04 Eylül 2017 04:49

Milli Eğitim Bakanlığı, Ceza İnfaz Kurumu gibi çalışıyor

MEB'in okulların açılmasına günler kala bölge illerinde yüzlerce öğretmeni sürgün etmesi kararına tepkiler sürüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, Ceza İnfaz Kurumu gibi çalışıyor

Paylaş

Özkan ZÜLFİKAR
Elazığ

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların açılmasına sayılı günler kala bölgede yüzlerce öğretmeni sürgün etmesine tepkiler devam ediyor.

Öğretmenler çeşitli eylemlerle karara tepkilerini gösterirken, uygulamaya son verilmesi çağrıları da yapılıyor. Açıklamalarda sürgün kararıyla birlikte öğretmenlerin, öğrencilerin ve ailelerin mağdur edildiği vurgulanırken, ihraçlardan sonra sürgünlerle eğitim sisteminin bir kez daha yara aldığı kaydediliyor.

Sürgün kararının uygulandığı illerden biri de Elazığ oldu. Elazığ’da şimdiye kadar 72 öğretmenin sürgün edildiği biliniyor. Elazığ Eğitim Sen Şube Yöneticisi ve aynı zamanda kendisi de sürgün edilen Ayşe Yılmaz gazetemize değerlendirmelerde bulundu. 20 yıllık meslek hayatının olduğunun altını  çizen  Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı’nı eleştirerek ceza infaz kurumu gibi hareket ettiğini belirtti.

EŞ ÖĞRETMENLER FARKLI İLLERE SÜRGÜN EDİLDİ

Kastamonu’ya sürgün edildiğini dile getiren Yılmaz, açığa alındıkları üç ay boyunca öğrencilerin ve öğretmenlerin çok zorlandıklarını anlatarak, “Mesleğimiz yıpratıcı ve zor bir meslek. Ama mesleğimi çok seviyorum. Öğrencilerimi çok seviyorum. Açığa alındığım dönem kendimi arafta bir yerde hissettim. Hem biz öğretmenler hem de öğrencilerimiz için oldukça kötü zamanlardı. Şimdi ise benzer bir durumla karşı karşıyayız. Yıllarca alışık olduğumuz ilimizden, ilçemizden, okulumuzdan koparılıp başka diyarlara sürgün ediliyoruz” dedi.

  • Ayşe Yılmaz  

Sürgün haberini ilk duyduklarında şok etkisi yaşadıklarını belirten Yılmaz, “Okul hayatımın dışında bakmakla yükümlü olduğum ailem var. Diğer arkadaşlarımızın çocukları var. Evli çocuklu aileler var ve her bir eş farklı illere yollanmış durumda. Aileleri dağıtmak mı istiyorsunuz? kendimizi ait hissettiğimiz bir ortamdan koparıp sürüyorsunuz. Bir insanlık suçu işleniyor. İnanmak ve kabullenmek mümkün olmuyor. Belirsizlik, çocuklarla ilgili korku ve endişe yaşıyor aileler. Bir de geride bıraktığımız öğrenciler mağdur olacak. Öğretmenin psikolojisi ve motivasyonu bozuluyor” dedi. Yılmaz, bir çok öğretmenin emekli olacağını ve bir çok öğretmenin de ücretsiz izine ayrılarak sürgüne gitmeyeceğini belirtti.

‘SÜRGÜNE GİDEN ÖĞRETMENLER BASKIYLA KARŞI KARŞIYA’

Sürgüne gidecek olan öğretmenlerin gittikleri okullarda idarecilerin baskısına maruz kalabileceğini de sözlerine ekleyen Yılmaz, “Kadrolaşmadan kaynaklı olarak sürgüne gönderilen birçok arkadaşımıza baskı olacaktır. Zaten bölgede yaşayan halk da öğretmenlere farklı gözle bakacaktır” dedi.

Eğitim Sen’in hedef alınarak örgütlü mücadelenin engellenmek istendiğine dikkat çeken Yılmaz, “Bizleri baskı altına almaya çalışan, haklı mücadelemizi yok saymaya çalışan, her türlü hukuk dışı kararın alınmasında ve uygulanmasında rol alanlar işledikleri suçlar nedeniyle bir gün mutlaka hukuk önünde hesap verecektir. Ancak biz her türlü hukuksuzluk karşısında mücadele edeceğiz. Eğitim Sen olarak, üye ve yöneticilerimize yönelik her türlü baskı, soruşturma ve sürgünlerin durdurulması için, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin eğitim hakkı için, tüm gücümüzle örgütsel ve hukuksal mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Diyarbakır'ın yiten 'Sur'eti

SONRAKİ HABER

There is an economic and leadership crisis in Zimbabwe

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa