Altın madeninin ÇED olumlu raporuna dava açıldı

Altın madeninin ÇED olumlu raporuna dava açıldı

Bergama Ovacık Altın Madeninin üçüncü atık havuzu için verilen ÇED olumlu belgesine karşı dava açıldı.

Özer AKDEMİR
İzmir 

Gündeme geldiği günden bugüne kadar yaklaşık 20 yılda onlarca dava açılmasına rağmen Bergama'daki altın madeni üretimine devam ediyor. Bergama Köylülerinin destansı direnişi de yıllar önce sönümlendirildiği için mahkeme kararlarının işlemediği altın madenine karşı yurttaşların ve kurumların dava açmaktan başka da bir yolları kalmıyor.

İKİ HAVUZ DOLDU ÜÇÜNCÜSÜNE İZİN ÇIKTI

2000 yılının başından günümüze kadar siyanürle altın ayrıştırılması yapılan madenin ilk iki atık havuzu dolduğu için üçüncü atık havuzu gündeme getirilmişti. İzmir Valiliği altın işletmesinin açık ocağı üçüncü atık havuzu yapmasını öngören projeye ÇED olumlu belgesi verdi. Bergama Belediyesi, İzmir Tabip Odası, TMMOB Metalurji ve Kimya Mühendisleri Odası, EGEÇEP ve 116 yurttaş tarafından dava açıldı. Dün İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığına sunulan dava dilekçesinde ÇED olumlu kararının yürütmesinin durdurulması talep edildi. 

MAHKEMENİN 'KAPATIN' DEDİĞİ MADENE YENİ İZİN VERİLDİ

Bergama Ovacık Altın Madenine ilişkin verilen izinlerin iptali için daha önce defalarca yargı tarafından iptal kararı verildiğinin belirtildiği dava dilekçesinde en son olarak İzmir 3. İdare Mahkemesinin altın madenine 2009 yılında verilen ÇED olumlu kararını, raporun “…alanın gerçek flora, fauna ve diğer canlı grupları bakımından tür çeşitliliği, populasyon zenginliği, Türkiye'deki dağılışı, yok olma durumu belirlenmeden" hazırlandığı gerekçesiyle iptal ettiğine dikkat çekildi. 

Bu mahkeme kararından sonra anayasanın çeşitli maddelerine ve diğer yasal düzenlemelere göre en geç 30 gün içinde hukuka aykırı çalışan Ovacık Altın Madeni işletmesinin temelli kapatılması, maden şirketinin sahayı (mümkün olduğunca) eski haline getirmesi, ortaya çıkan ekolojik zararların tazminatını ödemesi, ardından şimdiye kadar hukuka aykırı biçimde izin veren, suç işleyenlerin yargılanması gerekirken öyle olmadığına dikkat çekilen dilekçede şu görüşlere yer verildi: "Mahkeme kararının aşılması için bu kez 2009/7 sayılı genelge işletildi, yeni ÇED Raporu 20 Haziran'da bakanlığa sunuldu, 3 Temmuz'da İDK toplantısı yapıldı, 13 Temmuz'da da yeni ÇED raporunun nihai yapıldığı duyuruldu. ÇED raporunun yer almadığı duyulara yapılan itirazlara rağmen 3 Ağustos 2017 tarihinde bu davanın konusu işlemle birlikte ÇED olumlu belgesinin verildiği duyuruldu. Bu işlemin iptali için ayrıca dava açılmıştır"

NE BİLİM, NE YARGI MADENİ DURDURABİLİYOR

Çevre sağlığı ve canlı yaşamı için yaratacağı riskleri tespit eden onlarca bilimsel rapora, onlarca mahkeme kararına, AİHM kararına rağmen faaliyetini sürdüren Ovacık Altın Madeni işletmesi sürecinde çıkan tehlikeli atıkların depolandığı iki atık depolama tesisi kapasitelerinin artırılmış olmasına karşın dolduğunun belirtildiği dava dilekçesinde üçüncü atık havuzunun yapılmasına dair sürecin de başından itibaren hukuksuz bir şekilde işletildiğine vurgu yapıldı. 

HALK TOPLANTISINDAN HALKIN HABERİ OLMADI

Proje için yapılacağı duyurulan halkın katılımı toplantısının yeri ve saatinin duyuruda belirtilmediği, yöre halkına başka bir şekilde bu toplantı ile ilgili bilgi ulaşmadığının kaydedildiği dilekçede, daha önce bu proje ile ilgili olumsuz görüş veren DSİ'nin görüşünü sonradan neden değiştirdiğine dair de bir bilginin bulunmadığı ifade edildi. 

Tüm bunların yanı sıra 3. atık havuzu nihai ÇED raporunun olması gereken Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün web sayfasında 2014 tarihli ÇED başvuru dosyasının yer aldığı ve hala 3. atık havuzu nihai ÇED dosyasına ulaşılamadığı kaydedildi. 

BAKIRÇAY'IN ÖLÜMÜ!..

Son günlerde Ege Bölgesi’nde sürekli depremler meydana geldiğine ve en son 6,6 şiddetinde deprem olduğuna vurgu yapılan dava dilekçesinde "Bergama da deprem bölgesidir, olası bir depremde Ovacık Altın Madeni'nin atık havuzlarının patlaması riski çok yüksektir. Böylesi bir durum Bakırçay bölgesinin ölümü demektir. Bu riski neden göze alıyoruz? Ovacık Altın Madeni'nin kirliliğini ve hukuksuzluğunu bu aşamadan sonra doğa da sistem de kaldıramaz. Bu nedenle dava konusu işlemin derhal yürütmesinin durdurulması, yargılama sonunda iptali için başvuru yapıyoruz" denildi.

KÖYLÜ HAREKETİ BİTİNCE HUKUK DA BİTTİ

Bergama yakınlarında, Narlıca, Ovacık, Çamköy arasındaki verimli tarım toprakları üzerinde yıllardır faaliyetini sürdüren Ovacık Altın madeni, cevher bitmiş olmasına rağmen yöredeki Kozak Yaylası ve diğer madenlerden getirilen cevherin işlenmesi için çalışmasına devam ediyor. 

Çok uluslu Eurogold'dan, ABD'li Normandy'e, ondan Gülen Cemaatine yakınlığını hiç gizlemeyen bugün de FETÖ davasının firari sanığı olarak aranan Akın İpek'in aile şirketi Koza'ya satılan altın madeni, AKP-Gülen koalisyonun bozulmasının ardından çeşitli operasyonlarla TMSF'ye geçirildi. 

Yıllardır çevreye verdiği zararların yanı sıra hukuksal süreçleri etkisiz hale getiren mahkeme kararlarının ardından dolaşılmasına yol açan, yeni yasal düzenlemelerin ilk uygulandığı alanlardan birisi olarak tartışılmaya devam eden altın madeni bu son özelliğini korumaya devam ediyor. Altın Madeni geçtiğimiz aylarda mahkemece verilen 2009 ÇED'inin iptal kararına rağmen, 2009/7 genelgesi uyarınca yeni bir ÇED ile üretime devam ediyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Eylül 2017 10:59
www.evrensel.net