Fedakarlık değil, işçilerin birliği çözüm getirir

Fedakarlık değil, işçilerin birliği çözüm getirir

Mersin Paşabahçe işçileri, işçi kıyımının gündemde olduğu Kırklareli Şişecam işçilerini uyardı.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Kırklareli Cam’da 10 Eylül’de fırının kapanması nedeniyle gündeme gelen işçi kıyımının tartışmaları sürüyor. Bir yandan teşviklerle gönüllü ayrılanlar aranırken, diğer yandan gönüllülerin yeterli olmaması halinde zorla işten atmaların gündeme geleceği söyleniyor. Çözüm yolu arayan Kristal-İş üyesi işçiler, sendikacılara yaptıkları mücadele çağrılarına olumlu yanıt gelmezken kimi işçiler “Gerekirse ücretlerden fedakarlık yapalım ama işçi atılmasın” önerisini dile getiriyor. Bu tartışmalara yanıt ise aynı nedenle işten atılan Mersin Paşabahçe işçilerinden Yaşar Akkul’den geldi. İşten atmalara karşı direniş yaptıklarını ama yalnız bırakıldıkları için kazanım elde edilse de istendiği gibi sona ermediğini söyleyen Akkul, Kırklareli Paşabahçe işçilerine “Ocu, bucu demeden birlik olun, komitelerinizi kurun, işten atmalara sessiz kalmayın” çağrısı yaptı. Fedakarlık tartışmalarına da yanıt veren Akkul, patronun yapılan fedakarlıklara rağmen işçi atmaktan vazgeçmediği örnekleri vererek “Biz neden fedakarlık yapıyoruz. Çalışarak dünya üçüncüsü, Avrupa birincisi yaptığımız Şişecam yapsın” dedi.

“İnisiyatifi yöneticilere bırakmayın” uyarısında bulunan Akkul, “İnisiyatifin işçilerin elinde olması gerekir. İşyerlerinde yürütme komiteleri, direniş komiteleri kurulmalı. Şu an Kırklareli Cam işçilerinin yaşadıkları ile geçtiğimiz yıl bizim yaşadıklarımız birebir örtüşüyor. Tek farkla bizler sessiz kalmadık, direndik. Çalışan arkadaşlara rağmen. Sonuç ne oldu. Evet bizler işimize geri dönemedik ama dik durduk. Çocuklarımıza mücadele etmeyi öğrettik. Kırklareli Cam işçilerinde eksik olan bu. Sendika genel başkanı teslim olmuş. İşçilerin tabandan gelen gücünü kullanması lazım. Birlik olup emek hırsızlarına sermaye sevicilere meydanı bırakmamalılar” dedi. 

DİRENİŞ BAŞARI GETİRDİ

Mersin’de yaşanları anlatan Akkul şunları söyledi: “Bizim oradaki direnişimiz birçok anlamda başarıya ulaştı aslında. Mücadele edenler her zaman kazanmazlar belki ama sonuçta kazananlar mücadele edenlerdir. Biz dostluklar kazandık, her gittiğimiz ortamda bize ‘direnişçi’ olarak hitap ediliyor. Bunlar büyük bir kazanç. Yalnızca işe geri iadeleri sağlayamadık. Onun nedeni de yalnız bırakılmamız. 34 arkadaş olarak teşvikli işten çıkmayı kabul etmeyerek direnişe başladık. 28 kişi ile yola çıktık ancak 12 kişiye kadar düştük. En son da 3-5 kişi kaldık. Yani yalnız bırakıldık. Normalde Anadolu Cam’dan 125 işçi işten çıkarılacaktı ancak yapılan işyerini terk etmeme eylemleri sonucu bu sayı 65’e düşürüldü. Şube yöneticilerimizin yetersiz kalması ve arkadaşlarımızın bizi yalnız bırakması nedeniyle işe iadelerde başarılı olamadık.”

 “Tabana ve sendikacılara rağmen biz bir şeyleri başardık aslında” diyen Akkul şunları söyledi: “Bizim başarısızlığımızın sebebi, işten atmalara karşı arkadaşlarımızın sessiz kalmasıydı. Şimdi buradaki görüntü de o. 2015 yılında biz çıkarıldık, işçi arkadaşlarımız sustu. 2016 yılında yine Mersin’de fabrika kapandı, işçiler yine sustu. Hatta davul zurnalarla kurbanlar kesildi. Şimdi Kırklareli’de fırın kapatılacak ve işçi çıkarılacak, halen susmaya devam ediliyor.”

İŞÇİ İSTEDİĞİ ZAMAN BİRLİK OLABİLİYOR

İşçilerin istemeleri halinde birlik sağlanabildiğine dikkat çeken Akkul, “Tarihte de bunun sayısız örnekleri var. ’91 yılındaki grev var, 66, 67 yılındaki grevler var. Bizim direnişimiz var. Burada yapılması gereken şey geçmişteki tecrübelerden faydalanmak. Aslında biz bir direniş ateşi yaktık ve o ateş halen yanıyor. Şimdi Kırklareli’de bir direniş ateşi başlasa tüm fabrikalara yayılacak. İşçiler bunu daha birkaç ay önce sendikacılara rağmen tabandan gelen gücünü kullanarak yaptılar. 24 Mayıs’ta greve gidilecekti, 17 Mayıs’ta hükümet grevi yasakladı. Tabandan gelen baskılarla birlikte genel merkez işyerlerini terk etmeme eylemi yapma kararı almak zorunda kaldı. 13 gün boyunca bir eylem gerçekleşti. Güzel bir eylem oldu. Görüşme var, 24 saat ara verelim denildi. İşçiler de bunu kabul etti. Ama işçi tamam dediği anda iş bitti. Ve en başta istenilen şartlarda sözleşme imzalanamadı. Saat ücretine 2.75 ile oturuyorsun 1.85’e imza atıyorsun, üstüne bir de Otocam’ı kaybediyorsun” diye konuştu.

OCU BUCU DEMEDEN BİRLİK OLUNMALI

İşten atmaların engellenmesinin ve kazanım elde edilmesinin tek garantisinin işçilerin birliği ve örgütlü hareket etmesi olduğuna dikkat çeken Akkul, “İşveren fırın mı kapatmak istiyor? Tamam, kapat arkadaşım. Ama Mersin’de diğer bölgelerde işçi alıyorsun, alma. Kapattığın fırında çalışan arkadaşları yatay geçişle bu fabrikalara gönder. Şu anda Şişecam’da yüzlerce taşeron çalıştırılıyor. Bu yüzden sendikacılara rağmen tabanda bir birliktelik sağlayacaklar. Bu çok kolay değil ama çok zor da değil. Bu birlikteliği 2-3 ay önce sağladılar üstelik. Yine yapabilirler. Ama hiç kimseyi ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, sen şucusun, bucusun demeden yapmaları gerekir. Ocu bucu demeyi bırakacaklar artık söz konusu olan ekmek! Bunun üstünde bir şey yok ya! Bu işin iktidarı muhalefeti olmaz. İşçi sınıf bilinciyle hareket ederek; yönetenlerin, işverenin acımasızlığına başkaldırmalı. Cam işçisinin tarihinde bunun örnekleri var. Yeter ki işçi istesin. Cam işçisi isterse yapar yaparsa başarır. Tüm baskılara rağmen bir şeyler yapmaya çalışan işçiler var. Ama işçinin de taşın altına elini atması lazım. artık gözlerini açacak, uyumayacak. Komiteler kurun. Her şey örgütlülükten geçer. Örgütlü olun” diye konuştu.

İŞÇİ ÇIKIŞLARI BU HAFTA YAPILACAK

ŞİŞECAM, Kırklareli Cam’da fırında çalışan işçileri bu hafta işten çıkaracağını duyurdu.

Fabrika Müdürü Mehmet Önen imzasıyla yapılan yazılı duyuruda “Ekteki listede yer alan çalışanlarımızın iş sözleşmeleri teşvik uygulaması kapsamında 20.10.2017 tarihinde şirketimiz tarafından sona erdirilecektir. 13.09.2017 tarihinden başlamak üzere 20.10.2017 tarihine kadar yıllık ücretli izni olanların öncelikle bu izinleri kullandırılacak, yıllık izinlerin bitiminde 20.10.2017 tarihine kadar ücretsiz izin kullandırılacaktır. Yıllık izni olmayanlar ise 13.09.2017 tarihinden 20.10.2017 tarihine kadar ücretsiz izinli kabul edilecektir. Ödemeler, 20.10.2017 tarihini takip eden 30 gün içerisinde nakden ve defaten yapılacaktır. Fırın kapatılması nedeniyle oluşan istihdam fazlası kalan işçilerin çıkış işlemleri teşvik uygulanmaksızın yasal hakları ödenmek suretiyle bu hafta içerisinde yapılacaktır” ifadeleri yer aldı. 

FEDAKARLIK YAPILACAKSA İŞÇİ DEĞİL ŞİŞECAM YAPSIN

Bazı işçiler arasında “İşten atmaların sebebi maliyet ise biz işçiler, ücretlerinden fedakarlık yaparak, ekmeğini paylaşarak çözecektir” gibi söylemler geliştiğini ifade eden Akkul, “Biz neden fedakarlık yapıyoruz. Çalışarak dünya üçüncüsü, Avrupa birincisi yaptığımız Şişecam yapsın” diyerek tepki gösteren Akkul şunları söyledi: “Ölümü gösterip bizi sıtmaya razı ediyorlar. Bunu en son Beykoz’da yaptılar ama çözüm olmadı. 4’lü vardiya sistemine geçildi, sıfır zam kabul edildi 2001 sözleşmesinde. Ama daha 2 yıl geçmeden işveren yine de fabrikayı kapattı. Bu çözüm değil. Bir işçi olarak kesinlikle böyle bir çözümü doğru bulmuyorum. Doğru bir düşünce değil. 3 gruba ayrılmıştı o zaman. Şişe grubu, ambalaj grubunu birinci grup yaptılar, ev eşyalarını ikinci grup yaptılar. Ama Beykoz Paşabahçe’nin kapanması gündemdeydi. Kapanacak dediler. Orada çalışan arkadaşlarımız da ekmeğimizi kaybetmemek için sıfır zammı kabul etti. Bu şekilde devam edelim dediler. İşveren de bunu kabul etti ancak 2 yıla kalmadan kapattı fabrikayı.”

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Eylül 2017 10:57
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.