İngiltere’de sendikalar hükümetle meydanlarda hesaplaşacak

İngiltere’de sendikalar hükümetle meydanlarda hesaplaşacak

İngiltere’deki 56 sendikanın üye olduğu ve ülkedeki tek konfederasyon olan İngiltere Sendikalar Konfederasyonu (TUC) 149. Olağan Konferansını yaptı. 

Arif BEKTAŞ
Brighton

İngiltere’deki 56 sendikanın üye olduğu ve ülkedeki tek konfederasyon olan İngiltere Sendikalar Konfederasyonu (TUC) 149. Olağan Konferansını 10-13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdi. Toplam 6.1 milyon üyesi olan konfederasyon, işçilerin sorunlarını masaya yatırdı ve bu sorunlara karşı mücadele yöntemlerini tartıştı.

Güney İngiltere’deki Brighton’da gerçekleşen konferansa İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn de katılarak bir konuşma yaptı. İngiltere’deki işçi sorunlarının yanı sıra, Brexit gibi konular da konferansın gündemindeydi. Kürt sorunundan Kolombiya’ya, Filistin sorunundan Katar’a kadar bir çok uluslararası sorunun yanı sıra Grenfell binası yangını da konuşulan konular arasındaydı.

ASIL GÜNDEM İŞÇİLERİN TALEPLERİ

Konferansın asıl gündemi ise, Birleşik Krallık’taki işçilerin sorunlarıydı. Hâlâ grevde olan McDonald’s ve Birmingham temizlik işçileri de sorunlarını gündeme getirdiler. Demiryollarında, kamu alanlarında ve fabrikalarda gerçekleşen grevlerin yanı sıra, grev yapmayı zorlaştıran sendika düşmanı yasalar da tüm sendikaların değindiği bir konuydu.

FİİLİ GREVLER YAPILACAK

2007-2008 ekonomik krizle birlikte, dönemin başbakanı David Cameron “Hepimiz bu krizin içindeyiz” diyerek ilk icraat olarak işçi ücretlerini dondurdu. Birçok sektörde ise, yılda sadece yüzde 1 oranında zammı dayattı. Krizden çıkana kadar böyle olacaktı. Krizden çıkılmasına ve ekonomik büyümelerin her yıl olmasına rağmen, “sınırlı zam” politikası hâlâ devam ediyor.
Son birkaç yıldır sendikalar ve işçiler, yüzde 1 ile sınırlandırılan zam oranı ve “sıfır saat” sözleşme dayatmalarının son bulmasını isterken, Theresa May hükümeti buna yanaşmamaya niyetli. Ama, Asya sermayesinin İngiltere’de yatırım yapması için, işveren vergilerinde yüzde 10 oranında indirim yapabiliyor.

Ülkenin, 1.4 milyon üyeyle en büyük sendikası olan UNITE’nin Genel Sekreteri Len McCluskey, hükümetin son 7 yıldan bu yana zam oranında sınırlama getirdiğini ve bunun ortadan kaldırılması için gerekirse yasadışı bir şekilde meydanlara ineceklerini söyledi. 

Tüm sendikalarla birlikte çalışma teklifinde bulunan McCluskey, konferansın ana gündemi olan ücret zamlarında sınırlamanın ortadan kaldırılması için diğer kamu sendikalarıyla birlikte koordineli grevlerin gerçekleşmesi olasılığının büyük olduğunu söyledi.

GENEL GREV ÇAĞIRILARI

McCluskey, ülkede büyük adaletsizliklerin olduğunu, işçilerin haklarını savunmak için yasalarla sınırlandırıldığını, fakat gerekirse bu yasaları işçilerin lehine çiğneyeceğini, gerekirse bu uğurda hapse girmeye hazır olduğunu söyledi. Konferansa katılan bir çok sendikadan da genel grev çağrıları yapıldı. 

Genel grevin ve dayanışma grelerinin yasak olduğu İngiltere’de, sendikalar etkili eylemler yapamıyorlar. Özellikle de Demiryolu İşçileri Sendikası (RMT), İtfaiye İşçileri Sendikası (FBU) ve kamu alanında örgütlü olan PCS sendikaları genel grev çağrılarını yenilerken, özelleştirilen şirketlerin tekrar kamuya devredilmesi de öne çıkan talepler arasındaydı.

İŞÇİLERİN BİRLİĞİ ŞART

Konferansta bütün sendikalar söz alarak mücadeleye ilişkin önerilerini sunarken, RMT adına konuşan Merkez Yürütme Kurulu üyesi Eddie Dempsey, patronlara karşı işçilerin birliğinin şart olduğunu söyledi. Dempsey, Brexit’le birlikte Ortak Pazar tartışmalarının alevlendiğini, ama asıl olarak tartışılması gerekenin, patron düzenine son verecek olan işçi hareketini yaratmak olduğunu söyledi.

TUC Kongresi’nde görülen o ki İngiltere’de sendikalar, İşçi Partisi’nin de desteğini alarak hükümeti düelloya çağırıyor. İşçilerin eylem yapmasını sınırlandırdığı ve yasalarla zorlaştırdığı eylemlerin gündeme gelmesi sözkonusu. Sendikalar, önümüzdeki süreçte hükümetle meydanlarda hesaplaşacağa benziyor.

MAY’İN AÇIKLAMASI YETERSİZ BULUNDU

Sendikalar Brighton’da hükümete karşı savaş açmayı tartışırken, Başbakan May Londra’dan açıklama yaptı. Polis ve gardiyanların yüzde 1’lik zam sınırlamasını kardırdığını açıklayan May, bunun sadece bir yıllığına geçerli olacağını söyledi.

Yılda sadece yüzde 1 zam alan gardiyanların zammının en fazla yüzde 1.7 olacağını ve polislerin zam oranının da yüzde 2 olacağını açıklayan başbakana sendikalar tepki göstererek, yaşanılır bir ücret elde etmek için sokağa çıkmaktan başka yolun olmadığı ifade edildi.

SENDİKA YÖNETİMLERİNE TABANDAN TEPKİ

Sendikalar 4 gün boyunca yaptıkları tartışmalarda, pasif duran ve hükümetin saldırıları karşısında etkili olmayan TUC yönetimine de tepki gösterdi. Artık söz söyleme zamanı olmadığı ve eyleme geçme zamanı olduğunu söyleyen sendikacılar, TUC’nin kesin olarak hangi tarafta durduğunu da açıklamasını istedi.

TUC yönetiminin, genel grev dahil, işçilerin talepleri karşısında daha dirençli olmasını isteyen sendikalar daha önce en az yüzde 5 oranında ücret zammının hayata geçirilmesini istemişti.

GREV OYLAMALARI DEVAM EDİYOR

Öte yandan başta RMT ve UNITE sendikaları olmak üzere bir çok sendika bir çok işyerinde grevde. Başka işyerlerinde de grev oylamalarına hazırlanılıyor. İletişim İşçileri Sendikası (CWU) bugün, 100 bin posta işçisini kapsayan grev oylamasına gidiyor. Ayrıca Yüksek Öğrenim Sendikası da (UCU), üniversitelerde grev oylamasının yapılacağını duyurdu.

KRİZ DEDİLER AMA ZENGİNLER DAHA DA ZENGİNLEŞTİ

Son 10 yıllık kriz tartışmalarından sonra hükümet “krizdeyiz” diyerek işçilerden fedakarlık istedi. Ücretler donduruldu ya da sadece yüzde 1’le sınırlandırıldı. Sıfır saat sözleşme dayatıldı ve işverenlerin istediği zaman işçileri kovması kolaylaştırıldı, uzun çalışma dayatıldı, sosyal haklarda kesintiler yapıldı, belediye hizmetlerinde büyük bütçe kesintileri gerçekleşti. Bütün bunlar, krizi atlatmak için işçi ve emekçilere hükümetin saldırılarıydı.

Ama iş patronlara gelince işin rengi oldukça farklı. Özellikle Asya sermayesini, otomotif sanayiini ülkede yatırım yapması için vergi indirimlerine gidildi. Bir çok araba firması İngiltere’ye yeni fabrikalar kurdu.

Vergi indirimleri ve hükümetin sağladığı koşullar sonrası, İngiltere’deki en zengin 100 firma karlarına kâr kattı. İşçi ve emekçiler krizden kıvranırken, zenginlerin rekor düzeyde kâr yapması, kapitalizmin krizleri nasıl fırsata dönüştürdüğünün somut bir göstergesi oldu.

İŞÇİ PARTİSİ LİDERİNDEN ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI

TUC Konferansı’nın 3. gününe katılarak bir konuşma yapan İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, bir avuç zengine karşı işçilerin sendikalarda örgütlenmesini istedi.

Genç işçilere de politikada daha etkili olmalarını isteyen Corbyn, aş evlerinin arttığı bir İngiltere'nin kabul edilemeyeceğini ve ücret kesintilerine karşı birleşmenin önemli olduğunun altını çizdi.

Muhafazakar Parti iktidarın bir avuç azınlık için çalıştığını söyleyen Corbyn, eşit haklar, sıfır saat sözleşmelerin yasaklanması, sendikaların tüm işyerlerine girmesi, asgari ücretin yaşanılır bir seviyeye çekilmesi, zam sınırlamasını sonlandırmak ve iş güvenliğini sağlamak için işçilerin sendikalara üye olup, örgütlü mücadele içine girmesini istedi.
 

www.evrensel.net
ETİKETLER TUCİngiltere