AKKİM işçileri: Öncelikli talep sağlıklı çalışma koşulları

AKKİM işçileri: Öncelikli talep sağlıklı çalışma koşulları

İstanbul Hadımköy’de kurulu AKKİM’de sendikalaştıkları için işten atılan işçiler taleplerini Evrensel’e anlattı.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

İstanbul Hadımköy’de bulunan AKKİM Kimyasal yapı fabrikasında Petrol-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan işçilerin direnişi sürüyor. Koruyucu önlemlerin yetersizliği nedeniyle çalışırken ağır kimyasallara maruz kaldıklarını söyleyen işçiler, öncelikli taleplerinin kötü çalışma koşullarının düzeltilmesi olduğunu dile getiriyor.

Direniş yerinde işçilerle bir araya geliyoruz. “Bazı kimyasal maddeler var. Tanklara boşaltılması 45 dakika sürüyor. O maddeleri içimize çektiğimizde belli bir süreden sonra insanın uykusu geliyor. Bir gün çok fazla solumuşum kimyasalı. Ayran istedim, ayran bile vermediler. 1 saat sonra geldi ama artık iş işten geçmişti zaten” sözleriyle koşulları anlatan bir işçi, şunları söyledi: “Yani altı üstü bir ayran. Aradan saatler geçtikten sonra getirdiler. O saatten sonra ayran gelse ne olur gelmese ne olur. Zaten ayranda bir işe yaramıyor ama psikolojik bir şey yani. Maske veriyorlar ama bu sefer de gözün yanıyor. Buraya sendika girdiğinde bunları göz önünde bulundursunlar.”

ÖNLEMLER YETERSİZ

Özellikle üretim bölümünde yoğun kimyasallara maruz kaldıklarını belirten işçiler “İnsanların orada sağlığı ile çok fazla oynanıyor. Ben işten çıkarıldığım için söylemiyorum bunları içeride çalışıyor olsam da söylerim bunları. Devletten istediğimiz şey bu yani. Bir işçinin sağlığı çok önemli.  İşverenin işinden bile önemli bence. 40 yaşından sonra işçi zaten bırakmak zorunda kalıyor. Çünkü yaşına kadar ciğerleri bitiyor. Ciğer bittikten sonra da hayatın bir anlamı da kalmıyor. İşçinin işverenden öncelikli olarak istediği şey sağlıklı çalışma koşulları” diye konuştu.

Koruyucu malzemelerin ve havalandırmaların yetersiz olduğundan söz eden üretim bölümünde çalışan bir başka işçi, “Çünkü solunum hastalığına yakalan o kadar çok arkadaşımız oldu ki” dedi. 1 yıldır bir tane havalandırma istediklerini ancak yapılmadığını söyleyen işçi, işçilerin kötü çalışma koşulları nedeniyle işten ayrılan işçi sayısının çok olduğunu belirtti. 1 buçuk yıldır fabrikada çalışan bu işçi, bu süre zarfında üretim bölümünde 45 işçinin işten ayrıldığını aktardı. “5-6 ton üretim yapan tankların içine biz oksijen tüpü olmadan giriyoruz” diyen işçi şöyle devam etti: “Ben bu durumu araştırdım ve bence işçi sağlığı açısından sıkıntılı bir durum. Zaman zaman ham maddeden zehirlendiğimiz oluyor. Beynimizin yavaşladığını hissediyoruz bu durumlarda. Psikolojik olarak durgunlaşıyoruz. Asetonla elimizi yüzümüz yıkıyoruz, mecburum. Çünkü ham madde değiyor. Bazı arkadaşlarımızın kolları yandı. Bunlar da dile gelmiyor. Böyle şeyler basit şeyler değil. Gözüne ham madde kaçan arkadaşlarımız oldu. Kendi anlaştıkları bir kliniğe götürüyorlar. O klinikte de işverenin sicili bozulmasın diye iş kazası yazmıyorlar. Benim bildiğim benim burada tuvalette ayağım kayıp düşsem bunun iş kazası sayılması gerekiyor. İşyeri hekimi var. 3 tane arkadaşımız solunum yolu hastalığına yakalandı. İşyeri hekiminin yaptığı tek şey antibiyotik vermek. Bronşit olmak burada hasta olduğun anlamına gelmiyor. İlle astım olacaksın ve 7 hekimden heyet raporun olması gerekiyor. Burada çok hak ve hukukumuz yeniliyor. İşçi çok mağdur durumda. Kimyasal içerisinde çalışıyorsun ama hiçbir önlemin yok.”

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.