Mazot desteğinde verilen söz tutulmadı

Mazot desteğinde verilen söz tutulmadı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, hükümetin çiftçiye yönelik destekler konusunda sözünde durmadığını belirtti.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Atalık, hükümetin mazotun yarısını devletin karşılayacağı yönünde verdiği sözü tutmadığını bildirdi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın ekim 2016’da Milli Tarım Projesi’ni açıkladığı sırada verdiği mazot desteği sözünün ardından 2017 yılında yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin rakamların açıklandığını hatırlatan Atalık, şunları söyledi: “Bu kapsamda dekar başına; buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale için 13 TL; çeltik ve pamuk için 36 TL; yağlık ayçiçeği, soya, dane mısır ve patates için 17 TL; aspir, nohut, mercimek ve kuru fasulye için 11 TL; fındık, yem bitkileri, çay, kuru soğan, kanola ve diğer ürünler için 9 TL; nadas alanları için 5 TL mazot desteği verilecek. Mazotun Türkiye genelinde ortalama litre fiyatını 4.60 TL kabul edersek, 1 dekar buğday üretmek için harcanan mazotun değeri 30 TL’dir. Bu değer çeltikte 94 TL, pamukta 95 TL, ayçiçeğinde 35 TL, mısırda 55 TL, patateste 107 TL, fındıkta 25 TL’dir. Verilen desteğin gerçekte harcanan mazota oranı ise buğdayda yüzde 43, çeltik ve pamukta yüzde 38, ayçiçeğinde yüzde 49, mısırda yüzde 31, patateste yüzde 16, fındıkta yüzde 36 olmuştur. Görüldüğü üzere önemli pek çok üründe mazot desteği yüzde 50’nin altında kalmıştır.”

Çiftçilerin traktöründe yılda ortalama 3.5 milyar litre mazot kullandığını kaydeden Atalık, “Parasal değeri yaklaşık 16 milyar TL’dir. Siyasilerimizin de sık sık beyan ettikleri üzere mazot fiyatının yaklaşık yüzde 65’ini vergiler oluşturmaktadır. Bu noktada çiftçinin tek bir girdi olan mazota ödediği vergi yılda 10.5 milyar TL’dir. Tarımsal desteklemeler için 2017 yılı bütçesinden 12.8 milyar TL ayrılmıştır. Görüleceği üzere çiftçiye ödenen desteğin neredeyse tamamı, kullandığı girdilerden sadece biri olan, mazot vergisi adı altında geri alınmaktadır” dedi.

TÜRKİYELİ ÇİFTÇİYE CİMRİ İTHALATA BONKÖR

Türkiye'nin pek çok tarım ürününde giderek artan bir şekilde ithalata bağımlı hale geldiğine dikkat çeken Atalık, “2003 yılından haziran 2017’ye kadar 44 milyon ton buğday ithalatına 12.2 milyar dolar, 11 milyon ton pamuk ithalatına 18.3 milyar dolar, 22 milyon ton ayçiçeği tohumu, yağları ve küspesinin ithalatlarına 14.4 milyar dolar, 28 milyon ton soya fasulyesi ve küspesinin ithalatına da 12.2 milyar dolar ödenmiştir” dedi.

Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde üretimde verimi ve kaliteyi artırmaya yönelik desteklere dikkat çeken Atalık şunları söyledi:

“-Organik tarım ile iyi tarım uygulamaları desteklerinin geçen yıl ile aynı kaldığını,
-Prim desteği verilen yağlık ayçiçeği, soya, kanola, aspir, buğday, arpa, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut, mercimek, zeytinyağı ve çay desteklerinde geçen yıla göre bir değişme olmadığı,
-Her yıl 500 bin ton ile 1.5 milyon ton arasında ithal ettiğimiz mısırın prim desteğinin 3 kuruştan 2 kuruşa düşürüldüğünü,
-Sadece pamuktaki prim desteğinin 75 kuruştan 80 kuruşa çıkarıldığını görmekteyiz.”

Türkiye tarımını desteklerken son derece cimri davranan hükümetin ithalata milyarlarca dolar akıttığını ifade eden Atalık, devam etti: “Uygulanan politikalar çiftçinin tarlasını boş bırakmasına, ekilen alanların daralmasına, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılarak betonlaşmasına neden olmaktadır. Tarım Yasası’nda tarıma verilecek desteklerin milli gelirin yüzde 1’inden az olamayacağı hüküm altına alınmasına rağmen verilen desteklerin bir türlü yüzde 0.5’i geçememesi gibi mazot desteğinde de çiftçiye verilen söz tutulmamıştır. Yapılması gereken günübirlik politikalar yerine uzun vadeli politikalarla tarımımıza yön verilmesi, çiftçilerin kooperatif çatı altında faaliyet göstermesinin teşvik edilmesi, ürünün bu çatılar altında işlenerek tüketiciye ulaştırılması, bu yolla aracıların sayısının azaltılması, üretici ve tüketicinin memnun edilmesi, üreticinin ekmekten vazgeçtiği Belçika yüz ölçümüne eş değer tarım arazimizin tekrar üretime yönlendirilmesi olmalıdır.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.