Diyarbakır Barosu: Tek tip uygulamasından vazgeçilsin

Diyarbakır Barosu: Tek tip uygulamasından vazgeçilsin

Diyarbakır Barosu yaptığı açıklamada hükümetin 'tek tip elbise' uygulamasından vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Diyarbakır Barosu hükümetin cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülere yönelik “tek tip elbise” uygulamasına yönelik çalışmalarıyla ilgili açıklama yaparak, “Tek tip elbise uygulaması çağdışı bir uygulamadır” dedi. 

Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Av. Sertaç Buluttekin yaptığı açıklamada, “Tutuklu da olsa, hükümlü de olsa kişileri suçlu ve ötekileştirici her tür uygulama, modern ceza hukukuna ve adalet değerine aykırı bir uygulamadır” dedi. 

Uygulamanı insan ve adalet odaklı bir hukuk düzeninde çağdışı bir uygulama olacağını belirten Buluttekin, Tek tip elbise uygulaması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. Maddesinde düzenlenen "eşitlik ilkesine", 36. Maddesinde düzenlenen "adil yargılanma hakkı ilkesine", 38. Maddesinde düzenlenen "masumiyet karinesi" ilkesine ve 12. Maddesi ve devamında düzenlenen "temek hak ve hürriyetlerin korunması" kurallarına açıkça aykırıdır. Aynı zamanda bu uygulamalar her bir muhatap açısından Anayasanın 17. Maddesi ve Medeni Kanunun 24 ve 25. Maddeleri ile koruma altında olan "manevi varlığa" da saldırı niteliğindedir” dedi. 

Tek tip elbise uygulamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırı bir uygulama olduğunu söyleyen Buluttekin, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Khider vs. Fransa ve Piechowicz vs. Polonya kararlarında "yüksek risk taşıyan tutuklu gruplandırması" ile "tehlikeli tutuklu rejimi" uygulamasını işkence yasağının ihlali ve adil yargılanma hakkının ihlali kabul ederek hükümetleri bu uygulamalar kapsamında sorumlu tutmuştur” dedi. 

‘AYRIMCILIĞIN KOŞULLARI DOĞACAK’

Bu uygulamayla  işkence  suçunun ve nefret/ayrımcılık suçunun gerçekleşmesinin koşullarını doğuracağına dikkat çeken Buluttekin, “Tek tip kıyafet uygulamasının savunma hakkını ve masumiyet karinesini zedeleyeceği, tutuklu yargılanan kişiyi suçlu gibi göstereceği medeni dünyanın üzerinde mutabık olduğu bir konudur. Bu uygulamanın belirli mekanlarda (ceza evleri) ve belirli zamanlarda (tutukluluk/hükümlülük) uygulanması halinde AİHM ve Yargıtay kararları doğrultusunda sistematik işkencenin bir çeşidi olduğu kabul edilmektedir” dedi. 

‘TEK TİP ELBİSE UYGULAMASINDAN VAZGEÇİLSİN’

Adil ve bağımsız yargının ciddi anlamda zedeleneceğini vurgulayan Buluttekin, “Darbe dönemlerinde dahi uygulanmayan bu uygulamaların bir hukuk devleti içinde cereyan etmesi asla kabul edilemez bir durumdur. Kimliksizleştirici, kişiliksizleştirici ve baskıcı/zapturapt edici nitelikteki bu uygulamalardan, henüz başlamadan vazgeçilmesi için, Adalet Bakanlığına, Hükümete ve Cumhurbaşkanlığına Diyarbakır Barosu olarak çağrıda bulunuyoruz”dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.