300 işçinin işten çıkarılacağı Şişecam'da birlik çağrısı

300 işçinin işten çıkarılacağı Şişecam'da birlik çağrısı

Şişecam işçileri, 10 Eylül’de 300 işçinin işine son verecek Şişecam’a ve sessiz kalmakla eleştirdikleri Kristal-İş yöneticilerine tepkili.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Şişecam işçileri, 10 Eylül’de Paşabahçe fabrikasında fırın kapatarak 300 işçinin işine son verecek olan Şişecam’a ve işten atmalar karşısında sessiz kalmakla eleştirdikleri Kristal-İş yöneticilerine tepkili. Sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getiren işçiler, Kristal-İş Sendikasına gönül vermiş, her eyleme katılmış, her direnişte boy göstermiş, eylem yapan, nöbetler tutan, her mücadeleyi göze alan işçilerin harcandığını ifade etti. Mersin’deki fırın kapatma sürecini ve atılan işçileri hatırlatarak “Biz sarı öküzü kaptırmayacaktık” diyen işçiler, şu çağrıda bulundu: “Bari burada aynı hatayı yapmayalım, birlik olalım. Kimse yanındaki arkadaşının işten atılmasını seyretmesin.” 

Yıllarca büyük fedakarlıklar yaparak Şişecam’ı büyüttüklerine vurgu yapan bir işçi, “20 yılda çok ilerleme kaydettik, maliyeti ve kayıp süreleri düşürdük. Fakat maalesef sermayede vefa vicdan ve acıma yok. O soğuk çarklar bizi öğüttüğü gibi kalanları da öğütecek. Yıllarca hem işverenin, hem sendikacıların yanlışlarını düzeltmeye çalıştık. Fakat gücümüz bu kadarına yetti anca bu kadarını yapabildik. Artık bayrak gençlerde görevi onlar devralacak ve bu bayrağı inanıyorum ki daha ileriye taşıyacaklar. Hepiniz Allah’a emanet olun hepiniz akıllı insanlarsınız doğru kararları kendiniz hakkında kendiniz verin” diye konuştu. 

HAZIRLIĞINIZI YAPIN!

“Biz nerede hata yaptığımızı çok iyi anladık ama yaklaşık 5 bin 500 cam işçisine anlatamadık” diyen bir başka işçi de şöyle devam etti: “Çünkü hep aynı yöntemi deneyip farklı sonuç elde etmeyi umacak kadar safız. Sonuçta işveren bizi yine umursamayacak. Çünkü biz umursamasını istemiyoruz, anlayacakları dilin bu dil olmadığını görmek istemiyoruz, üşengeciz, tembeliz, korkağız, neme lazımcıyız. Bu çıkışlar satışlar ilk olmadı son da olmayacak. Hazırlığınızı yapın.” Mersin sürecinde de aynı senaryonun döndüğünü hatırlatan diğer bir işçi, “Biz sarı öküzü orada verdik hiç bağırmayalım bu saatten sonra. Kimse ben sendikacıyım diye gezinmesin ortalıkta. Ama yine de söylenmelidir ki; zarfa ismi konup delege olan arkadaşım yarın geleceğini yorumlayacaksın. İşaretle delege oldun vicdanınla işçi ol. Bugün sana yarın bana. Yüreğinle insan ol” diye konuştu. 

BARİ BURADA AYNI HATAYI YAPMAYALIM

İşverenlerin ve sendikacıların aldığı kararların değil birlik içinde olan işçilerin alacağı kararların önemine dikkat çeken bir işçi, bu süreçte bir tane işçinin dahi feda edilmemesi gerektiğini ifade etti. “Kimse yanındaki arkadaşının işten atılmasını seyretmesin” diyen işçi şöyle devam etti: “Onun çoluk çocuğunun olduğunu, onun yerinde kendisinin de olabileceğini düşünmesi lazım. Allah korusun çok kötü bir şey bu işten atılmalar. Bana gelmez demeyelim maalesef hepimize geliyor. Daha dün Mersin’deki mağdur olan arkadaşlarımıza sahip çıksaydık bu gün daha rahat hareket edebilirdik. Madem Mersin’de bir hata yaptık. Bari burada aynı hatayı yapmayalım, birlik olalım. Topkapı sürecinde saçma sapan kararlar alan sendika yöneticilerini nasıl uyardıksa burada da aynısını yapalım. Bir işçi kardeşimizin bile burnu kanamadan bu süreçten geçmemiz gerektiğini sendikacılara iletelim. Bunu niye yazıyorum işten atılma işsiz kalma korkusunu yaşayan bir insan olarak hiç bir kardeşimin bunları yaşamasını istemiyorum. Şunu bilelim ki işçi ne derse o olur. Üç yüz kişi az değil. Bu zihniyettekiler altı ay sonra bu fırını yine açıp asgari ücretten bir sürü insan yığarlar buraya. Temennim bu sürecin bir kişinin dahi zarar görmeden atlatılması.”

SON GİREN İLK ÇIKAR İLK GİREN İLK ÇIKAR OLDU

20-30 yıl çalışan işçiye senin miladın doldu, artık sana ihtiyacım yok denilmesinin ne kadar zor olduğunu dile getiren bir başka işçi, “20, 25, 27, 28 yıldır Kristal-İş Sendikasına gönül vermiş, her eyleme katılmış, her direnişte boy göstermiş, eylem yapan, nöbetler tutan, her şeyi göze alan işçiler harcanıyor. Onurunla emekli olmasına müsaade edilmeyen işçi arkadaşlarımız. Kim tarafından? Güvendiği dağlar tarafından” dedi. Bir başka işçi de “Son giren ilk çıkar ibaresini ilk giren ilk çıkar yapıp Şişecam ortalamasının düşmesine neden olan zihniyet işveren zihniyetidir. Şişecam işçisini işinden atarak revizyon yapıyor sizde gık yok” diyerek sendika yöneticilerinin tutumunu eleştirdi. “Sendikalar, işçinin haklarını, geleceğini, çalışma şartlarını iyileştirmek, düzenlemek ve bu sisteme karşı mücadele etmek için vardır” diyen bir başka işçi de şöyle devam etti: “Tabii işçisiyle birlikte, tabanıyla birlikte hareket ederek. Şimdi, daha bizim görüşümüzü almadan, bizim taleplerimizi almadan, genişletilmiş başkanlar kurulu yapmanın ve son teşvik gününde delege toplantısı yapmanın ne anlamı var? Bu mücadele hepimizin ve hep birlikte mücadele edersek kazanırız.”


ŞİŞECAM YENİ YATIRIMLARA HAZIRLANIYOR

Kırklareli Paşabahçe fabrikasında bulunan D fırınını 10 Eylül’de kapatmayı planlayan Şişecam 300 işçiyi teşvikle işten çıkarmaya hazırlanıyor. Öte yandan geçtiğimiz günlerde Şişecam Genel Müdürü Ahmet Kırman tarafından şirketin son durumu ve yeni yatırım planlarıyla ilgili yapılan açıklamada Yenişehir, Eskişehir ve Mersin’de yeni fırın yatırımları planladıklarını, Avrupa’daki etkinliğini artırmak için Avrupa’daki başka alternatiflere baktıklarını belirtti. 

Düz cam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve kimyasallar olmak üzere dört ana iş grubunda faaliyet gösteren Şişecam Topluluğunun 13 ülkede 44 üretim tesisi bulunuyor. İlk altı ayda 2.4 milyon ton cam üreten Şişecam, dünyada cam ev eşyasında üçüncü, cam ambalaj ve düz camda ise beşinci büyük üretici konumunda.


MERSİN’DE İŞTEN ATILAN CAM İŞÇİSİNDEN BİRLİK ÇAĞRISI 

Mersin’de fırın kapandıktan sonra günlerce fabrika önünde Kristal-İş Genel Merkezi önünde aylarca direnen işçilerden İsmail Yılmaz da işçi arkadaşlarına uyarılarda bulundu ve işçileri birlik olmaya çağırdı. “Kırklareli Paşabahçe’de yaşanan bizde yaşanandan ve bizden önce yaşanandan farklı değil” diyen Yılmaz şöyle devam etti: “Birden fazla fabrikaları olan şirketler böyle. Bir yerde fırın ömrünü doldurduğu zaman orada yenilemiyor, bir müddet sonra ya da daha önceden diğer illerdeki ya da ülkelerdeki fabrikalarında açıyor. Böylece hem o fabrikadaki muhalif, ücreti yükselmiş, yaşlanmış, yıpranmış, verimliliğini yitirmiş işçiden kurtuluyor, hem de yeni alacağı işçiyi daha düşük ücretten işe başlatmış oluyor. Sendikacılar da kendisine muhalif olan işçilerden kurtulacağı için bu duruma göz yumuyor. Burada yasalar ve toplusözleşme uygulansa kendi isteği dışında hiç kimsenin burnu kanamaz. İsteyen teşvikten yararlanır, diğerleri de başka bölgelerdeki fabrikalarda değerlendirilir. Çünkü Şişecam bir çok işletmesinde taşeron çalıştırıyor.” İşten atmalar karşısında sendikacıların aldığı tutumu eleştiren Yılmaz, “İşveren diyor ki 285 tane fazlam var. Sendikacılar da, ‘285 fazla, olmaz dedik’ diyor. Sen burada sayıyı tartışacağına ‘Hayır kardeşim senin fazlan filan yok. Burada öbür tarafta eksiğin var. Sen bu insanları yoksulluğa, sefalete, işsizliğe terk edemezsin. Başka yerlerde açılıyor. Buralara göndermesi lazım. Burada sendikal duruş önemli. Mücadeleci sendikal duruşu artık sarı sendikacı olmuş bu adamlar göstermiyor” dedi. 

Muhalefetin güçsüzlüğüne dikkat çeken Yılmaz, devam etti: “Muhalefet bizde olduğu gibi güçsüz görünüyor. Maalesef işçiler birlik olmuyor, toplu duruş sergilemiyorlar. Bir kısmı korkuyor, bir kısmı sendikacıların yanında yer alıyor. Çünkü sendika burada resmen işveren kılığına girmiş, işçi çıkarıyor, işçi alıyor. Böyle olunca işveren de sendikacılar da rahat rahat at koşturuyor. Olan işten çıkarılmaya zorlanan işçilere olacak. Bizim arkadaşlarımız var halen emekli olamadılar.” 2015’ten beri işverenin ve sendikacılarının amacını açık açık anlattıklarını ifade eden Yılmaz, işçilerin yapması gerekenleri şöyle sıraladı: “Bu tutum karşısında yapılması gereken şey birlik olmak. Sendikacılara karşı tavır göstermek ve onları görevini yerine getirmesi için zorlamak. Bunları söyleye söyleye dilimizde tüy bitti.”

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Ağustos 2017 16:43
www.evrensel.net