'Ülkenin barışa, adalete ve demokrasiye ihtiyacı var'

'Ülkenin barışa, adalete ve demokrasiye ihtiyacı var'

İHD Adana Şubesi, Eren Keskin, Mehmet Bekaroğlu ve Meral Danış Beştaş'ın katılımıyla 'Adalet ve Barış' paneli düzenledi.

İHD Adana Şubesi'nin düzenlediği "Adalet ve Barış" panelinde, gerçek bir demokrasi sağlanmadan ve Kürt sorunu çözülmeden barış ve adaletin gelmeyeceği vurgulandı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, "Barış ve Adalet" konulu paneli Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezinde düzenledi. Panele İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu konuşmacı olarak katılırken panele CHP Adana  Milletvekili İbrahim Özdiş, CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, CHP İl Başkanı Ayhan Barut, Emek Partisi GYK üyesi Halil İmrek, HDP MYK Üyesi Asiye Kolçak, HDP il eş başkanları, Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, Adana Alevi Dernekleri temsilcileri, sendika ve meslek odaları başkankarı ile çok sayıda dinleyici katıldı.

Panel İHD faaliyetlerini anlatan sinevizyon gösterimi ile başladı. Gösterimin ardından saygı duruşu ile devam eden panelde İHD Adana Şube Başkanı İlhan Öngör açılış konuşmasını yaparak ülkenin barışa ve demokrasiye çok ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçildiğini dile getirdi.

'YARGILAMA '90'LARI GERİDE BIRAKTI'

İHD Akdeniz Bölge Temsilcisi Yasemin Şeker Dora'nın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk olarak söz alan İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, İHD'nin kuruluş sürecini anlatarak, ilk olarak cezaevinde yaşanan hak ihlalleriyle ilgilendiklerini dile getirdi. '90'lı yıllarda ciddi hak ihlallerinin yaşandığını ifade eden eden Keskin, '90'lı yılları arayan hukuksuzluklarla ve hak ihlalleriyle karşılaştıklarını anlattı. Keskin, "Barışın ve demokrasinin neden uzağındayız? Türkçü ve islamcı ve tekçi zihniyet dayatmaya devam ediyor. Bizler bunu kabul etmedik. Bu nedenle baskıya maruz kalıyoruz. Hatta baskı konuları daha da ağırlaşıyor. Hukuk dışı yargılamalar '90'ları geride bıraktı. Daha önce yargılamalar devam ederken tutuklama yapılmıyordu, şimdi ise daha ifadeye vermeye giderken tutuklanma korkusu var. Düşünce ve ifade özgürlüğünün bu denli zorlaştığı bir süreç yaşamadık. Yüzlerce gazeteci tutuklandı, insan Hakları savunucuları tutuklanıyor" dedi.

 

'HDP’YE SALDIRILAR NEDENİ KÜRT SORUNU'

Kürt sorununa değinen Keskin, "Kürtlerin sorunları tüm coğrafyayı etkilemektedir. Kürt sorunu Kürdistan sorunudur. HDP'li vekillerin tutuklanması buna bağlıdır" dedi.

Bağımsız bir yargının olmadığını belirten Keskin "Hukuk Cumhurbaşkanı'na bağlıdır. Cumhurbaşkanı ne derse o oluyor" ifadelerini kullandı. Keskin, OHAL ilanı ile birlikte her alanda hak ihlallerinin tavan yaptığını dile getirerek kendisine yüzlerce dava açıldığını ancak yurt dışına çıkmayı düşünmediğini vurguladı.

Keskin'in ardından CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu söz aldı. İnsan hakları çalışmasını bir ibadet olarak tanımlayan Bekaroğlu, aynı zamanda bir insan hakları savunucusu olarak mücadele ettiğini dile getirdi. 12 Eylül ve '90'ları aratan bir dönemi yaşadıklarını ifade eden Bekaroğlu, 12 Eylül döneminde cezaevinde sağlık görevlisi olduğunu ve o dönemde yapılan yargılamalarda asker yargıçların somut bir delil aradığını ve bu şekilde karar verildiğini anlattı.

'DELİL OLMADAN YARGILAMA'

Bekaroğlu, "Şu anda delil bile yok, delil olmadan karar veriliyor" dedi. OHAL ile birlikte Meclis'in devre dışı bırakıldığını ifade eden Bekaroğlu, "Parlamento ne denetleme ne de yasama görevini yerine getiremiyor. Giderek karamsarlığa iten bir dönem yaşıyoruz" dedi. "Her an herkes terörist olabilir" diyen Bekaroğlu, "Onlara muhalif ve karşı olanlar her an terörist olabilir. Bunun zemini de yapılmış durumda. Şu anda bu karanlık durumu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Bekaroğlu, bu karanlık duruma karşı bir araya gelerek mücadele etmenin önemine değindi.

'BAŞARAMAYACAKLAR'

Son olarak ise HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş söz aldı. Beştaş, her iktidar döneminde adaletsizliğin olduğunu söyledi. Beştaş, Gerçek bir adaletin ve barışın tesis edilmediğini ve bunun sebebinin devlet politikası olduğuna değindi. AKP hükümeti döneminde kadına yönelik şiddet ve saldırıların arttığını söyleyen Beştaş, kadına yönelik şiddetin devlet politikasından bağımsız olmadığını dile getirdi. Beştaş, "Türkiye'de şu anda adalet diye bir şey yok Türkiye'de şu anda bir anayasa yürürlükte değil. Türkiye şu anda bir hukuk devleti olma özelliğini kaybetmiştir. Türkiye'de her alanda bir saldırı var. AKP, 15 Temmuz'u bir altın fırsat olarak değerlendirip, her alana baskı uygulayıp, kim ağzını açsa terörist ilan edip tutuklatıyor. Biat eden bir toplum yaratmayı ve dizayn etmeyi kendilerine bir yol olarak önlerine koymuş durumdalar. Peki bunu başaracaklar mı? Tabii ki de başaramayacaklar" dedi.

'BARIŞ VE ADALET KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İLE GELİR'

"Türkiye'de Kürt sorunu çözülmeden barış ve adaletten söz edilemez" diyen Beştaş, Kürt sorununun çözümü ile adalet ve barışın geleceğini sözlerine ekledi. Eş genel başkanlarının tutuklanmasının nedeninin siyaset yapmaları olduğunu ifade eden Beştaş, "Bize ve halka savaş açtılar. HDP'ye savaş açıldı. Bu tutuklamaların sebebi budur. Her alanda dayanışmayı büyütmemiz gerekir" dedi.

'FAŞİZME TESLİM OLMAYACAĞIZ'

Türkiye'de her alanda adaletsizliğin yaşandığını ifade eden Beştaş, Samsun'da tarım işçisi Perihan Akın'ın katledilmesine dikkat çekerek, devletin ayrımcılık politikalarının bu olayın sebebi olduğunu anlattı. "Adalet olmadan barış içinde yaşanmaz" diyen Beştaş, "Kendi çıkarları için yasa çıkarıyorlar. 11 milletvekilinin tutuklu bulunduğu dönemde yapılan anayasa değişikliği meşru değildir" ifadelerini kullandı. Beştaş, "Herkesin eşit ve özgür yurttaş olduğu ortamlarda adaletten söz edilebilir.  Adaletin olduğu yerde çatışma olmaz. 'Durmayalım, durduralım' kampanyamız kapsamında vicdan ve adalet nöbetlerimiz 4 Kasım'a kadar devam edecek. Faşizme teslim olmayacağız ve gereken mücadeleyi vereceğiz" diye konuştu.

Panel soru cevap bölümü ile son buldu. (Adana/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER AdanaİHD