15. Gençlik Yaz Kampı Kuşadası buluşması sona erdi

15. Gençlik Yaz Kampı Kuşadası buluşması sona erdi

Paneller, söyleşiler, konserler ve atölyelerle geçen 15. Gençlik Yaz Kampı Kuşadası buluşması kapanış etkinliğiyle sona erdi.

Düzenlenen panel, söyleşi, konser ve atölyelerin yanı sıra kolektif yaşamın pratiğe geçirildiği 15. Gençlik Yaz Kampı Kuşadası buluşması kapanış etkinliğiyle sona erdi. Yedi günlük kampın kapanış etkinliğine Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan katıldı. 

Kapanış etkinliğinde ilk sözü Kamp Komitesinden Pınar Çetinkaya aldı. Kapitalist sistemin dünyanın her yerinde ve Türkiye’de gençliği geleceksizliğe mahkum ettiğini ifade eden Çetinkaya, “İşçi ve emekçilerin vahşice sömürüldüğü, doğanın rant uğruna talan edildiği, savaşlarla halkların yerinden edildiği bir dünya düzeninde; ülkemiz gerici faşist politik bir rejimin inşasına tanıklık ediyor “ dedi. 

‘HER ALANDA SOSYALİZMİ ANLATACAĞIZ’

Kamp boyunca; akademisyenlerin ihraç edilmesinden eğitimin gericileştirilmesine, sanatın yok sayılmasından bilimin ortadan kaldırılmasına kadar her konuda tartıştıklarını anlatan Çetinkaya, “Tüm bu tartışmalarımızı gerçekleştirirken bir taraftan hep birlikte şarkılar söyleyip halaylar çektik, atölyelerimizde üretimler gerçekleştirdik, kamp hayatımızı kolektif bir şekilde ve her birimiz görev alarak örgütledik. Ve tüm bu işlerin yorgunluğunu denize girerek attık” diye konuştu. 

Çetinkaya konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Gelecekten çalacağımız günleri yaşarken; bu yolda atacağımız adımları  ve geçmiş deneyimleri unutmadık. Ekim Devrimi’nin 100. yılı olması vesilesiyle paneller yaptık. Sosyalizmin, geçmişte kalan nostaljik bir anı değil, asıl aydınlık günlerimizin olduğu geleceğin tam kendisini olduğunu anlattık. Gençliğin yırtıp atması gereken bu sisteme karşı, sosyalizmi her alanda anlatacağız. Birlikte yürüyeceğimiz günlere mücadele ederek varacağımızı ilan ettik.”   

‘SİSTEM GENÇLERİ ÖLÜME SÜRÜKLÜYOR’

Çetinkaya’dan sonra söz alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, gençlik kampının, iktidarın dindar ve kindar nesil çağrısına karşı örgütlenen bir kamp olduğunu belirterek, “Kampınız gericiliğe karşı sanatı ve bilimi savunarak en iyi cevabı vermiştir” dedi.

Kapitalizmin gençlere, kadınlara, çocuklara sunduğu tek şeyin ölüm olduğunu ifade eden Gürkan, “İşsizken gençleri ölüme sürükleyen bu sistem çalışan gençleri de iş cinayetleri ile ölüme sürüklemektedir. Emperyalizme ve kapitalizme karşı, halkların kardeşliği ve zaferini savunan taraftır gençlik” diye konuştu. 

‘EKİM DEVRİMİ REHBER OLMAYA DEVAM EDİYOR’

AKP’nin politikalarına karşı gençliğin cevabının demokrasiyi savunmak olduğunu dile getiren Gürkan, “Büyük Ekim Devrimi hâlâ bize rehber olmaya devam ediyor. Kapitalist rejime karşı sosyalizmi savunmak verilecek en iyi cevaptır. İşsizlik, yoksulluk, şovenizm, savaş ve ölüm tüm bunlar çürümüşlüğün özetidir. Siyasal bilinç ve örgütlü gücümüzle son sözü biz söyleyeceğiz ve biz kazanacağız” dedi. 

Kadın çalışmaları atölyesi, lise ve üniversite forumlarının deklarasyonların da okunduğu kapanış etkinliğinde, ritm ve tiyatro atölyesi kamp boyunca hazırladıkları çalışmaları sergiledi. Sevilen müzik grubu Bajar’ın konseriyle etkinlik sona erdi. (Aydın/EVRENSEL)


YÜCEL DEMİRER İLE  MUHALEFET ATÖLYESİ

Kocaeli Üniversitesinden KHK ile ihraç edilen Doç. Dr. Yücel Demirer, Gençlik Yaz Kampı’na katılarak iki gün süren “Toplumsal Muhalefet” atölyesi gerçekleştirdi. 

Bu sene 15’incisi düzenlenen Gençlik Yaz Kampında Demirer gençlere yaşamlarında ne gibi engeller ve sorunlar ile karşılaştıklarını sordu. Gençler okullardaki idare baskısı, eğitimin niteliksizliği, cinsiyetçi yaklaşım, ırk-mezhep ayrımı, polis ve özel güvenlik şiddeti, taciz, kendilerini ifade etmelerinin engellenmesi vb. sorunlar yaşadıklarını örneklerle dile getirdi.  

Bu sorunlar etrafında gruplara ayrılan gençler, atölyenin ikinci gününde sorunları hakkında çözüm yolları ve mücadele önerilerini tartıştı. İhraç edilmesinden sonra akademik ve sosyolojik çalışmalarına devam eden Demirer, atölyede sonunda gençlerden bilimsel çalışmaları için; yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriyle ilgili makale ve deneme yazmalarını istedi. (Aydın/EVRENSEL)


ZEYNEP ALTIOK: KARANLIKTAN ORTAK BİR AKIL İLE ÇIKALIM İSTİYORUZ

Eda AKTAŞ
Hüseyin ULAŞ VURAL
Aydın

CHP’nin Adalet Yürüyüşü’nün ardından Çanakkale’de gerçekleştirdiği Adalet Kurultayı ile ilgili olarak, kampa panelist olarak katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile konuştuk. 

Kurultayın yapılış nedenlerini açıklayan Altıok, “Aslında çok uzun zamandır bölümlendirilmiş, sindirilmiş, korkutulmuş ama her biri mağdur edilmiş, ötekileştirilmiş kesimler Adalet Yürüyüşü’nde ortaklaşa isyan sergiledi. Bunun bir sivil itaatsizlik şeklinde, dışa vurumcu, tüm farklı kesimlerin ihtiyaçlarına çare olabilecek bir somut hale dönüştürülmesi için bir zemin yaratmak istedik” dedi. 

Medyanın, iktidarın elinde olduğunu hatırlatan Altıok, “Baskı ortamında hiç kimsenin kendi sözünü söyleyemediği ve kendi programını, politikasını ve çözümünü anlatacak bir kaynak bulamadığı bir zamandayız.  Hiç kimsenin talebini dile getiremediği bir ortam var” diye konuştu. Sosyal medyanın da baskı altında olduğunu belirten Altıok, insanca bir talebin bile tutuklanma nedeni olduğuna dikkat çekti.  

Artık her alanda adaletsizliğin ayyuka çıktığını söyleyen Altıok, “Geleceğe dair somut çözüm adımları ve değişimi sağlayacak iradeyi nasıl yerleştireceğimizi ve çözüm yollarını konuştuğumuz, farklı toplum kesimleriyle bir araya geldiğimiz, kendimizi anlattığımız ve sokağı meşrulaştıran bir kurultay gerçekleştirdik. Böylece meşruluğun ve sivil itaatsizliğin her şeyin önünde olduğunu gösterdik” dedi. 

Yürüyüşten sonra kurultay, kurultaydan sonra da çeşitli eylemlere devam edeceklerini dile getiren Altıok, “Elbette ki başka çalışma platformları oluşturacağız. Özellikle eğitim ve farkındalık yaratabilecek çalışmalar planlıyoruz. Eğitimin içinin boşaltıldığı, müfredatın değiştirildiği, beyinlerin yıkandığı, düşünen insanlara düşmanlık beslenen bir ortamda başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu ve başka bir aklın, kardeşçe bir Türkiye’yi sağlayabilecek bir gücün, iradenin var olduğunu anlatmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

İtaatsizlik eylemleri ile nefes alanları yaratmaya devam edeceklerini söyleyen Altıok, “Ancak ve ancak laik ve birbirine saygı duyan insanların huzur, barış içinde yaşadığı bir ortamda geleceğimiz aydınlık olabilir. Aksi takdirde bugünün koşullarında galip çıkamayız. Bizim peşinde olduğumuz şey bir zafer değil. Şu anda siyasal iktidarın bir holigan taraftar mantığı ile karşı karşıyayız. Türkiye’de yaşanan sorunlarla ilgili  biz ‘ne olursa olsun iktidara gelelim’ diyen değil ‘bu karanlıktan ortak bir akıl ile çıkalım ve ülkemize barışı tesis edelim’ diyen bir yaklaşım içindeyiz” dedi.


GENÇLİK KAMPINDA MÜCADELEYİ ORTAKLAŞTIRMANIN YOLLARI TARTIŞILDI

Kübra LAZ
Damla YELTEKİN
Aydın

Kampta gerçekleştirilen “Türkiye nereye gidiyor” paneline Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok konuşmacı olarak katıldı. 

Panelde ilk olarak söz alan Altıok, karanlığın aydınlığa çıkması için gençlerin buluşmasının önemli olduğunu ifade ederek, sanatın, bilimin yok edildiği ortamda gençlerin bunları yaşatmaya çalışmasının önemine vurgu yaptı. CHP’nin gerçekleştirdiği Adalet Kurultayından geldiğini belirten Altıok, “Buradaki buluşma da anlamlı. Bizler ne zaman birleşiyorsak iktidar baskılarını daha fazla arttırıyor” dedi. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerini değerlendiren Altıok, “Baskı, yok etme, öldürme ve korkutma ile seçimler gerçekleştirildi. 16 Nisan referandum seçimlerinde ise usulsüzlüğü daha net gördük” diye konuştu. 

GERÇEK DEMOKRASİ İÇİN... 

Adalet Yürüyüşü üzerine konuşan Altıok, “Yürüyüş bir isyandı ama çok farklı insanların isyanıydı. İdeolojik olarak bize çok uzak olan kesimler bizimle yürüdü. Yanlış değildi, doğru olan gerçek bir demokrasi için birlikte olmaktı” dedi. Adalet Yürüyüşü ve Kurultayı ile ilgili olarak da, “Burası bizim kendi programımızı yazacağımız yer değil. Farklı yer ve kişileri tanıyacağımız yerdir. Çeşitli eksiklikler oldu. Buna rağmen büyük bir umut taşıyorum” şeklinde konuştu. 

“İhtiyacımız olan şey laiklik ve demokratik eğitim. İkincisi bağımsız yargı, bizim daha eşit şartlarda olmamızı sağlayacaktır” diyen Altıok  “Her şey bir günde olmadı. Mücadeleyi hukuk ve eğitim ekseninde tekrar başlatmalıyız. Olumsuz şeyleri söylemek yerine ne yapmalıyızı konuşmamız gerekli” dedi.  

‘İKTİDAR GENÇLERE KOPKOYU BİR KARANLIK VADEDİYOR’

Panelde söz alan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan,  15 Temmuz’la birlikte ülkenin ihraçlar, yargılamalar, tutuklamalar,  OHAL ve KHK’ler ile yönetilen bir ülke olduğunu belirterek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:  “AKP, baskı, sömürü ve şiddetle birlikte, ‘Kefen giymeye, şehit olmaya hazır mısınız?’ diyerek gençliğe ya karanlığı ya da ölümü vadediyor ama bunlar bir geleceksizliktir. AKP, toplumun sinir uçları ile oynayarak, kanırta kanırta faşizmi yerleştirmeye çalışıyor.”  

Grevleri yasaklarına ve halkın haber alma hakkının engellenmesine de değinen Gürkan, “Eğitimde gericilik müfredat değişiklikleri ile yerleştirilmeye çalışılıyor. Fen derslerinin sayısının azaltılması, felsefe derslerinin kaldırılması, beden eğitimi, müzik gibi derslerin neredeyse kaldırılmış olması bunun göstergesidir” diye konuştu. 

Kadınların eve hapsedilmiş, ikincil ve ötekileştirilmiş bir konuma sokulmak istendiğini de değinen Gürkan, “Bütün düzenlemeler yeni toplumsal düzenin inşası içindir” dedi. 

İŞÇİ SINIFI SORUNLARINI ÇÖZME DENEYİMİNE SAHİP

“Peki biz bunlara nasıl karşılık vereceğiz?” diye soran Gürkan konuşmasını şöyle sürdürdü: ” İşçi sınıfı kadınlar, gençler, üretici köylüler ve çevre mücadelesi verenlerin bu mücadelede yer alması önemli. Bunu kendiliğindenliğe bırakamayız. CHP’nin de HDP’nin de Türkiye toplumu içinde farklı etkileri var ama AKP’ye oy veren, MHP’ye oy veren ya da diğer düzen partilerinden medet uman emekçi halk kesimleri ve gençliği içindeki yapay kutuplaşmayı kırmak gerekiyor. Bizim ortak mücadelemizdir bunu kıracak olan.” 

AKP’nin seçimle geldiğini ancak seçimle gitmeyeceğinin sinyalini 7 Haziran’da gayet açık bir şekilde verdiğini kaydeden Gürkan, “Birleşik mücadele için gençliğin, kadınların, işçi sınıfının katılacağı bir çalışma ve yöntem ortaya konulmalı. EMEP her zaman toplumsal mücadelelerin bir araya gelmesini savundu. Hangi siyasal güçlerle bunu harekete geçirmeliyiz? Adalet Yürüyüşü, Adalet Kurultayı, Adalet ve Vicdan Nöbetleri ve 7 Haziran seçimleri kimlerin yan yana gelmesi gerektiğini göstermiştir” diye konuştu. 

Ekim Devrimi’nin 100. yılına da değinen Gürkan, “Ekim Devrimi’ni yaratan koşullar bugün hâlâ mevcut. İşçi sınıfı sorunlarını çözme deneyimine sahip. Ekim Devrimi’ni sınıfın kazanacağına olan inancımızla kutluyoruz” dedi. 

www.evrensel.net