‘Gelmek Gazeli’ ve estetik  söylem başarısı

‘Gelmek Gazeli’ ve estetik söylem başarısı

Erdal Güven, İsmail Biçer'in ‘Gelmek Gazeli’ isimli şiir kitabını ele aldı.

Erdal GÜVEN
İstanbul

Bazı şairler, zaman içerisinde özgünleşiyor ve şiir dünyasındaki kalıcı yerini alıyor. Bu özgünleşmeyi sağlayan, şairin güçlü dizeleri ve bu dizelerin şiir dünyasında ve bilinçli okurda yarattığı iz. İsmail Biçer bu şairlerden…

Hiç şüphesiz, onu günümüz şiirinde özgün kılan, şiir ve şiir üzerine yayımlanmış kitapları ve bu bağlamdaki üretkenliği değil… Daha çok, dizelerindeki özgünlük ve estetik söylem… Bu özgünlük ve estetik söylem, yeni kitabı “Gelmek Gazeli”nde de güçlü bir şekilde kendini gösteriyor.

YALNIZLIK, HÜZÜN, AŞK, AYRILIK

“Gelmek Gazeli”; kitaba adını veren “Gelmek Gazeli”, “Yeryüzü Kaçağı” ve “Gidenin Ardından” olmak üzere üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde uzun dizelerden oluşan şiirlerle karşılaşsak da, ikinci ve üçüncü bölümlerde kısa dizelerden oluşan şiirler karşılıyor bizleri.

Kitaptaki şiirler; genelde ‘yalnızlık’, ‘hüzün’, ‘aşk’, ‘ayrılık’ izlekleri üzerine kurulmuş olsa da, estetik söylemden (özgün imgesel yapıdan) asla taviz vermiyor. 

“(…)// Önce susmayı öğrendim,/ sonra uzun uzun susmayı./ Anladım ki dehlizler de evidir insanın,/ adıma açılan kayıtlarda gördüm.// Yeryüzü dediğin arsız bir yurttur./ Günlerimin bağrına saplanan/ hançerin acısıyla anladım;/ sonra oturup ağladım.// (…)” (Keder ve Dil, s. 16).

Bir şairin ele aldığı konu önemli değildir. Zira; doğada ve insan ilişkilerinde olan her şey şiirin konusudur. Önemli olan şairin ele aldığı ya da hissettirmek, sezdirmek, çağrıştırmak istediklerini özgün bir dille (dizelerle) yerine getirebilmesidir. Bu ise bir estetik söylem olgusudur ki, İsmail Biçer şiirinde bunu rahatlıkla görebiliyoruz. İsmail Biçer rafine bir dilin peşinde… Söylenmemiş olanı dile getirmenin (çağrıştırmanın) peşinde… Şiirlerinde düz/kuru söylemlerden olabildiğine kaçınıyor; yarattığı metaforlar üzerinden, adeta bir müziğin peşine düşüyor. Bunlar ondaki estetik kaygısının sonuçları…

“Gelmek Gazeli”, şairin iç dünyasına yönelik söylemleri ve ruh halini barındırıyor olsa da, yer yer toplumsal/politik göndermelerle de karşılaşmak mümkün. Bu göndermelerin kaba ve slogan boyutta olduğunu söylemek doru değil… Bu tür dizelerde de, İsmail Biçer naif/estetik söylemi, ince göndermeleri elden bırakmıyor.

“(…)// Ses çekilir;/ yalnızlık yoklar aynalarda kendini./ Bizi biz yapan çocuklar,/ nereye gittiniz şimdi.// (…)” (Yanık Karanfil, s. 12).

Bir benzer durumu, “Beni Bağışlama” şiirinde de görmek mümkün…

“(…)// Beni bağışlama/ Sular berraklığını,/ fesleğenler kokusunu yitirdi./ İçimde solgun bir bahçenin ağırlığı,/ beceremedim bir coğrafyaya dost kalmayı.// (…)” (S. 14).

KISA DİZELİ ŞİİRLERİNE DEVAM EDİYOR

İsmail Biçer, bir önceki kitabı “Sus Alfabesi”nde yarattığı kısa dizeli (yer yer haiku tarzı) şiirlerine “Gelmek Gazeli”nde de devam ediyor. Denebilir ki; şiir okuru, kısa dizeli şiirlerin çarpıcı, akılda kalan, şaşkınlık uyandıran yanına ve tadına bu kitapta da ulaşacaktır. İşte, birkaç örnek:

“Ömrüme musallat olan bu karanlık/ Yuvasını bozduğum kuşların ahı mı” (Kuşların Ahı, s. 23).

“Yağmurla buluştum/ Ruhumda ıslak bir telaş” (Buluşma, s. 26).

“Ah çocukluğum!/ Dertli masallar yurdum” (Şairin Çocukluğu, s. 28).

“Aşk:/ Çekip gitmekmiş meğer/ Bütün suların kalbinden/ Usulca çekilen ay gibi” (Ay Gibi, s. 42).

“Gelmek Gazeli”nde, estetik ve modern şiir söylemini elden bırakmayan, önceki kitaplarında olduğu gibi; yaşamın ve bireyin iç dünyasına naif ve imgesel yolculuklar yapan, insanın kendini sorgulamasına yardımcı olan bir şair duruyor karşımızda. Şiirle dünyanın değiştirilemeyeceğini, ancak algıların ve kötü yanlarımızın törpüleneceğini hatırlatan ve buna davetiye çıkaran bir şair… 

Gelmek Gazeli, İsmail Biçer, Şiir, Artshop Yayıncılık, Ağustos 2017

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.