Kırbayır ailesi: Biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz

Kırbayır ailesi: Biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz

Adalet bakanlığı'nın Cemil Kırbayır'ın AİHM'de süren davanın dosyasını kapattırmak istemesine aileden tepki geldi.

12 Eylül darbesinde kaybettirilen Cemil Kırbayır’a ilişkin AİHM’de süren davada hükümet adına savunma yapan Adalet Bakanlığı dosyayı kapattırmak istedi. Kırbayır’ın annesi Berfo Ana’nın vefatını fırsat bilen Bakanlık, mahkemeye ailenin davayı takip etmekten vazgeçtiğini ileri sürdü. Yaşananlara tepki gösteren Mikail Kırbayır, “Neden Galatasaray Meydanı’ndayız? Resmen yaşarken ızdırap çektiriliyor. Biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Ardahan’ın Göle İlçesi’nde 13 Eylül 1980 tarihinde gözaltına alındıktan sonra akıbetinden bir daha haber alınmayan Cemil Kırbayır’a ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülen davada hükümet adına savunma yapan Adalet Bakanlığı, davayı kapatmak istedi. 17 bin 500 kaybı görmezden gelen Bakanlık, savunmasında Kırbayır cinayetini “tekil” olduğunu ileri sürdü. Savunmada, “Bu tekil olayın darbe rejiminin toplumun bir kesimine karşı devlet politikası çerçevesinde olduğuna dair bir bulgu yoktur” diye savunan Adalet Bakanlığı, anne Berfo Kırbayır’ın davayı açtıktan iki yıl sonra öldüğünü, varislerinin ise davayı sürdürme yönünde niyetlerini gösteren bir belge olmadığını ileri sürdü. Bakanlığın savunmasına tepki gösteren ağabey Mikail Kırbayır, “Niçin Galatasaray Meydanı’ndayız?” diye sordu. 

Mikail Kırbayır,  “Nasıl olur da işin takipçisi yok deniliyor” diye tepki gösterdi. Kırbayır, “Bu bize aile olarak psikolojik işkencedir. Resmen yaşarken ızdırap çektirmektir. Şikayetçiyiz, şikayetçiyiz. Biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi. “Niçin Galatasaray Meydanı’ndayız” diye devam eden Kırbayır, “Her cumartesi bağırıyoruz o meydanda, neyi bağırıyoruz? Ben cesedi hapis edilen kardeşimin mezarını istiyorum. Katilerin cezalandırılmasını istiyorum” dedi. 

‘DEVLET BU SUÇ BENİM, FAİLİNİ DE VERMEM DİYOR’ 

Anne Berfo Kırbayır’ın ölümüyle hükümetin AİHM’deki davayı kapatmak istediğini dikkat çeken İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Avukat Gülseren Yoleri de, devletin işlediği suçlardan dolayı, suçluları korumada ısrarcı olduğunu söyledi. Davanın kapatılmak istenmesine ilişkin, “Aslında bütün bunlar, ‘bu olay tekildir, insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilemez’ kapsamındaki savunmaların tamamı hep aynı şeye işaret ediyor” diyen Yoleri, “Eğer tekil bir şey olsaydı, yani devletin herhangi bir elemanı herhangi bir suç işlemiş olsaydı, devlet onu bulur cezalandırırdı. Ama bu suçlar devlet tarafından organizeli bir şekilde işlendiği için açığa çıkarılmıyor. Bu son savunmada da devleti tersten okursanız bunu kabul etmiş sayılır. Yani ‘bu suç benimdir, bu suçun faillerini de sana vermeyeceğiz’ demektir” diye konuştu. 

‘HÜKÜMETİN SAVUNMASININ BİR ESPRİSİ YOK’

Adalet Bakanlığının davayı kapatma isteği ve savunmasının bir esprisinin olmadığını vurgulayan Yoleri, şunları söyledi: “Berfo anne öldü. Ondan başka mağdur yok anlamına gelecek, onun mirasçıları bunu takip edemez anlamına gelecek savunma da çok anlamsız. Biz insan hakları savunucuları olarak bütün insanlık ailesinin bu tür suçlara karşı tarafız. Yani Cemil’in hiçbir akrabası kalmamış olsa dahi, bir insan olarak bizler insanlığa karşı işlenmiş bu suçun mağduruyuz ve Cemil’in hakkını savunmak ve yapılanların peşine düşmek hepimizin sorumluluğu.” (İstanbul/DİHABER)

www.evrensel.net