. Ne zamandan beri silahlı örgüt mensupları kredi kartı, bankamatik kartı kullanıyor? Hangi ATM şubeleri var dağın başında bizim bilmediğimiz. İşte hayatını yitiren yurttaşımızın üzerine kayıtlı elektrik faturası. Her ay elektrik faturası ödüyor. Genç çiftçi projelerine destek için Tarım Bakanlığına başvurmuş. Kendi köyünde proje uygulamak üzere. İşte belgesi. Biz size bu saldıran etkilenen sivillerin sivil olduğunu ispat ediyoruz. siz de belgelerinizi, delillerinizi ortaya koyun. Hangi delille, belgeyle, hakla bu dört yurttaşımızın suçlu olduğunu ortaya koyuyorsunuz” diye sordu.

‘TANRIKULU’NUN BAŞINA BİRŞEY GELİRSE ERDOĞAN SORUMLUDUR’

“Yaşanan en hafif deyimiyle bir yargısız infazdır” diyen Baydemir, “Hükümetin şu ana kadar yaptığı tüm açıklama ve değerlendirmeler, hakikatin yargısız infaza tabi tutulmasıdır. Bir gerçek açığa çıkmasın diye sadece bu sivil yurttaşlarımız infaza maruz kalmadılar. Aynı zamanda hakikatin açığa çıkması için çaba gösteren bunlar sivil diyen siyasetçiler de yargısız infaza maruz kaldı. Sezgin Tanrıkulu hükümete yakın medya kuruluşları tarafından hükümet sözcüleri tarafından, Erdoğan tarafından hedef gösteriliyor. Nasıl ki Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve milletvekillerimiz AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın talimatıyla cezaevine konulduysa, bugün de böylesi bir atmosferden geçiyoruz. Bu itibarla Sezgin Tanrıkulu hakkında bir olumsuzluk ortaya çıkarsa bunun birinci derecede sorumluları AKP Genel Başkanı Erdoğan ve şakşakçı yazarlardır” dedi. 

‘SAVAŞIN DA AHLAKI OLUR’

Savaşında ahlakı olduğunu dile getiren Baydemir, “Biz savaş istemiyoruz, çatışma, ölüm, yıkım istemiyoruz. Ama bir coğrafyada savaş varsa ve biz bunu durduramıyorsak savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Her taraf savaş hukukuna uymakla mükelleftir. Sivillerin hayat hakkına saldırılamaz. Kim saldırırsa karşısında bizi bulur. Her devlet hem kendi hukukuna hem de uluslararası hukuk kurallarına uymak zorundadır” dedi.

‘SİHA'LAR DÜNYADA YÜZLERCE İNSANI KATLETTİ’

SİHA’ların sicilinin dünyada da itibarının çok kabarık olduğuna dikkat çeken Baydemir, “Dünyada bugüne kadar yüzlerce çocuk kadın yaşlı, düğün konvoyları bu araçların hedefi haline dönüşmüştür. Birçok masum insan bu araçların hedefi olmuştur. BM raporlarına girmiştir. İnsansız hava araçlarının işlediği cinayetlerle ilgili BM’ye rapor sunulmuştur. İnsan eliyle kontrol edilen araçların hata yapmayacağı iddiasında bulunmak yalandır” dedi.  

‘HAKİKAT ARAYIŞIMIZ DEVAM EDECEK’

Hakikatin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılması için çabalarını sürdüreceklerini vurgulayan Baydemir, “Hakikat arayışını kim ortaya koyarsa onun yanında olmaya devam edeceğiz. İnsan hakları araştırma komisyonu Tale köyüne gitmelidir. ailelerle görüşmelidir. hakikat neyse ortaya konuşmalıdır” dedi.

‘KİMSENİN KÜRTLERİ TEHDİT ETMEYE HAKKI YOK’

Açıklamanın ardından Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde 25 Eylül’de yapılacak referanduma ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün akşam yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmesi sorulan Baydemir şunları söyledi: “Kürt halkının iradesine müdahale etmeye, Kürtleri tehdit etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur Herkesin Kürt halkının iradesine saygı duymaya davet ediyoruz. Kürt halkının referandum sonrası iradesine de saygı duyuyoruz. Kardeşlik hukukunun, komşuluk hukukunun gereği budur.”

DİYARBAKIR’DAKİ MİTİNGE ÇAĞRI YAPILDI

Pazar günü Diyarbakır’da yapacaklarını mitinge çağıran Baydemir, “Bütün Diyarbakır halkını Vicdana, Adalet, Demokrasiye ve Özgürlüğü sahip çıkmaya çağırıyorum. Vicdan, adalet, özgürlük duygusunda birleşmek için yarın saat 15.00’de İstasyon meydanında buluşmanın heyecanını yaşıyorum.Tüm Diyarbarkır halkını mitinge çağıyorum” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)


 

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Eylül 2017 13:37
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.