Adalet Kurultayı'nda son gün

Adalet Kurultayı'nda son gün

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı'nın son gününde, köylülerle kahvaltı yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çanakkale'nin Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Kocadere Köyü yakınında bulunan Kocadere Kamp Alanı'nda düzenlenen Adalet Kurultayı'nın son gününde, köylülerle kahvaltı yaptı.

Kılıçdaroğlu, bugün saat 08.30'da, 4'üncü ve son gününe giren Adalet Kurultayı'nın gerçekleştirildiği Kocadere Kamp Alanı'nın yakınındaki Kocadere Köyü'nde köylülerle kahvaltıda bir araya geldi. Kocadere Köyü Muhtarı Güray Yaşın ve köylüler tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, köy meydanında düzenlenen kahvaltıda köylülerle bir araya gelerek sohbet etti. Kılıçdaroğlu, kahvaltıda taze keçi peyniri, bal, köy ekmeği, domates, salatalık yedi, kendisine ikram edilen sıcak sütü ve çayı içti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, TBMM Anayasa Komisyonu üyesi ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan ve partililer de kahvaltıya katıldı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, kahvaltı ardından, Kocadere Köyü'nde bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Yaşamının en mutlu günlerinden birini yaşadığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Efendim güzel bir sabah. Sayın Muhtarımız bizi sofrasına davet etti, kapılarını açtı. Kendisine yürekten teşekkür ediyorum, sağolsun, var olsun. Emin olun benim hayatımın en mutlu günlerinden biri bugün. Böylesine güzel bir sabah, güzel insanlarla beraber olmak, onlarla sohbet etmek, yaşlıları dinlemek, onların sesine kulak vermek. Duayla başladık, duayla sonlandırdık soframızı. Dolayısıyla son derece mutluyum, son derece memnunum. Köyün tarihini az önce muhtarımıza sordum. Çok eski bir tarihi var. Böylesine köklü bir köyde muhtarımla, köylülerle beraber olmak, onların çayını içmek, ekmeğini yemek benim için dünyanın en mutlu günlerinden birisi. Bu vesileyle hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Sağolun, var olun diyorum. Çayınızı içtik, lokmanızı yedik, helal edin diyorum. Sağolun, var olun."

Kılıçdaroğlu ardından köy meydanındaki Yüceliş Anıtı önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Köydeki yaşlı kadınların elini öptü. Kahvaltının ardından Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler kamp alanına geçti.

KILIÇDAROĞLU'NDAN ADALET ANITI’NA TUĞLA

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Adalet Anıtı” için hazırlanan tuğlaya ismini yazdırdı.

Kılıçdaroğlu, Kocadere Köyü’nde düzenlenen Adalet Kurultayı’nın son günü kamp alanında Adalet Anıtı'nın inşası için hazırlanan tuğlaların bulunduğu yere gitti. Kılıçdaroğlu, üzerinde adının yazdığı tuğlayı anıtta kullanılmak üzere istiflenenlerin üzerine koydu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, panelin yapıldığı alana geçerek, konuşmacı olarak İlhan Kesici, Ertuğrul Yalçınbayır, Yüksel Yalova, Levent Tüzel, Gürcan Dağdaş, Abdülbaki Erdoğmuş’un katıldığı “Devlette Adalet” konulu paneli takip etti. (HABER MERKEZİ)


KURULTAY'DA MEDYA VE TARAFSIZLIK KONUŞULDU

CHP'nin Çanakkale'de düzenlediği Adalet Kurultayı'nın son gününde 'Medya' ve 'Adalet' kavramları tartışıldı.

Kurultayda gazeteci milletvekillerinin öncülüğünde aynı anda 6 çalıştay gerçekleştirildi. CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın yönettiği 'Yaygın Medya ve Tarafsızlık' konulu etkinliğe İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, gazeteci Haluk Şahin, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Tevfik Kızgınkaya, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Gökhan Bulut, Araştırmacı- Yazar Muzaffer Ayhan Kara katıldı.

Çalıştayda konuşan İGC Başkanı Misket Dikmen, gazetecinin tarafsız değil, nesnel olması gerektiğini vurguladı. Dikmen, "Gazeteciler taciz ve tecavüz haberlerinde karşı taraf olmayacak mı?" diye sorarak, "Adaletsizlik ve hukuksuzluk karşısında taraf olmayacak mıyız? Tabii ki taraf olacağız. Önemli olan tarafsızlık değil nesnelliktir. Kirli haber vermemeliyiz" dedi.

Bir haberin araştırılma, yazılma ve yayınlanma sürecinde onu belirleyen gerekçeler olduğunu  belirten Dikmen, şöyle konuştu:

"Bu belirleyiciler; veriler, haberin kendisi, patronun talebi, ideolojik, ekonomik, dinsel olabilir. Ancak asıl olan tarafsız değil nesnel değer yargılarıyla oluşturulmuş bir bilgidir. Taciz, tecavüz olaylarının karşısında taraf olmayacak mıyız? Hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı taraf olmayacak mıyız? Medya önce barış yanlısı olmalı. Basının bir şifresi var. Boşuna '5 N-1 K' dememişler. Basın kurallar ve ilkeler çerçevesinde gerçeği yansıtarak, taraf olmalıdır. Farklı bakış açılarını ancak bu şekilde görebiliriz."

‘TUTUKLU GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK TALEBİ’

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay da, konuşmasında tutuklu gazetecilere özgürlük tistedi. Haber üretiminin artık çok önemli bir konu haline geldiğini dile getiren Balbay, "Medya bambaşka bir kuvvet oldu. ABD Savunma Bakanlığı'nın 'Yeni dönemde hedef ülkelerde ne yapacağız' diye bir çalışması var. 'Artık tank ve tüfekle işgal işine son verdik. Medya operasyonlarıyla bir ülkeyi işgal edeceğiz' diyorlar. Bu ortamda neye göre tarafsızlık. Medya 'kitle imal silahı' haline geldi. Medya aracılığıyla yeni bir insan imal ediyorlar" dedi.

‘BAB-I ALİ'DEN DOĞRU SES GELMİYOR’

Gazeteci Haluk Şahin de, yurttaşın sağlıklı şekilde bilgilendirilmesinin demokrasinin temeli olduğunu söyledi. Şahin, "Eğer bir toplumda basın özgürlüğü yoksa demokrasinin yaşaması mümkün değildir" diyen Şahin, "400 yıl öncesinden bunlar ortaya konmuştur. Basın ve medya özgürlüğünü savunurken biz demokrasinin en asal varsayımlarını savunmuş oluyoruz. Biz, demokratik eleştiri hakkından bahsederken bazıları fitneden bahsediyor. Biz, muhaliflikten bahsederken bazı kesimler münafıklıktan bahsediyor. Bu temel kavramlar açısından da eskisine göre dezavantajlı noktadayız. Yaygın medyanın performansını incelerken tarafsızlıktan bahsetmek yerine nesnellikten bahsetmeliyiz. Gazeteci, sabah uyandığında 'Ben bugün dünyada, ülkede olanları siyasal iktidara hoş göstermek için nasıl vermeliyim?' sorusuyla yola çıkarsanız siz gazeteci olmaktan çıkar, propagandacı olursunuz. Siz hem 'Gazeteciyim' deyip, hem de bambaşka ölçülerle haber işlemeye çalışırsanız bu gazetecilik olmaz."

Bu tür gazetecilerin amaçlarının halkın, kitlelerin olan bitenleri daha çarpık, eksik anlaması olduğunun altını çizen Şahin, şöyle konuştu:

"Türkiye'de bugün Bab-ı Ali'den bize doğru gelen bilgi selleri baştan aşağıya kirli. Onları hazırlayanların çoğu gazeteci değil. Hayatlarında bir tek gün bile gerçek anlamda gazetecilik yapmış değiller. Kadri Gürsel ve Ahmet Şık gazetecidir. Halkın parasıyla yayın yapılan yerlerde tarafsızlık şarttır. TRT ile tarafsızlık ayrılmaz parçalardır. Benim paramla beni kandırmaya başladığı zaman ben biliyorum ki bu anayasa suçudur. Maalesef TRT bizim zamanımızın çok üzerinde para almasına karşın hemen her programda anayasa suçu işliyor. Bizim paramızla bize kötü mal sunuyor. Nesnellikten kopuk haberler yapıyor."

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Tevfik Kızgınkaya da, adaletin gazetecilik için yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "En çok adalet isteyenler duvarların arkasındaki gazeteci arkadaşlarımızdır. Gerçek ve doğru haberden yana olan arkadaşlarımın yüzde 80'i işsiz. Bir bölümü duvarların arkasında. Neo liberal sistem örgütlü toplumu ortadan kaldırdı. Türkiye'de şu anda basın özgür değil" diye konuştu.

Çalıştayın sonunda katılımcılar, dinleyenlerin sorularını yanıtladı.



CHP’Lİ BUDAK: İNSANLAR ADALET KURULTAYI’NDA DÜNYA ADALET MÜCADELESİNE DEĞERLİ BİR BİRİKİM BIRAKIYOR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, “Bugün Adalet Kurultayı’nda yine on binler adalet mücadelesi veriyor. Bu insanlar bugün Adalet Kurultayı’nda adalet kitabı yazıyor, dünya adalet ve demokrasi mücadelesine değerli bir örnek ve değerli bir birikim bırakıyor” dedi.

CHP’li Budak, Adalet Kurultayı’nın son gününde programın geneline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dört günlük sürede toplumun farklı kesimlerinden on binlerce vatandaşın kurultaya katıldığına dikkat çeken CHP’li Budak, “Adalet Yürüyüşü’nde on binler yürüdü. Maltepe Mitingi’nde milyonlar ‘adalet’ diye haykırdı. Bugün Adalet Kurultayı’nda yine on binler adalet mücadelesi veriyor, verdi. Adalet mücadelesine katılan insanlar, belediyelerden, devlet dairelerinden baskıyla, tehditle gelen insanlar değil. Evlerinde oturmak yerine, uzayan bayram tatilini keyifle geçirmek yerine her şeyi göze alarak, bedel ödemeyi göze alarak, adalet için demokrasi için kendilerini ortaya koymuş insanlar. Bu insanlar bugün Adalet Kurultayı’nda adalet kitabı yazıyor, dünya adalet ve demokrasi mücadelesine değerli bir örnek ve değerli bir birikim bırakıyor” açıklamasında bulundu.

‘ADALETSİZ DÜZENE TESLİM OLMAYACAĞIZ’

“Toplumun geniş kesimleri bu adaletsizliklerin mağduru” diyen Budak, “Hukuksuz KHK’lerle hayatları alt üst edilen on binler, sınav yolsuzluklarında gelecekleri çalınan on binlerce genç, Aladağ yangınında çocuğunu kaybeden baba, suları çalınan Yörükler, hepsi adalet arıyor. Mağdur olmayan tek kesim iktidar sahipleri ve yandaşları. O nedenle AKP Genel Başkanı ve şürekası milyonların adalet ve demokrasi haykırışını görmek, duymak istemiyor. Ancak adaletin olmadığı bir yerde hiçbir şey ayakta kalamaz. Adaleti çöken bir ülkenin geleceğe güvenle yürümesi mümkün değil.  Biz bu adaletsiz düzene teslim olmayacağız. Adalet mücadelesi bunun kanıtı. Hürriyet ve istiklal mücadelesinin verildiği topraklardan, adalet ve demokrasi yeniden filizlenecek” şeklinde konuştu. (ANKA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Ağustos 2017 16:00
www.evrensel.net