Kapitalizme inat sosyalizme yaraşır bir hafta

Kapitalizme inat sosyalizme yaraşır bir hafta

Gençlerin beraber ürettiği, eğlendiği, kamptaki yaşamdan birlikte sorumlu oldukları 7 günü kampa ilk kez katılan arkadaşlarımız bizimle paylaştı.

Hazal GÖÇMEN
Antalya

Türkiye bir seneyi aşkın OHAL ile yönetilirken birbirinin peşi sıra ilan edilen KHK’ler yönetimdeki hukuksuzluğa dayanak olarak gösteriliyor. Hükümetin savaş ve emek sömürüsü politikalarına karşı yeni bir dünya yaratmak isteyen gençler geleceği deneyimlemek üzere 15. Gençlik Yaz Kampı’nda buluştu. Gençlerin beraber ürettiği, eğlendiği, kamp alanındaki yaşamdan birlikte sorumlu oldukları 7 günü kampa ilk kez katılan arkadaşlarımız bizimle paylaştı.
“KAMPTA GEÇİRDİĞİM GÜNLER AKLIMDAN ÇIKMAYACAK”
Kampa ilk defa katılan arkadaşlarımızdan ODTÜ öğrencisi Berkay, kolektif bir kamp yaşamını ilk kez deneyimlediğini ve bu deneyimin de kendisine birçok yönden katkısı olduğunu dile getirerek başlıyor sözlerine. Kampta geçirdiği her anın keyifli olduğunu vurgulayan Berkay, bir senenin yorgunluğu ve stresi düşünüldüğünde en çok eğlendiği anlardan birinin tüm kamp katılımcılarının birlikte olduğu ve oldukça hareketli geçen konser vakitleri olduğunu söylüyor. Kampta geçirdiği günlerin aklından çıkmayacağını dile getirirken kampta hep beraber ürettik ve hep beraber tükettik, ne gereğinden fazlası ne de azı, içinde bulunduğumuz kapitalist dünyaya inat birkaç günümüzü sosyalizme yaraşır bir biçimde yaşadık diyerek aslında gelecekten çaldığımız günlerin kısa bir tarifini yapıyor. Kamp süresinde devam eden atölyelerden Evrim Atölyesi’ne katılmayı tercih ettiğini anlatırken dersi daha önce almış olmasına bağlı olarak konuya ilişkin bilgisinin olduğunu fakat hem atölye yürütücüsünden aldığı bilgilerin hem de kendi aktarımlarının oldukça faydalı olduğuna değiniyor. Kampın hangi özelliğini yaşantısında devam ettirmek istediğini sorduğumuzda ise Berkay, kampın atmosferinden kaynaklı tüm insanlarla kaynaşmak ve yardımlaşmak durumundaydık bu bana hem keyif verdi hem de özgüvenimi arttırmamı sağladı; kamptan sosyal anlamda kazandıklarımı yaşantıma taşımak üzere çaba göstereceğim ifadeleriyle yanıtladı. Gençlik kampının önemli noktalarından olan farklı bölgelerden işçi ve öğrenci gençlerle sohbet etme imkânını değerlendiren Berkay, diğer şehirlerden gelen arkadaşlarımızla içinde bulunduğumuz OHAL’i ve KHK’ların bizi nasıl etkilediğini ve bunlarla mücadele etme yollarını paylaştıklarını anlatarak sözlerine son veriyor. 
“HERKESİN EŞİT İŞ YAPTIĞI, KEYİFLE HER İŞE GİDİLEN BİR YER”
Kampa ilk kez gelme şansı olan aşçılık mezunu arkadaşımız Muzaffer ise kampa gelmeden önceki düşünceleri ve kamptan sonraki düşüncelerinin farklı olduğunu ve öğrendiği yeni bilgilerle birlikte bu kampa iyi ki gelmişim diyerek sözlerine başlıyor. Kampta gün sonlarında herkesin birlikte eğlendiği konserler ve günlük yayınlanan Kamp TV’nin kampın en çok hoşuna giden yanlarından olduğundan bahsediyor. Kampı özetlerken herkesin eşit iş yaptığı güzel bir yaşam tarzı olan ve keyifle her işe gidilen ortaklık içinde yaşanılan bir yerdi ifadelerini kullanıyor. Kampta Politik İktisat Atölyesi’ne gitmeyi tercih ettiğini ifade eden Muzaffer, “Atölyede gerçekten bilmediğim, unuttuğum ve yanlış bildiğim bilgileri düzeltip doğru öğrendim.” diyerek çok verimli bir atölye geçirdiğini anlatıyor. Kampın her özelliğini yaşantısına taşımak istediğini dile getiren Muzaffer bunun kapitalist ekonomi içerisinde imkânsız olacağını belirtiyor. Bazı fikirlerinin değiştiğini anlatırken, Kemalist biri olarak kendisi için kampın güzel geçtiğini vurguluyor. 
BİRLİKTE YÜRÜTÜLEN GÖREVLER KAMPIN RUHUNU YANSITIYOR…
15. Gençlik Yaz Kampı’na katılan arkadaşımız Selen ise kampta en keyif aldığı etkinliğin gün içerisinde birlikte yürütülen görevler olduğunu çünkü bu görevlerin kampın ruhunu ve amacını yansıttığından söz ediyor. Görevleri birlikte yaparken hem kampı beraber düzenlediğimizi düşünüyor hem de görevdeki diğer arkadaşlarımla farklı konular hakkında tartışma imkânı buluyordum diyerek kampın bu kısmının kendisi için eğlenceli ve öğretici olduğunu vurguladı. Unutamayacağı deneyimlerden bahsederken kampta birçok farklı insanın kolektif bir yaşamı beraber örgütleyebildiğini ve mutlu bir şekilde yaşayabileceğini gördüğünü anlatıyor. Evrim Atölyesi’ne katılmayı tercih ettiğini söyleyen Selen eğitim müfredatından kaldırılan evrimin kampta tartışılabiliyor olmasının önemli olduğuna dikkat çekerken evrim teorisinin ideolojilere bağlı olarak farklı yorumlanmasının en çok ilgisini çeken konulardan olduğunu söylüyor. Sohbetimizin sonunda Selen, herkesin birlikte çalıştığı, birlikte üretip birlikte tükettiği ve emeğinin karşılığını alabildiği bir düzenin mümkün olduğunu daha çok insana anlatmak isteğinden bahsediyor.

www.evrensel.net