Muzaffer İzgü: Doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti

Gülmece, genç/çocuk kitaplarının yazarı Muzaffer İzgü, yakın dostları tarafından düzenlenen saygı töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. 

Öldükten sonra kendisi için “Doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti” denilmesini isteyen, 98’i çocuk kitabı olmak üzere yayımlanmış 154 kitabı bulunan 84 yaşındaki Muzaffer İzgü için sevenleri ve yakın dostları tarafından Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde saygı töreni gerçekleştirdi. 

Sunuculuğunu İzgü’nün yazar dostu Bekir Yurdakul’un yaptığı buluşmaya Muzaffer İzgü’nün ailesi, CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, , Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen,  Oyuncu Menderes Samanılar, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, yakın dostları ve okuyucuları katıldı. 

Usta yazarın naaşı salona alkışlar eşliğinde getirildikten sonra 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Duygusal anların yaşandığı buluşmada yakın dostların İzgü ile yaşadıkları anıları paylaştı. Öğle namazından sonra Alsancak Hocazade Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından da İzgü’nün cenazesi, Karşıyaka Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenazede İzgü, 2016 yılında kaybettiği eşi Günsel İzgü’nün Doğançay Mezarlığı’nda bulunan kabrinin yanına defnedildi.

‘İZMİR’İN SİMGESİ OLDU’

Muzaffer İzgü’nün çok sevecen bir insan olduğunu dile getiren CHP İzmir Milletvekili Atilla Serter, “Bana oğlum demesi çok hoşuma gidiyordu. Aslında çocuklar için yazdı ama yazdıklarıyla büyükleri eğitti, büyükleri yarınlara hazırladı. İnsanlar ölümlü ama bazı insanlar var ölümsüzlük mertebesine yaşarken erişiyorlar. Muzaffer İzgü, yalnızca esreleriyle değil insanlığa kattıklarıyla da yaşayacak. Adana’dan geldi, İzmir’in simgelerinden biri oldu” ifadelerini kullandı.

‘KÜLTÜR MERKEZİNDE İSMİ YAŞAYACAK’

Buluşmada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Çok büyük bir aydını, üretken bir yazarı ama hepsinden önemlisi de büyük bir insanı kaybettik. Bir laf vardır Anadolu’da… Dolgun başak eğik duru diye. Tevazuyu anlatır. Muzaffer abi, hiçbir zaman unutulmayacak çok değerli biriydi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üç büyük kültür merkezi projemiz var. 2018 gibi bitecek. Dostları ile birlikte karar verip bir komplekse onun ismini verebiliriz. Başımız sağolsun, nur içinde yatsın. Saygıyla selamlıyorum” dedi. 

‘O BİZİM RÜYAMIZDI’

Usta yazarın cenazesine katılmak için İzmir’e gelen ve İzgü’den ‘Babam’ diyerek söz eden oyuncu Menderes Samancılar, “Birbirimizin babası, çocukları olmuştuk. O Adana’dan İzmir’e gelen güzel bir kara trendi. Biz de onun izini takip ederek buralara geldik. O bizim rüyamızdı, biz onun bize bağışladığı rüyaları görmeye devam edeceğiz” dedi.

 

‘SANATINI YAYMAK BİZİM GÖREVİMİZ’

Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, ise duygularını şöyle dile getirdi “Yaşarken adını bir yerlere vermek istiyorduk. Ona dedim ki: ‘İyileşin de bir salon yaptık, beraber adınızın yazdığı tabelayı koyalım.’ İyileşsin diye bekliyorduk ama biz bunu yaparken o bizimle olacak biliyorum. Sanatı ve kültürü onun istediği gibi Karabağlarda yaymak bizim temel görevimiz. Onun bize vasiyeti olarak alıyoruz bunu”.

Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, “Onunla aynı zamanda yaşıyor olmak onunla sohbet etmek benim için büyük bir şanstı. Onunla birlikte bazı işlere yetişebilmiş olmaktan dolayı onurluyum.”

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen ise, şunları söyledi: “İzmir Gazeteciler Cemiyeti olarak bugün kendisini ziyaret etmeyi planlamıştık ama bugün burada kucaklaşıyoruz. Onu bir konferansta izlemiştim. Çocukların onun anlattıklarıyla birlikte nasıl dalıp gittiklerini görmüştüm. Kağıtta isterdi öyküleri, dosya halinde almak isterdi. Ben anlamam elektronik işlerden; kağıdın kokusunu seviyorum derdi. Onu tanımış olmanın onurunu hayatım boyunca taşıyacağım. Soran sorgulayan düşleyen insana düşman bir iklimde onun gibi bir yazarı kaybetmiş olmanın o kadar büyük bir önemi var ki…”

Yazar Mavisel Yener , “Gençliğimde kitaplarını okudum, sonra çocuklarım onun kitaplarıyla büyüdü. Yüzlerce kez onunla imzalar yaptık. Eşinin yasını tuttuk beraber ağladık, çocukluğumuzun pınarında yüzlerimizi yıkadık. Son günlerde veda sözcükleri dolaşıyordu dilinde. 29 Eylül’ü doğum günü seçmişti kendine, bu gidişi tesadüf olamaz. Onu çok özleyeceğim” diyerek İzgü için yazdığı mektubu salondakilerle paylaştı. 

‘O BENİM KAHRAMANIMDI’

Türk Edebiyatının, gülmecenin son üçlüsünü kaybettiğini belirten oğlu Ahmet Şahin İzgü, “O benim kahramanımdı. Şimdi çocuklarımın, torunumun ve sizlerin dedesi. Bana 64 yıl yetmedi. Sizleri bilemiyorum. Saygıyla… Babamı nerede konuşacaksak nerede anlatacaksak ben orada olacağım” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Ağustos 2017 15:26
www.evrensel.net