Gülmen ve Özakçasız duruşmadan tutukluluğa devam çıktı

Açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın ilk duruşmasından tutukluluklarına devam kararı çıktı.

Tamer Arda ERŞİN - Birkan BULUT
Ankara

Açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın ilk duruşmasında karar açıklandı. Mahkeme Gülmen ve Özakça'nın tutukluluklarının devamına ve bir sonraki duruşmanın 28 Eylül 2017 günü Sincan Hapishanesi Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda görülmesine hükmetti.

Açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, avukatlarının tutuklanmasının ardından 'kaçırılabilir' gerekçesiyle Ankara Adliyesi'nde görülen davalarına getirilmedi. 13.30'da başlayan dava öncesi Adliye önünde bekleyenlere polis saldırdı, en az 40 kişi gözaltına alındı.  

Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) mesleklerinden ihraç edilmelerinin ardından "İşimi geri istiyorum" talebiyle Ankara Yüksel Caddesi'nde başlattıkları açlık grevini cezaevinde tutuklu olarak sürdüren ve 190 günü geride bırakan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın davası Ankara Adliyesi 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 

POLİS AÇIKLAMAYA SALDIRDI

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek için adliye önünde yüzlerce kişi bir araya geldi. Ancak polisin basın açıklamasını sadece milletvekillerinin yapmasına izin vereceğini söylemesi üzerine kitle itiraz etti. Polis açıklamaya engel olmak için adliye önündekilere saldırdı. Biber gazı da kullanan polis, pek çok kişiyi gözaltına aldı. Ardından Ankara Adliyesi'nden uzaklaştırılanlar adliye yakınındaki Abdi İpekçi Parkı'nda toplandı. Burada da saldıran polisin burada da gözaltı yaptığı öğrenildi. Toplamda en az 40 kişi gözaltına alındı. Bazı kişilerin gözaltına alınırken yerde sürüklendiği görüldü. Duruşmaya gelenler şu an adliye koridorlarında ve merdivenlerde bekletildi. 

Bu arada duruşmaya sadece sarı basın kartı olan gazeteciler alındı. 

AVUKATLAR GÖZALTINA ALINDIĞI İÇİN EK SÜRE İSTEDİ

Mahkeme salonu girişinde avukatların üstü aranmaya çalışıldı. Telefon ve bilgisayarların salona alınmasına izin verilmedi. Öte yandan “yer yok” denilen mahkeme salonuna, çok sayıda hakim ve savcı stajyeri getirildiği belirtildi. Duruşmaya sanık olarak ise ihraç edildiği için Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile birlikte direnişte olan öğretmen Acun Karadağ getirildi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça olmadığı için idianamenin Acun Karadağ ile ilgili bölümleri okundu. Hakim Karadağ'a mesleğini sordu. Karadağ “öğretmenim” dedi. Hala çalışıyor musun sorusuna ise Karadağ “İhraç edildim” şeklinde yanıt verdi. Karadağ, “12 Eylül tarihinde avukatlarım saldırıya uğradığı, gözaltına alındığı için ek süre talep ediyorum. 12 Eylül tarihindeki avukatlarıma yapılan bu saldırı savunma hakkıma da müdahaledir” dedi. 

1030 KİŞİLİK YETKİ BELGESİ

Duruşmada söz alan Avukat Betül Vangölü Kozağaçlı, avukatların gözaltına alınmasına tepki göstererek "Mahkemeye 1030 kişilik yetki belgesi sunuyorum. Nuriye ve Semih avukatsız kalmaz. 50'sini alırsınız, yenileri gelir" dedi. 

Van Baro Başkanı Murat Timur da söz alarak, "Bu siyasi bir tiyatro. Bu tiyatroda olmaktan utanıyorum. Vicdanınıza sesleniyorum" diyerek yargılamaya tepki gösterdi. Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu da Gülmen ve Özakça'nın getirilmemesinin adil yargılama ilkesinin çiğnenmesi anlamına geldiğini söyleyerek, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. 

SAVCI TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ

Savcı, mütalaasında 3 sanığın da “örgüt üyeliği” ve “propaganda”dan ceza almasını istedi. İddialar okunurken savcının yüzünü göremediğini belirten CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, “Yüzyüzelik ilkesini ihlal ediyorsunuz” dedi.  Bu eleştirinin ardından mütalaasına devam eden savcı, Gülmen ve Özakça’nın ifade verememeleri, delillerin toplanmaması ve iddia edilen suçun önemini gerekçe göstererek, tutululukların devamını istedi. 

DURUŞMAYA GETİRİLMEYECEKLERİ BELLİYMİŞ

Daha sonra Avukat Murat Yılmaz söz alarak ilk savunmayı yaptı. Yılmaz, duruşma öncesinde adliye önünde yaşanan polis saldırısını eleştirdi. Yılmaz, Gülmen ve Özakça için jandarmanın duruşmaya getirilmeme gerekçesinin yer aldığı tutanağa değinerek, “Bu tutanak jandarma değil siyasi iktidar tarafından tutuldu. Bunun kanıtını dün başsavcıyla görüşen bir avukat arkadaşımız ortaya çıkardı. Arkadaşımıza başsavcı henüz tutanak hazırlanmamışken ‘Nuriye ve Semih zaten duruşmaya gelmeyecek, duruşma Sincan’da yapılacak’ dedi. Buna rağmen Nuriye ve Semih sabah mahkemeye gelme umuduyla beklediler” diye konuştu. Yılmaz, Gülmen ve Özakça’nın serbest bırakılması gerektiğinin altını çizerek, “Çünkü zaten kolluk ve nöbetçi mahkemede söyleyeceklerini söylediler. Yeni bir şey söylemeyecekler. Bu yüzden serbest bırakabilirsiniz. Nuriye ve Semih bu duruşmaya sadece siyasi iktidarın onların görülmemesini istemesinden kaynaklı getirilmedi” dedi.

Davaya HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ile milletvekilleri Mahmut Toğrul, Mithat Sancar, Besime Konca, CHP milletvekilleri Mahmut Tanal, Ali Şeker, Ali Haydar Hakverdi, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, Emek Partisi Ankara İl Başkanı İlke Işık'ın yanı sıra Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu avukatları, sendika ve meslek odası temsilcileri, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, BES Genel Başkanı Serpil Akpınar, sanatçı sanatçılar Onur Akın, İlyas Salman katıldı. Semih Özakça’nın eşi Esra Özakça, Nuriye Gülmen’in annesi Cemile Gülmen duruşma salonunda yerini aldı. 

GÜLMEN VE ÖZAKÇA 'KAÇIRILABİLİR' DENİLEREK GETİRİLMEDİ

Jandarma Komutanlığı mahkemeye gönderdiği yazıda, ‘personel yetersizliği ve provokasyon ihtimali’ gibi gerekçelerle açlık grevindeki eğitimcilerin duruşmaya getirilemeyeceği belirtildi.  Mahkemeye gelen yazı aktaran Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, "Getirilmeme gerekçesi olarak 'FETÖ davalarının olduğu, çok dava olduğu için provokasyon olabilir güvenliği sağlayamayız, açlık grevindeler, tekerlekli sandalye ile taşınmalarında sorun yaşanabilir, personel yetersiz' gibi gerekçeler sunuyorlar. Duruşmaya getirmemelerinin güvenlik ya da personel yetersizliğiyle ilgilisi yok. 3-5 jandarma rahatlıkla onlara duruşma salonuna getirebilirdi. Amaçları davayı Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki mahkeme salonlarına taşımak” dedi. Yılmaz, SEGBİS ile bir bağlantı kurulup kurulamayacağı yönündeki soruya “Nuriye ve Semih'in bulunduğu hastanede SEGBİS yok. Zaten kendileri de böyle birşeyi kabul etmiyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, bugünkü davaya avukatlar olarak girip tahliye talebini mahkeme başkanına ileteceklerini belirterek, “Muhtemelen davayı erteleyecek, davayı Sincan'a taşıma gibi bir ihtimal olabilir” diye konuştu.

Gülmen ve Özakça'nın 17 avukatı hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. 12 Eylül günü İstanbul merkezli operasyonla avukatlar gözaltına alınmıştı.

BARIŞ YARKADAŞ'TAN TEPKİ

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş Twitter hesabından yaptığı paylaşımda duruma tepki gösterdi: 

Jandarma Komutanlığı, aynı yazıda, "Nuriye ve Semih'in kaçırılabileceği"ni de öne sürdü. Yazıda provokasyon ihtimalinden vs söz edildi. Mahkeme heyeti şimdi ne yapacağını düşünüyor. Çünkü; oturumun açılabilmesi için, tutukluların salonda olması gerekiyor. Nuriye ve Semih, duruşmaya getirilmezse yargılama da başlayamayacak. Böylece iki öğretim üyesinin savunma / aklanma hakkı gasp edilecek! İki emekçinin "lekelenmeme hakkı"nın gaspı yetmedi AKP iktidarına... 

Avukatları gözaltına alındı! Şimdi ise hiçbir inandırıcılığı olmayan gerekçelerin arkasına sığınılıyor ve savunma hakkı gasbediliyor. Nuriye ve Semih'in 'terörist' olduğunu iddia eden AKP; çağrım size: Madem Nuriye ve Semih'i suçluyorsunuz; o halde yargılanmalarını neden engelletiyorsunuz! halkın gözlerinin önünde gerçekleşmelidir. Jandarmanın Nuriye ile Semih'i salona getirmesini sağlayın ve adil bir karar verin! Bir deliliniz varsa, gösterin bunu mahkemede! Yoksa elinizde hiçbir delil olmadığı İçin mi "Personel yok, kaçıracaklar" gibi gayri ciddi gerekçelerin arkasına sığınıyorsunuz? İradesini teslim alamadığınız bu iki emekçinin savunma hakkını gasp ederek gerçekleri ne zamana kadar saklayabileceğinizi düşünüyorsunuz! Aylardan bu yana suçladığınız iki emekçiyi mahkemeye  çıkarmaktan bile korkuyorsunuz. Çünkü yalanlarınızın çöpe atılacağını görüyorsunuz Bir sözüm de mahkeme heyetine: Duruşmayı cezaevinde yapmak gibi hukuk dışı yöntem arayışına girmeyin! Bu duruşma cezaevinde değil; halkın gözlerinin önünde gerçekleşmelidir. Jandarmanın Nuriye ile Semih'i salona getirmesini sağlayın ve adil bir karar verin! 

AVUKATLAR, YALANLAR ORTAYA ÇIKMASIN DİYE GÖZALTINA ALINDI

Avukat Betül Kozağaçlı savunmasında "Nuriye ve Semih'i buraya getiremediler çünkü siyasal iktidar onlar hakkında yalanlar söyledi. Bu yalanlar ortaya ıkacağı için bu salona getirmekten korkuyorlar. Polisler yalanları ortaya çıkmasın diye Nuriye ve Semihin avukatlarını gözaltına aldılar. Açlık grevi örgütlerden önce de vardı. Anne ve babasına kızan bir çocuğun yemek yemediğini duymadınız mı? İnsanlar haklı olduklarına inandıkları için açlık grevi yaparlar. Bu eylem bir örgütle ilişkilendirilemez." dedi.

Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran ise "İçişleri Bakanı mahkemenizin yerine geçerek hüküm kurmuş ve Nuriye ile Semih'i terörist ilan etmiştir. Sizden ricamız yargılama yetkisini içişleri bakanın elinden alarak bağımsız bir mahkeme olduğunuzu göstermenizdir. Kanunda yer almayan, 'tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri' gerekçesi bu ülkenin hukuksuz tarihine geçmiştir." ifadelerini kullandı.

ARA KARAR AÇIKLANDI

Açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın ilk duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutukluluklarının devamına ve bir sonraki duruşmanın 28 Eylül 2017 günü Sincan Hapishanesi Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda görülmesine hükmetti.

NE OLMUŞTU?

“Örgüt üyesi olmak”, “Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ve “Terör örgütü propagandası yapmak” iddialarıyla suçlanan Gülmen ve Özakça, 23 Mayıs tarihinde yani açlık grevlerinin 76. gününde tutuklanmıştı. Mahkeme tutuklamaya “Tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” şeklinde skandal bir gerekçe öne sürmüştü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianame, iki eğitimci hakkında Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan başka bir davayla birleştirilmişti. 


‘NURİYE VE SEMİH DERHAL SERBEST BIRAKILSIN’

KESK Mersin Şubeler Platformu, dün Eğitim Sen Mersin Şubesinde açıklama yaparak, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın serbest bırakılmasını istedi. Platform adına konuşan Sinan Muşlu,  “AKP iktidarı devletin tüm olanaklarını, baskı araçlarını kullanarak muhalif tüm kesimlerin topyekün tasfiye edilmesi için darbe girişimini kullanmıştır, kullanmaktadır. Bir kamu emekçisinin hiçbir adil soruşturma geçirmeden, savunma hakkı verilmeden ve sadece OHAL süresince değil ömür boyu meslekten ihraç edilmesi, vatandaşlık haklarının sınırlandırılması düzenlemesi nasıl bir zorbalık ile karşı karşıya olduğumuzun en somut ifadesidir” dedi. Gülmen ve Özakça’nın sağlıklarından ve yaşamlarından endişe ettiklerini belirten Muşlu, “Hükümet bu konuda derhal harekete geçmelidir. Aksi halde yaşamı ve yaşatmayı değil kendi siyasal amaçlarını önceleyen AKP iktidarı sorumlu olacaktır. Haksız ve hukuksuz ihraç edilen tüm emekçiler görevlerine iade edilmelidir. KESK olarak Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yalnızlaştırılmasına asla izin vermeyeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyor, haklı ve meşru taleplerine yönelik her türlü baskı ve engellemeleri protesto ediyoruz!” ifadelerini kullandı. (Mersin/EVRENSEL)


STOCKHOLM’DE SESSİZ OTURMA EYLEMİ 

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek için İsveç’in başkenti Stockholm’de oturma eylemi yapıldı. Dayanışma Derneği tarafından önceki gün düzenlenen eylemde, üzerinde Özakça ve Gülmen’in resimlerinin olduğu “Adalet, demokrasi ve barış için” yazılı pankart taşındı. Burada yapılan açıklamada, “Kendi canlarını iş, adalet ve barış uğruna ortaya koyan ve onurlu duruşlarıyla en saf ve en temiz itirazlarını milyonlara haykıran Nuriye ve Semih ile dayanışmak için sessiz oturma eylemi yapıyoruz. Onların sessizliğine burada bir itiraz olabilmek için insanım diyen her vicdanı, yüreği bu eyleme katılmaya davet ediyoruz” denildi. (Stockholm/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Eylül 2017 19:29
www.evrensel.net