TEKNOROT işçileri: Kadrolu çalışanların kökünü kurutacaklar

TEKNOROT işçileri: Kadrolu çalışanların kökünü kurutacaklar

Düşük zam sonrası direnişe çıkan TEKNOROT işçileri, patronun fabrikada taşeronlaşmaya gittiğini ve kadrolu işçileri işten atmaya başladığını belirtti.

Fırat TURGUT
İstanbul

Türk Metal Sendikasının düşük zamma imza atmasına karşı başlattıkları direnişleri, emniyet müdürü ile il alay komutanının şahitliğinde patronun verdiği “Direnişi bitirin eskisi gibi aile olalım” sözüyle  bitirilen TEKNOROT’ta, işçilere yönelik saldırının ardı arkası kesilmiyor. İşten atmaların devam ettiğini belirten işçiler, bir yandan da taşeron işçi alımlarının arttığına dikkat çekti. İşçiler, “Bir kıyım bekliyoruz. Özellikle direnişe öncülük eden işçilerden başlayacaklar. Kadroyu bitirip tüm işlerde taşeron işçileri çalıştıracaklar” dedi. TEKNOROT işçileri, MESS sözleşmesine ilişkin de Türk Metal üyesi işçilere şu uyarıda bulundu: “Birliğinizden başka hiçbir şeye güvenmeyin.”

İŞÇİ KIYIMI BEKLENİYOR

Direnişten sonra başlayan işten atmaların devam ettiğini belirten bir TEKNOROT işçisi, “Bunu yine işçiyi yıldırarak yapıyorlar. İşçiye hiçbir yasal yol bırakmamak için bir bölümden başka bir bölüme sürüyorlar. İşçi istifa etmek zorunda kalıyor” dedi.

Yakın zamanda bir kıyım beklendiğini ifade eden işçi şu şekilde devam etti: “Ama bu da anlaşma yoluyla olacak muhtemelen. Çağırıp da ‘Kardeşim ben seni işten çıkaracağım’ demeyecek. Öyle dediği zaman bana mahkeme yolu da açılacak. Bu şekilde zarara uğramamak için işçiyi çağırıp ‘Sen bırak biz de senin haklarını verelim’ diyecekler. Bu kıyımda da amaç direnişe öncülük edenleri fabrikadan uzaklaştırmak.”

Fabrikadaki burç bölümünün içinde yer alan eksantrik pres bölümünün kapatılacağını söyleyen başka bir işçi ise şunları anlattı: “Burç bölümünün içinde eksantrik pres, sıcak pres, fırçalık ve boyahane bölümü var. 10 kişinin çalıştığı eksantrik preste çalışan bir arkadaşı sıcak pres bölümüne vermek istemişler. İşçi istememiş, makineleri kapatmışlar. Şef müdürün yanına gidip çalıştırmıyorum elemanları demiş. Müdür de gelip, ‘Bu bölüm kapanacak, amacımız burçtakileri burçta tutabilmek. Yoksa sizi ana binaya göndermek zorunda kalacağız ya da çıkışınızı vermek zorunda kalacağız’ demiş. O bölümde üretilen ürünleri İzmit’teki bir firmaya vermişler. Makineleri de oraya taşıyacaklarmış. Bu bölümden de iki kişi İzmit’e gidecek bir süreliğine. Orada bu işi yapacak olanlara eğitim verecekler. Makineleri nasıl kullanacaklar, hangi ürünlerde hangi ölçüyü tutturmaları gerekiyor gibi bir eğitim olacak. Artık 1 hafta mı 1 ay mı ne kadar sürer bilmiyoruz.”

TAŞERON TÜM BÖLÜMLERE YAYILIYOR

Fırçalık bölümünde taşeron işçilerin çalıştırıldığını dile getiren başka bir işçi de “Fırçalardakileri ana binaya gönderdiler. Taşeronu da yavaş yavaş tüm bölümlere yerleştirme gibi bir planları var. Kadrolu çalışanların kökünü kurutacaklar. İçerideki kadrolu işçi de işi göstermiyor. Çünkü diyor ki ben bunu yetiştireceğim, sonra ben işsiz kalacağım. Bu sebeple bırakan taşeron işçiler de oldu. Ayrıca sabit asgari ücretle çalışıyorlar. Onlar da 6 ay sonra kadroya geçme ümidiyle çalışıyorlar. Ama TEKNOROT’un kimseyi kadroya alacağını düşünmüyorum. Ya ‘Sen bir 6 ay daha devam et ben bir düşüneyim’ diyecek ya da ‘Hadi kardeşim güle güle diyecek” şeklinde konuştu.

İŞÇİNİN TÜRK METAL’DEN BİR BEKLENTİSİ YOK

İşten atmalarda öncelikle Türk Metal’den istifa eden işçilerin hedef tahtasına konduğunu aktaran bir işçi şöyle konuştu: “Bir taraftan Birleşik Metal-İş’e üye olanların sayısı da artıyor. Çok büyük bir artıştan söz edemeyiz ama tek tek artış var. Ama öte taraftan da Türk Metal’den istifa edenler de patron ve Türk Metal’in hedefinde. Türk Metal’le patron kafa kafaya verip ‘Bu adam sendikadan istifa etti’ deyip çıkarma yoluna başvurabiliyor. Burada da ya anlaşarak ya da yok kavga etti, yok küfür etti deyip çıkarıyor. Türk Metal’deki üyelikler aslında bunun için devam ediyor. Yoksa işçi yaşadı gördü. Kimsenin bir beklentisi yok zaten. İşini kaybetmek istemiyor işçi.

DİRENİŞE KATILANLARDAN TEMSİLCİ ATAYACAKLAR

Türk Metal temsilcilerinin hiçbir işçi tarafından umursanmadığını ifade eden işçi, “Birleşik Metal-İş’e geçenler zaten Türk Metal’i umursamıyor ama Türk Metal üyeleri de aynı durumda. Şimdi direnişe katılanlardan temsilci seçmeye çalışacaklarmış. Bir işçiye temsilcilik teklif etmişler. Bizimle birlikte 3 gün 3 gece direnişe katılan bir arkadaş. Beni nasıl sattılarsa onu da sattılar, beraber bekledik. Sen bunu bile bile bu işe giriyorsan, bir çıkarın olduğu için bu işe giriyorsun. İşçiyle konuştuk, hayırdır diye. O da ‘Belli zamanlarda temsilciler toplantı yapıyor, çalışmıyorlar, makinesini açmıyor. Belirli dönemlerde kampa falan çıkıyorlar, otele gidiyorlar. Benim amacım arada bir tatile gitmek, çalışmam kafama göre takılırım’ diyor. İşte senin çıkarın da kaytarmak. E senin bize hiçbir faydan dokunmaz ki. Kaytarmak için bu işin peşindesin. Bir de Türk Metal’in gösterdiği adayın karşısına çık, ben seni destekleyeyim. Ama Türk Metal beni seçti diye karşıma gelirsen ben seni kale almam” diye konuştu.

‘BİRLİĞİNİZDEN BAŞKA  HİÇBİR ŞEYE GÜVENMEYİN’

117 bin işçiyi ilgilendiren MESS grup sözleşmesine değinen bir işçi de metal işçilerine şu uyarıyı yapıyor: “Şu saatten sonra Türk Metal yönetiminde babamın oğlu olsa güvenmem. Zihniyet değişmiyor çünkü. Biz bunun kazığını yedik. On binlerce işçinin dikkatli olması gerekiyor. Bizim direnişimiz nasıl başladı? Sendika bizi satınca başladı. Sendikasız olarak yola çıktık. Biz taleplerimiz etrafında birliğimizi koruyabilseydik sonuç başarılı da olabilirdi. Burada da işçi beklenti içerisinde olmaktan çok ben bunu alacağım demesi gerekiyor. Ve bunun için uğraşmalı. İşçinin kendisine, birliğine güvenmesi gerekiyor. Birliğinizden başka hiçbir şeye güvenmeyin.”

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Eylül 2017 07:18
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.