Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde birlikte mücadele vurgusu

Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde birlikte mücadele vurgusu

Vicdan ve Adalet Nöbetinde konuşan Konak Belediye Başkanı Pekdaş, DİSK, KESK, TMMOB, TTB yöneticileri birlikte mücadelenin önemine dikkat çekti.

Halkların Demokratik Partisi’nin ‘Durmayalım Durduralım’ sloganı ile başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbetleri bugün son buluyor. Diyarbakır, İstanbul ve Van’dan sonra İzmir'de Gündoğdu Meydanı'nda polis ablukasında devam eden, HDP'li vekillerin 25 günlük nöbetini son gününde çok sayıda kurum ziyaret etti.

Nöbetin bugünkü ilk ziyaretçileri sendika, oda ve belediye başkanları idi. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz, TTB Genel Başkanı Raşit Tükel ve sendika ve odaların yöneticileri sabah saatlerinde nöbet alanına geldi.

İlk olarak konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay gelenleri selamladı. Serpil Kemalbay, “Bu ülkenin demokrasi güçleri olarak bir araya gelerek faşizmi birlikte durduralım istiyoruz. Bunun için mücadeleyi yükseltiyoruz. Bu mücadele hepimizin omuzlarında önemli bir görev” dedi.

Ardından konuşan TTB Genel Başkanı Raşit Tükel, darbe girişiminin ardından OHAL ile temel ve hak özgürlüklerin askıya alınmasının emek ve demokrasi güçlerinin bir arada mücadelesinin gerekli olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Birlikte mücadeleyi sürdüreceklerini dile getiren Tükel “Vicdan ve Adalet Nöbeti'ni bu mücadele açısından, milyonların talebini dile getirdiği için çok önemli buluyoruz. Bu döneme adalet talebi damgasını vurmuştur. Öncelikli olarak ülkenin OHAL koşullarından çıkmasını istiyoruz. Adaletin, laiklik, demokrasinin ve özgürlüğün ön planda olduğu bir ülkede yaşama arzumuzu burada güçlü bir şekilde dile getiriyoruz. Bu gidişi mücadele ile sona erdireceğimizin birlikte mücadele ettiğimiz tüm kurumlar adına sözünü veriyoruz.”

KORAMAZ: BU DÜZENE İZİN VERMEYECEĞİZ

Ardından konuşan TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz, Türkiye'nin son bir yılı adalet arayışıyla geçirdiğinin altını çizerek şunları söyledi “Aslında şu durum bile siyasi iktidarın vicdansızlığın ve adaletsizliğinin tescillenmiş halidir. Yüz bini aşkın kamu çalışanı sorgusuz sualsiz işten atıldı. Meslek kuruluşları yöneticileri görevinden alınmaya çalışılıyor. Böylesi bir ülkede tabii ki vicdan diyeceğiz, adalet diyeceğiz. Onlar iktidara gelirken üstünlerin hukukunu değil hukukun üstünlüğünü savunacağız dediler, ama görüyoruz ki hukuku ayaklar altına aldılar. ‘OHAL’i biz kaldırdık’ dediler şu an OHAL koşulları ile yönetiliyor. Hak, hukuk dediler, tek adam rejimi tek parti düzeni kurdular. Ama biz bu düzene izin vermeyeceğiz.”

'KORKULARI ONLARIN SONU OLACAK'

Vicdan, adalet, laiklik diyen insanların mücadelesi ile bu kirli düzeni yıkacağını da ekleyen Koramaz “Bunların kurduğu düzenin bizler açısından geleceği yok. Baskıları, korkularından kaynaklı. Anayasayı değiştirdiler, OHAL ilan ettiler, olmadı. Şair ne demiş hiçbir şeye benzemez halkını satanların korkusu. Bu korku onların sonu olacak. Biz de mühendisler mimarlar olarak meslek formasyonundan aldığımız güçle bu ülkenin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. TMMOB vicdandan, barıştan yanadır. Bunun için bütünlüklü bir mücadele gerekiyor. Bu mücadelede hepimize kolay gelsin” dedi.

GEZEN: ADALETSİZLİK TİS MASASINDA DA SÜRÜYOR

KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, kamuda devam eden TİS görüşmelerinin de adaletsiz bir şekilde sürdüğünü ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler bu masaya davet edilmedik. Çünkü o masada satış sözleşmesi koşulları oluşturuldu. Bizler emekçiler için adalet, iş güvencesi istiyoruz. İşçilerin insanca yaşamasını, çalışmasını istiyoruz. Her gün onlarca çalışan iş cinayetlerine kurban gidiyor. Bizler tüm bunları söyleyecek tek konfederasyon olarak oraya alınmadık. Bizim KHK’leri de yandaş konfederasyon gibi tescillememizi istediler. 3+3 ile emekçilerin hakkıyla dalga geçen iktidara karşı kamu çalışanları olarak ve bu konfederasyonun mücadelesini sırtlanan emekçiler için bu mücadeleyi yükselteceğiz. Bizler barış içinde bir Türkiye için, laik demokratik bir düzen için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu barikatlar, halklar ile emekçilerin birleşmesini engelleyemeyecek"

BEKO: ADALET ARAYANLARIN YANINDA OLACAĞIZ

DİSK Başkanı Kani Beko da mazlumların ve mağdurların faşist diktatörlüğe karşı ayağa kalkmasından başka çaresi olmadığını belirterek “1980 Darbesi'nden daha kötü koşullarda yönetiliyoruz. 12 Eylül’de insanların gidebilecekleri bir mahkemeleri vardı. Ama bugün binlerce kamu çalışanı, işçinin gidebilecekleri bir mahkeme yok. Bugün siyasal iktidara karşı toplumsal muhalefetin içinde birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yok. Yarın çok geç olabilir. Taş çok sert. Bu taş bizi kanlar içinde bırakırsa çok geç kalmış olacağız. Dün olduğu gibi bugün de yarın da nöbetinizin yanındayız. Çok kıymetli bir iş yapıyorsunuz. Bu işlerin yanında bu ülkede demokrasi, insan hakları, barış,, kardeşlik, adalet isteyen insanların yan yana olmaktan başka çaresi yoktur. Önümüzdeki süreçteki tüm etkinliklerde adalet arayanların yanında olacağız” dedi.

PEKDAŞ: YİNE KARDEŞLİĞİ HAKİM KILACAĞIZ

Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş da HDP'li belediyelere atanan kayyımlara değinerek şunları söyledi “Belediyelere kayyım atamak halka kayyım atamaktır. Bu büyük bir utanç. ‘Demokrasiyi ve özgürlükleri geliştireceğiz’ dediler yasakları çoğalttılar. Yasaklar, hukuksuzluklara arta arta devam etti çünkü ahlaksızlığı ilke edinmiş bir hükümet var. Hukuk kuralları ahlaka uygun değil. Yemin ederek tarafsız olacağını belirten Cumhurbaşkanı ahlaka uygun olduğunu söylemek değil. İşte böylesi bir dönemde vicdandır, adalettir söylenmesi gereken. Vicdanı da adaleti de unutmamalıyız. Farklı medeniyetleri kardeşçe yaşatan bu topraklar yine kardeşliği hakim kılacaklardır. Her şeye rağmen kolkola özgürlük içinde yaşamayı bileceğiz.”

YILDIRIM: NÖBETLER BİTTİ  AMA ADALET ARAYIŞI DEVAM EDECEK

Son olarak konuşan HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım da, nöbetlerin bittiğini ama adalet arayışının kazanılana kadar süreceğini dile getirerek “4 kentteki nöbetlerimizde halklarımızın önümüze koyduğu yegane görev; ‘Bu haramilerin saltanatına son vermek için siyasi hassasiyetleri bir kenara bırakarak, asgari müştereklerde bir araya gelin’ olmuştur. Biz bu mesajı aldık. Bu nöbetler bizim eylemselliğimizin ilk periyoduydu. Bundan sonra da OHAL kalkıncaya kadar, KHK ile ihraç edilenler görevlerine dönünceye kadar, milletvekillerimiz özgür oluncaya kadar, öğretilmiş çaresizlik son buluncaya kadar sokaktan ve alandan çekilmeyeceğiz. Bu ülkeye kalıcı ve onurlu bir barışı armağan edinceye kadar yüreği bu istikamette atan herkesle ortaklaşacağız. Mezopotamya'nın Trakya'nın bu kültürünün olduğunu biliyoruz. Hep beraber güçlüyüz. Onların en büyük gücü bizim yan yana gelme sürecimizi engellemekten geçiyor. Onlara inat bir araya gelmeli, ortak vatanda, ortak gelecek için birlikte mücadele etmeliyiz” dedi. 

NÖBET BASIN AÇIKLAMASIYLA BİTTİ

İzmir’de son bulan 'Vicdan ve Adalet Nöbeti'nin ardından basın açıklaması yapan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, nöbetin tutulduğu Gündoğdu Meydanı’ndan Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne yürüyerek geldi. Kemalbay, HDP’li milletvekilleri ve partililerle burada basın açıklaması yaptı. Nöbeti değerlendiren Kemalbay, “Bir haftadır, bu ülkenin meclisinin üçüncü büyük partisinin milletvekilleri Gündoğdu Meydanı’nda 7 gün 24 saat vicdan ve adalet için nöbetteydi. Bu ülke şu anda bir tek adam rejimi ile yönetilmeye çalışılıyor. Bu rejim kendini kurumsallaştırmak için bir yol haritası çizmiş. Bu yol haritasına göre eş genel başkanlarımız, milletvekillerimiz, partililerimiz rehin alınmış durumda, özgür basın ve gazeteciler rehin alınmış durumda. Türkiye’nin en kıymetli akademisyenleri işinden atılmış ve sivil bir ölüme mahkum edilmiş görünüyor" dedi. Çözüm sürecini hatırlatan Kemalbay şöyle devam etti:

“2013 yılından 2015’e kadar Türkiye evlere tabutların gitmediği, insanların siyaseti, sorunlarını konuşabildiği bir dönem yaşadı. İşte o iki yıl bir barış ve müzakere süreci inşa edilmeye çalışıyordu. Bugünlerde Kolombiya’da devlet ile halk arasındaki çatışmalar barışın inşa edilmesi sürecine evriliyor. Kolombiya halkları başardı. Fakat biz yeniden savaşın içine doğru sürükleniyoruz. Bugün 90’lardaki gibi 12 Eylül’deki gibi hapishanelerde tekrar işkenceler tek tip kıyafetler gündeme geldiyse işte bu savaş yüzündendir. Kolombiya halkı savaşın son nefesini görüyor, fakat biz şimdi kırbaçlanmış, azgınlaşmış bir savaşa doğru sürükleniyoruz. İşte bizim vicdan ve adalet nöbetimiz bu gidişi durdurmak içindir. Yeni bir süreç halkların mücadelesi ile başlayabilir.Barışı inşa edeceğiz, birlikte kazanacağız."

'BU ÜLKEYİ RACON KESENLER Mİ YÖNETMELİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Racon kesilecekse bizzat kendim keserim" sözlerini hatırlatan Kemalbay, "Bizler faşizmin kurumsallaşmasına karşı mücadele yürütüyoruz. Bugün Tayyip Erdoğan racon kesmekten bahsediyor. Bu ülkeyi racon kesenler mi yönetmeli? Ne yaparsanız yapın bizler demokrasiyi bu topluma yaşatacağız, barışı, özgürlüğü, adaleti yeniden tesis edeceğiz, Türkiye halklarını özgürleştirmek için birleşerek mücadelemizi sürdürmekten vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu. (İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Ağustos 2017 21:44
www.evrensel.net