Fransa’da emekçiler mücadeleyi ısıtıyor

Cumhurbaşkanı Macron işçi düşmanı yeni yasayı 22 Eylül’de çıkarmaya çalışırken, sendika merkezlerini de dinlemeyen emekçiler yeniden sokaklardaydı. 

Deniz UZTOPAL
Paris

Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı seçimlerin ikinci turunda aşırı sağcı Marine Le Pen’e karşı kazanarak Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron’un, yaz tatilin son günlerinde kamuoyuna açıkladığı kararnamelerle onaylatmak istediği ve “ultraliberal” olarak nitelendirilen yeni iş yasasına karşı kamuoyu yoklamalarında tepkiler sürekli artıyor. 
Birkaç gün önce, sokağa inecekleri ‘tembeller’ olarak nitelendirmesi ise tepkilerin daha da artmasına neden oldu.

ÜLKE GENELİNDE 500 BİN EMEKÇİ SOKAKTAYDI

Dün ise Fransa genelinde 200 ayrı yerde başta CGT olmak üzere, birçok memur sendikası, FSU ve Solidaires sendikalarının çağrısıyla yapılan gösterilere toplam 500 bin emekçi katıldı. Birçok iş sektöründe grev eşliğinde gerçekleşen miting ve yürüyüşlere en kitlesel katılım Paris ve Marsilya şehirlerinde ve 60 bin emekçinin katılımıyla gerçekleşti.

Zamanın aleyhine işlediğini bilen Cumhurbaşkanı Macron’un, kararnamelere başvurarak meclisi baypas etmesi, parlamenterlerin tartışmalarını engellemesinin esas nedeni de sosyal hareketin büyümesine zaman bırakmadan işi oldu bittiye getirmek. 

TASLAK 22 EYLÜL’DE KABİNEYE SUNULACAK

Hükümet önce kararnamelerin içeriğini gizli tuttu, “sosyal partner” diye tanıttığı sendikalara bile üzerinde tartışılacak bir metin sunmadı. Haftalar boyunca somut bir metin ortada yokken sendikalarla yapılan görüşmeler kamuoyunu oyalamaya yönelikti. 

31 Ağustos’ta açıklanan kararnameler, 22 Eylül’de Bakanlar Kurulunda onaylanacak ve kısa bir süre sonra ise resmi gazetede yayınlanarak yasallaşacak. 

Bu kararnameler işten atmaları kolaylaştıracak, esnek çalışmayı milyonlarca emekçi açısından tek kural haline getirecek, iş yerlerinde sendikal örgütlemelere ciddi engel getirecek, kıdem tazminatlarını da önemli oranda düşürecek. 

GREV BÜYÜK BAŞARI OLARAK GÖRÜLÜYOR

Dün gerçekleşen grev ve mitingler, Macron döneminin ilk mücadelesi ve önceki hükümetlerin yapamadığı ciddi saldırıları püskürtmeyi amaçlaması açısından önem taşıyor. Yaz tatilinden sonra genelde sosyal mücadelenin başlaması haftalar sürer fakat bu sefer liselerin açılışından bir hafta sonra ve üniversitelerin hâlâ açılmadığı koşullarda ülke genelinde gerçekleşen 200 gösteriye 500 bin işçi ve emekçinin katılması büyük bir başarı. 

Kuşkusuz gençlerin katılımı yine de düşüktü, fakat bu, öğrenci sendikalarının çağrı yapmış olmasına karşın ne liselerde ne de üniversitelerde örgütleme yapılamamış olmasıyla açıklanabilir. 

21 VE 23 EYLÜL’DE YENİ EYLEMLER

21 ve 23 Eylül’de gerçekleşecek iki eylem gününe gençlerin katılımının çok daha yüksek olması bekleniliyor ve bunun mücadeleye ayrı bir dinamizm katması kaçınılmaz.  

Hükümetin elini çabuk tutmak istemesinin diğer başka bir nedeni ise mücadeleye çağrı yapan sendikaların artması ve çekingen de olsalar kararnamelere karşı mücadele çağrısı yapmayan sendikalar içerisinde sıkıntıların giderek artması. 

SENDİKALARIN TUTUMUNDA DEĞİŞİM

Eski Cumhurbaşkanı François Hollande’ın döneminde emekçilerin haklarını yok eden bir önceki iş yasası esnasında CFDT ve CFTC sendikaları bu karşı reformu açıktan savunur pozisyona düşmüşlerdi. 

Bugün ise Macron’un kararnamelerinden açıktan memnuniyet belirten hiçbir sendika yok. En reformist sendikaların bile eleştirileri var. 

Dünkü mitinge CFDT, FO, CFE-CGC, UNSA ve CFTC sendikalardan genel merkez düzeyinde çağrı yapılmamış olmasına karşın, bu sendikaların yerel şubeleri hem katılım hem de emekçilere hareketi güçlendirme çağrısı yaptılar. Bu da, sendika konfederasyonları içerisinde ciddi tartışmaların olduğuna işaret ediyor. 

Özellikle ülkenin en büyük üçüncü sendikası olan FO sendikasının il yönetimlerinin yarısından fazlasının genel merkez yönetimlerinin tersine mücadeleye aktif katılma çağrısı yapmış olması önem taşıyor. 

Genelde hükümetlerle işbirliği halinde çalışan CFDT sendikasının militanları Paris, Brest, Lyon, Marsilya gibi şehirlerde bayraklarıyla katıldılar.

Kararnameleri onaylayacak 22 Eylüldeki Bakanlar kurulundan bir gün önce ve bir gün sonra gerçekleşecek gösteriler mücadelenin geleceği için önem taşıyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Eylül 2017 12:41
www.evrensel.net