İşsiz kalma korkusuyla tehlikeye ses çıkaramıyorlar

İşsiz kalma korkusuyla tehlikeye ses çıkaramıyorlar

ILO ve Çalışma Bakanlığı’nın araştırması; işçilerin işsiz kalma korkusuyla tehlikelere sessiz kaldığını ortaya koydu.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

ILO ve Çalışma Bakanlığının iş güvenliği konusunda yaptığı araştırmaya katılan hakimlere göre işsiz kalma korkusu nedeniyle işçiler, işyerinde olası tehlike durumlarında iş bırakma haklarını kullanamıyor. Hakimler önlerine gelen vakaların hiçbirinde işçilerin iş bıraktığını görmediklerine dikkat çekiyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev ve Sorumluluklarının Yürütülmesi ile ilgili Araştırma”sına katılan hakimler, karşılarına gelen vakaların hiçbirisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 13. maddesinde yer alan işçinin tehlike durumunda işten kaçınma hakkının kullanıldığını görmediklerini belirttiler. Hakimlere göre bu hakkın kullanılmama nedeni, işten atılma korkusu, yüksek işsizlik oranları, eğitim eksikliği, sendikal hareketin zayıflığı, işçilerin sendikalara olan güvensizliği ve denetimlerin eksikliği.

İŞÇİLER SENDİKALARDAN UZAK TUTULUYOR

Araştırmaya katılan bir hakim, şunları söylüyor: “Uygulaması yok ne yazık ki. İş Kanunu 34. maddesi ücreti ödenmeyen işçi çalışmaktan kaçınabilir diyor. Ancak kimse bunu yapamıyor. Bu durumun başlıca nedeni işsizliğin çok yüksek oranda olması. Bulduğu işi ne pahasına olursa olsun kaybetmek istemiyor işçi. Eğitim eksikliği de başka bir neden. Bazı çalışma alanlarında riskler görünür bile değil. Önlemler yetersiz, kanun uygulanmıyor. 13. maddede ciddi ve yakın bir tehlike diyor. Genelde görünmez oluyor tehlikeler. Bir de sendikaların devrede olması gerekir. Denetimli kişiler denetlemeye gittiklerinde sendikadan da bir kişinin orada olması ve görüşlerini bildirmesi gerekir. Ne yazık ki, işçiler sendikaların uzağında tutuluyor.”

Araştırmaya katılan hakimler, İSG mevzuatı konusunda yeterli bilgileri olmadığını ifade ederek, “İş yoğunluğunun fazlalığı da hakimler tarafından kendilerini bu konuda geliştirmenin önünde bir engel” dediler. Hakimler, İSG mevzuatının çok detaylı ve karmaşık olduğundan şikayet ederek, uygulamada zorluklar yaşadığını görüşleri arasına eklediler. Bu konuda bir hakim şöyle konuştu: “Doğrudan bir kez uygulama şansım oldu. İş kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat önümüze geldi. Heyet olarak inceledik. İş kazası tanımlarına baktık. Ne gibi işlemler yapıldığını gördük. Kurumların, ölünün yakınlarına bağladığı bilgilere ulaştık. Kusur raporu konusunda neler yapılabileceğini araştırdık. Hesap raporunu sonuçlandırdık. Kanun tanımlarını ve bu tanımların ne anlama geldiğini inceleme şansımız oldu. Ancak daha pratik, kesin ve kısa sonuçlara ihtiyacımız var. Daha kısa sürede çözümlememiz lazım. Hesapların ayrıntıları çok fazla, sadeleştirilmeleri gerekir.”

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Ağustos 2017 00:44
www.evrensel.net