Eğitim-İş gerici müfredata pek çok ilde tepki gösterdi

Eğitim-İş gerici müfredata pek çok ilde tepki gösterdi

Eğitim-İş sendikası üyeleri Aydın, Denizli ve Manisa'da bir araya gelerek yeni eğitim- öğretim yılı öncesinde, müfredat değişikliğini protesto etti.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ocak ayından bu yana tartışılan yeni eğitim müfredatını açıklamasının ardından sendikalar, akademisyenler, veliler ve eğitimciler yeni müfredata tepki göstermeye devam ediyor. 

Yeni müfredatta evrim teorisinin çıkarılarak yerine cihat girdi. “Müfredatların giriş bölümüne ‘değerler eğitimi’ başlığı altında bir bölüm eklendi. “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Millî Birlik Günü, güncellenen öğretim programlarımızda yer alacak” diyen Yılmaz, hazırlanan müfredatın şu ana kadar yapılmış en demokratik, en katılımcı, en çoğulcu müfredat olduğunu iddia etti. Zorunlu din dersinde "Cihat" kavramı sokuldu. Yeni müfredatta FETÖ, PKK ve DEAŞ kavramları da yer alacak.

İlkokul, ortaokul ve liselerde uygulanacak olan bu yeni uygulamayı protesto etmek isteyen Eğitim-İş Aydın, Denizli ve Manisa'da biraraya geldi.

DENİZLİ'DE YENİ MÜFREDATA TEPKİ

Eğitim-İş Denizli Şubesi'nin yeni müfredata tepki göstermek amacıyla düzenlediği eylemde, grup üzerinde 'Atatürk'ü anlatmaya devam edeceğiz' ve 'Gerici müfredata hayır' yazan pankartlar taşıdı. Eğitim-İş'in Başkanı Namık Kemal Aydoğan grup adına basın açıklamasını yaptı. 

Aydoğan, 2016-2017 eğitim öğretim yılının, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL uygulamaları ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile eğitimde yeniden yapılandırma ve muhafazakarlaştırma uygulamalarının en ağır şekilde yaşandığı dönem olduğunu savundu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredatla çağdaş eğitimi yok etmeye çalıştığını belirten Aydoğan, "Milli Eğitim Bakanlığı, yangından mal kaçırırcasına hazırladığı ve bu eğitim yılında uygulamaya koyacağı yeni müfredatla bilimsel ve laik eğitimin son parçalarını da yok etmeye çalışmıştır. Yeni müfredat, iktidarın siyasi amaçlarını yerine getirmeye yöneliktir. Tüm okullar imam hatipleştirilmektedir. Her yönden sakıncalı olan haftalık ders çizelgelerinin iptali için Danıştay nezdinde sendikamızca dava açılmıştır" dedi

İSLAMİ VAKIF ELEŞTİRİSİ

Namık Kemal Aydoğan, İslami vakıfların okullarda faaliyet yürütmelerine karşı olduklarını belirterek, "2017-2018 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan çok Diyanet, gerici dernek, vakıf ve cemaatlerin okullardaki faaliyetlerine tanık olacağız. Devlet taşınmazlarının bu yapılara devri, tarikat ve cemaatlere yurt, etüt merkezi açma imkanı tanınmasına yönelik adımların hepsine tepki göstermiş ve yargıya taşımıştık. Ancak MEB, karşımıza Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ve Birlik Vakfı ile imzaladığı protokoller ile çıkmıştır. Yani FETÖ tarafından henüz kandırılmadan önce okullara Said-i Nursi'yi sokma gayretindeki AK Parti, bu protokolle birçok şeyhin çağdışı kitaplarını çocuklara dayatabilecektir" diye konuştu.

'ÖZEL YURTLAR KAPATILMALI'

Aydoğan, özel yurtların kapatılması gerektiğini savunarak, "İlköğretim ve lise çağındaki çocuklarımız devletin bizzat hizmet verdiği yurtlarda barınma ihtiyacını karşılamalı, hiçbir suretle özel teşebbüs, dernek ve vakfın faaliyetine izin verilmemelidir. Eğitim-İş olarak özel yurtların kapatılmasını talep ederek, özel öğrenci barınma hizmetleri yönetmeliğinin iptali için dava açmış bulunuyoruz" dedi.

AYDIN'DA DA, YENİ MÜFREDATA 'HAYIR' DENİLDİ

Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde toplanan Aydın Eğitim-İş Şubesi üyelerinin 'Müfredat Değişikliğine Hayır' eylemine Atatürkçü Düşünce Derneği ve Belediye-İş Sendikası temsilcileri de destek verdi. 

Eğitim-İş Şubesi adına konuşan Yener Bozkurt, yaklaşık 18 milyon öğrenci ve çok sayıda eğitimcinin yeni eğitim öğretim yılına büyük sorunlar ve müfredat değişikliğinin gölgesinde gireceğini öne sürerek, şunları söyledi:

"Başta öğretmen yetiştirme problemleri olmak üzere personel istihdamı, derslik açıkları, kalabalık sınıflar, öğretmensiz okullar, ikili eğitim öğretim, taşımalı eğitim, sınavlardaki başarısızlıklar, öğrencilerin tarikat ve cemaatlerin yurtlarına mahkum edilmesi, çocukların eğitim dışına itilmesi, sözleşmeli öğretmenlik, görevden almalar ve benzeri sorunlar, bu öğretim yılında da yaşanacak. Kalıcı çözümler üretmek yerine Milli Eğitim Bakanlığı yangından mal kaçırırcasına bu eğitim yılında uygulamaya koyacağı yeni müfredatla bilimsel ve laik eğitimin son parçalarını da yok etmeye çalışmaktadır. 15 Temmuz ve din ağırlıklı bir müfredat getirdiler. Atatürk gölgelenmiş ve çocuklarımızın geleceğiyle oynanmıştır. Eğitim-İş olarak bu gerici müfredatı yargıya taşıdık. Atatürk'ü çocuklarımıza anlatmaya devam edeceğiz. Gelecekte süper İmam Hatiplerin önünü açmak istiyorlar. Ortaokul düzeyinde yurtlar açılacak. Bu yurtlar büyük zararlar doğuracaktır. Bu okullarda okuyacak öğrencilerin devlet yurtlarında kalmaları sağlanmalıdır. Biz gerici müfredata karşıyız ve ‘hayır' diyoruz."

EĞİTİMDE YENİ MÜFREDATA MANİSA'DAN TEPKİ

Eğitim-İş Manisa Şubesi önderliğinde çeşitli sivil toplum örgütleri, Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasının önünde bir araya gelerek Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatına tepki gösterdi. CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer de açıklamaya katıldı.

'YENİ MÜFREDATI YARGIYA TAŞIDIK'

Açıklamayı, Eğitim-İş Manisa Şube Başkanı Cem Ok yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredatı ile eğitimdeki çağdaş, bilimsel ve laik sistemin son parçalarının yok edilmek istendiğini belirten Ok, "AK Parti'nin siyasi söylemlerinin direkt ya da dolaylı bir şekilde yer bulduğu, her vesileyle 15 Temmuz'un hatırlatıldığı, din ağırlıklı içeriklerin arttırıldığı müfredatta pozitif bilimlerin öğretimi geriletilmiş ve Atatürkçülük kavramı gölgeye itilmeye çalışılmıştır. Çağdaş, bilimsel, laik ve ulusal eğitimin savunucusu olan Eğitim-İş olarak, bu tepeden inmeci, gerici müfredatı yargıya taşıdık. Cumhuriyetin değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini ve bilimin ana konularını çocuklarımıza öğretmeye devam edeceğiz" dedi.

CHP'Lİ VEKİL BİÇER: BU REJİMİ DEĞİŞTİRME ÇABASIDIR

CHP'li Milletvekili Tur Yıldız Biçer ise "Bütün olup bitenler AK Parti'nin rejimi değiştirme çabasının bir parçasıdır. Çünkü şu anda AK Parti iktidarı, en hızlı değişimi ve kuşatmayı eğitimde yaparak dinci bir sistem, siyasal İslam'a dayalı kurma, rejimi değiştirme çabasındadır. Dün 191 tane İmam Hatip Lisesi'nin önü açıldı. Şu anda İmam Hatip liselerinin sayısını artırma çabasının dışında, mevcut okullarını hepsinin neredeyse İmam Hatip'e dönüştürülmesi gibi bir çaba var. Bunu görmemiz gerekiyor. Bizim laik, çağdaş, evrensel normlarına uygun, eşit, kaliteli ve parasız, tüm vatandaşların eşik olarak ulaşabileceği eğitim sistemini bu karanlığın içinden çıkarmamız gerekir" diye konuştu.

ÖZEL: DİNDAR VE KİNDAR NESİL YETİŞTİRME ÇABASI

Son olarak söz alan CHP'li Milletvekili Özel ise, "Yıllar önce ilk iktidara geldiğinde 'Atatürk ile sorunumuz yok. Bilimsel ve çağdaş bir eğitim için Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaşacak, kuşaklar yetiştirmek için çabalıyoruz' diyenler, süreç içerisinde gizli ajandalarındaki, akıllarının arkasındaki gerçekleri ortaya çıkarmıştır. Dindar ve kindar nesil yetiştirme çabalarını itiraf etmişlerdir. Bugün AK Parti'den, onun üst düzey bürokrasinden laik eğitim talep etmek, müfredat değişikliklerini eleştirmek, bunların geri alınmasını istemek ve eğitimde doğruları yapmasını istemek adeta 'Mikroba hastalık yapma' demektir. Mikrop mikropluğunu yapacak, hastalık yapacak, zehirlemeye çalışacak. Ama sağlıklı bir bünye için sağlığa ve hayata inananlarda mücadelesini sürdürecektir. İçinde bulunduğumuz herhangi bir kurumun, partinin siyasi tercihleriyle ülke yönetiminde tercih kullanması değil, sisteme, rejime doğrudan aleyhtar birilerinin kendi hayat tarzlarını, kendi rejim taleplerini hayata geçirecek müfredat uygulamalarıdır. Faşizm kendi eğitim sistemini dayatmaktadır. Faşizm ile mücadele teker teker ya da dileyerek olmaz. Faşizmle mücadele en geniş mücadele hattını örerek olur" dedi. (DHA)

www.evrensel.net