Yüksel Koç: MİT davasında tanık değil müdahil olmalıydım

Yüksel Koç: MİT davasında tanık değil müdahil olmalıydım

Almanya'da MİT elemanı Sayan’ın yargılanmasına başlandı. Hedefteki Kürt siyasetçi Yüksel Koç, 'Davaya tanık değil müdahil olarak çağrılmalıydım' dedi.

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) adına Almanya’da Kürt siyasetçilere yönelik suikast düzenleme hazırlığı içinde olduğu iddia edilen ve geçtiğimiz yıl aralık ayında Alman polisinin bir operasyonuyla tutuklanan 32 yaşındaki Mehmet Fathi Sayan’ın davası bugün Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde başladı.

Sabah mahkeme önünde bir araya gelen Kürt kurumlarının temsilcileri ve Alman siyasetçiler, mahkemeden beklentilerinin Sayan ve arkasındaki güçlerin bütün ayrıntılarıyla açığa çıkarılmasını talep etti.

MİT ADINA ÇALIŞTIĞINI KABUL ETTİ

Sayan’ın içinde yer aldığı MİT grubu tarafından hedef olarak seçildiği iddianamede yer alan Almanya Demokratik Kürt Toplumu (NAV-DEM) eski eş başkanı ve şu anda Avrupa Kürt Demokratik Kürt Toplumu (KCD-E) Eşbaşkanı olan Yüksel Koç da mahkeme önünde yapılan açıklamada yerini aldı.

Basının yoğun ilgi gösterdiği ve güvenlik önlemleri altında saat 10.00’da başlayan duruşmaya eyalet milletvekilleri ve değişik sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Alman polisine verdiği ifadede MİT adına çalıştığını, karşılığında 30 bin avro para aldığını kabul eden Sayan, Koç’un yanı sıra Denge TV muhabiri olarak Kongra Gel Eş Başkanı Remzi Kaplan ve diğer üst düzey Kürt siyasetçilerle de görüşmeler yapmıştı.

KOÇ EVRENSEL’E KONUŞTU

Sayan’ın hedef aldığı, günlerce hakkında bilgi topladığı Yüksel Koç ise duruşmaya tanık olarak davet edildiği için katılamadı.
Koç yarın duruşmaya katılacak ve Sayan’ın MİT elemanı olarak kendisine karşı nasıl bir suikast planı yaptığını ayrıntılı olarak açıklayacak. Duruşma başladığı sırada Evrensel’in sorularını yanıtlayan Koç, öncelikle kendisinin davaya müdahil değil de tanık olarak çağrılmasına tepki göstererek “Bu hukuka siyaset bulaştığı için böyle oldu. Şu anda başlayan davanın daha önce Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde MİT elemanı Muhammed Taha Gergerlioğlu davasına benzeme tehlikesiyle karşı karşıya. Operasyon için Almanya’da olan Gergerlioğlu’na karşı açılan dava kapatılmıştı. Bütün belge ve bilgileri Eylül 2016’da Alman devletine biz verdik. Davayı da ben açtım. Buna rağmen üzerinde durulmadı. Bremen Savcılığı ve polisi durumu basına vermememiz konusunda bizi uyardılar. Biz de 9 Kasım’a kadar bir gelişme olmayınca durumu basına bildirdik. Ardından Aralık ayında bir operasyonla Sayan gözaltına alındı. Biz olayı basına verdikten sonra Sayan başka bir yere gidip geri geldi. Nereye gittiyse, MİT’le istişare yaparak nasıl bir savunma yapacağı konusunda bilgi aldığını düşünüyoruz. Bilinmesine rağmen Almanya’dan kaçmaması dikkat çekici” dedi.

MÜDAHİLLİĞİ KABUL EDİLMEDİ

Koç, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede “Sayan, 2015’te Yüksel Koç’u takip etmek için Bremen’e geldi” denildiği halde kendisinin müdahil değil de tanık olarak çağrılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Savcı kendisiyle çelişiyor. Bir tarafta benim hedefteki kişi olduğumu belirtiyor diğer tarafta ise müdahil olmamı kabul etmedi. Savcının ikinci önemli tutarsızlığı ise Sayan’ın MİT elemanı olduğu kabul edilirken infaz timinde yer almadığını ifade etmesidir” dedi.

“Bana göre özel görevlendirilmiş infaz timi içinde yer alıyor” diyen Koç, “Bizim elimizde bulunan başka önemli bir bilgi de, Nisan 2016’da Türk istihbaratı adına çalışan bir kişi, üç timin 9 kişiyi infaz etmek için gönderildiğini, timlerden birisinin kendisiyle görüştüğünü, sonra Bremen’e geçtiğini söylemişti. Biz bu bilgileri de Mayıs 2015’te Bremen İçişleri Senatörlüğü ve Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdik. Bu mektuplar elimizde mevcut” diye konuştu.

BELGELERİ BİZ SAVCILIĞA VERDİK

Koç sözlerine şöyle devam etti: “Bu planı basına bildirmemiz üzerine, bir kadın Özgür Politika gazetesini arayarak ‘Bu timin kim olduğunu biliyorum ve Yüksel Koç’a çok yaklaştılar’ diyor. Ayrıca elindeki belgeleri de vermeye hazır olduğunu söylüyor. Ağustos ayında yaptığımız görüşmede bütün bilgi ve belgeleri bize verdi. Bu nedenle, hem davacı hem de hedef seçilen kişi olarak davaya müdahil olmamız gerekiyor. Müdahil olmamızın engellenmesi bence siyasetin gölgesinin hukuk üzerinde olduğunu gösteriyor.”

Koç, Kürt kurumları ve Avrupa’daki bütün muhalif güçler olarak MİT elemanlarının arkasında kimlerin olduğunun bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması, MİT ve AKP ile ilişkili bütün kurumların Almanya’daki faaliyetlerinin yasaklanması gerektiğini savunarak, “Eğer bu dava bütün soruların yanıtlanmasıyla sonuçlanmazsa Kürtler ve diğer demokratik güçlerin güvenliği tehlikeye girecektir. Daha da önemlisi bu Almanya’nın demokrasisine zarar verecektir” diye konuştu.

Koç, “Almanya’da bir paramiliter yapının oluşturulmasına kesinlikle izin verilmemeli. Mahkeme bütün bunları görerek yargılamayı yapmalıdır” dedi.

www.evrensel.net