Patronların sendika itirafı: Öcü olarak görüyoruz

Patronların sendika itirafı: Öcü olarak görüyoruz

Denizli'de 'İşverenlerin Sendika Üyeliğine Bakışları' isimli araştırmaya katılan patronlar işçi ve memur sendikalarını değerlendirdi.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Sendikalaşma oranının en düşük olduğu Denizli’de “İşverenlerin Sendika Üyeliğine Bakışları” isimli araştırmaya katılan patronlar, işçi ve memur sendikalarını değerlendirdi. Patronlar sanki kendileri değilmiş gibi işçilerin sendikalaşmama nedenlerinin “işten atılma korkusu” olduğunu pişkince anlattı. Özel ve kamu kurumlarındaki patronlar, sendikaları “mafyalık”, “İşçi haklarını abartılmış şekilde savunmak”, “Avrupa’daki gibi olmamak”la suçlarken bir patron ise sendikaları öcü olarak gördüklerini söyledi. 

Pamukkale Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden Doç. Dr. Handan Kumaş, “İşverenlerin Sendika Üyeliğine Bakışları Denizli İli Örneği” isimli çalışmasını Çalışma İlişkileri dergisinin, ocak 2017 sayısında kaleme aldı. Çalışmanın merkezi olarak Denizli ilinin seçilmesi ise sendikalaşma oranının yüzde 5.4 ile en düşük olduğu il olmasıydı. Doç. Dr. Kumaş, çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği ile özel ve kamu sektöründe, patron ve patron vekili olan 17 kişi ile görüştü. 

Çalışmaya katılan tekstil sektöründeki büyük ölçekli işletme sahibi K5, “Patron istemez. Patronlar sendikalı işçilerle çalışmak istemez. 1980 öncesi olaylar nedeniyle, sendikaları öcü olarak görüyoruz” derken, K6 “Sendika yöneticilerinin mantıkları ile çalışmak zor. Bizim başka yatırımımız yoktur. Sendika adamı batırır” sözleriyle sendikaya karşı olduğunu dile getiriyor. 

İŞTEN ATILMA KORKUSU

Tekstil sektöründe sendikalı bir işletmenin patron vekili K9, sendikaların yüksek aidat aldıkları, çalışanlar için gerekli mücadeleyi yapmadıkları ve grev/lokavt süresince çalışanlarının arkasında durmadıkları için işçilerin sendikaya üye olmadığını iddia ediyor. İşçilerin neden sendikalı olmak istemediklerini aktaran işveren K15 ise “İşçinin işini kaybetme korkusu var. Bilinç ve eğitim düzeyi eksikliği var. Demokratik toplumlar, örgütlü toplumlardır. Ancak işçi sendikalı olursa, toplum dışına itileceğini, çalışma arkadaşlarının ve işverenin onu dışlayacağını düşünmektedir. İşten atılma korkusu da bir neden” diyor. Kamu sektöründeki patron vekili K11 ise şunu söylüyor: “Çekince, baskı, siyasi yandaşlık, korku. En büyük neden korku.”

‘SENDİKA SİSTEMİ AŞIRI İŞÇİLERİN LEHİNEYMİŞ’

K2 ve K4 işçi sendikaları hakkında, “Değerlendirilemeyecek kadar kötü durumdalar. Avrupa tipi
sendikacılık olmalı, seyyanen zamdan vazgeçilmeli. Ücret bireysel performans ile belirlenmeli. Sendikalar çoğunlukla nitelikli olmayan iş gücünün temsilcisi” derken, K2 ise “Yeni baştan kurulmalılar. İşçi sendikaları mafya gibi! İşverene kötü davranıyorlar, işvereni yanlış tanıyorlar. İşveren açısından, işyerinin kapatılması tehlikesine karşı sendikalar esnek karar vermeli... İşçi ve işveren sendikaları teknolojinin gerisinde” diye görüşünü açıklıyor. 

Enerji iş kolundaki sendikalı işletmenin patron vekili K17, işçi sendikalarını tehdit olarak görerek, “Sendika sistemi aşırı işçilerin lehine, işverene baskı ve tehdit unsuru olmaktadır. İşyerinin veriminin arttırılması ve çalışma düzenlerinin iyileştirilmesinden ziyade sadece işçi hakları abartılmış şekilde savunulmaktadır. Ayrıca, birlik olma gücü kullanılarak sorumlulukları dışındaki işlere karışmaktadır” diyor. 

SENDİKACI DEĞİL, PERSONEL MÜDÜRÜ İSTİYORLAR

Denizli özelinde görüş bildiren tarım sektöründeki işletme sahibi K1, “Denizli’de sendika girer fabrika batar anlayışı var. Çağın gerisinde kalmış sendikalar! Üyelerine hitap etmiyorlar. İhracat yapan işletme ise kalite belgeleri var ise sendikaya gerek kalmıyor” diyor. Kamu sektöründe patron vekili K8, “Siyasi iktidar ne derse o oluyor. Ücreti ne belirttiyse o kadar almalarını sağlıyor” diyerek kamu işyerlerindeki durumu açıklıyor. Kamu kurumunda patron vekili K12 de sendika yöneticilerinin ‘yetersiz’ olduğunu söylüyor: “Sendikacılık doğru yapılmıyor. Sendikacılığın aslı, ekonomik birimin sürdürülebilir büyümesinin sağlanmasıdır. Ancak, sendikaların bu hedefte çalışması uzun dönemi gerektirir ve kısa dönem getirilerden vazgeçmesi gerekir. İşverenlerin de kayıpları karşılayacak ödemeler yapması gerekir. Gerçek sendikacılık emeğin özlük ve sosyal haklarının ve iş güvencesinin sürdürülebilir olmasını sağlamalıdır. Sendika liderlerinin vizyon sahibi olması ve proje üretmesi gerekir.” Kamu sektöründeki patron vekili K11 ise “Memur sendikacılığında neden grevin olmadığını sormaları gerekmektedir. Sendikalar kâr amacı gütmemeli, eğitime yatırım yapmalı ve sendika başkanları sendikacılığın özüne yönlenmelidir” diyor.

www.evrensel.net