Demir çelik işçileri: Ücret ve iş kolu sorunları çözülsün

Demir çelik işçileri: Ücret ve iş kolu sorunları çözülsün

Toplusözleşme sürecini tartışan İzmir demir çelik işçileri taslakta demir çelik fabrikalarına özgü taleplerin de yer alması gerektiğini söylüyor.

Turan KARA
İzmir

İzmir demir çelik işçileri toplusözleşme sürecini ve taleplerini tartışıyor. Türk Metal’in taslağını olumlu ama eksik bulan işçiler, taslakta demir çelik fabrikalarına özgü taleplerin de yer alması gerektiğini söylüyor. 2015 metal direnişi döneminde yaşanan istifalar sonrası temsilcilerin yenilenmesini sözleşme dönemi için avantaj olarak gören işçiler, taslakta yer alan taleplerin hayat bulmaması halinde tepkinin yeniden açığa çıkacağı uyarısında bulundu. 

İşçiler büyük oranda bekleyip görme, yapılanları destekleme, taslağı savunma eğiliminde. Sendika pek fazla inisiyatif dağıtmasa da sürekli işçilerle iletişim içinde ve taslağı anlatma, talepleri açıklama çabasında, kimi işçiler grev yasaklarına karşı iş yavaşlatma, sakal ve yemek eylemleri gibi eylem biçimlerinin zaman zaman konuşulduğunu belirtiyor. “Her şey kararlılıktan geçiyor. Sendikacılar kararlı olsun, dik dursun. Beklentimiz bu. İşçiler her türlü mücadeleyi verecektir. Sendikacılar dik durmazsa onlara karşı dik duruş yine olacaktır” diyorlar.

Toplusözleşme öncesi demir çelik işçilerinin en önemli sorunu ücretlerin düşük olması. Ancak işçilerin tek derdi bu değil. Örneğin HABAŞ fabrikasındaki haddehanelerde taşeron çalışma ve bakım gibi kimi bölümlerin idari kadro sayılması, iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, baskı altında, yoğun ve uzun süreli çalışma; İDÇ, Ege Çelik ve diğer fabrikalarda da sıkıntı yaratan ağır sanayi işçisi sayılmama ve yıpranma primlerinin olmaması gibi sorunlar da var. 

TAŞERON İŞÇİLER DE ÖRGÜTLÜ OLMALI

Sözleşme için olası eylemler açısından da bu sorunlar engel teşkil ediyor. Örneğin HABAŞ’ta çalışan 2 bin işçiden sadece 600’ü sendikalı. Bir taşeron işçisi, “Ücretler düşük, umarım arttırabilirler. Bizi doğrudan etkileyen bir şey olmaz ama ortalama artarsa bizimki de artar umarım. Sosyal hakları alamıyoruz. Sendika eylem yapmak istese, fabrika dışarıdan kütük getirtir ve çalışmaya devam eder. Grev yapsa sadece çelikhane belki durur, onu da kütük alarak çözer” sözleriyle taşeron işçilerin sorunlarına ve örgütlü olması gerektiğine dikkat çekti. 

Sendika, taslak açıklanmadan bir süre önce, demir çelikler için ayrı maddeler de olacağını söylese de şimdilik ücretler konusunu tartışıyor. Demir çelik işçilerine hatta fabrikalara özgü sorunlar ikinci bir plan olarak bile tartışılmıyor. Bir işçi, “Herkes mesai ile anca bir şeyler kazanabiliyor. Mesai yapmazsak halimiz harap. Sürekli mesai yaparak çalışmak da hem sosyal yaşamı hem bünyeyi zorluyor. Sendikacılar sürekli alacağız, güvenin deyip geziyor, bakacağız” diyor.

ZAM ORANI OLUMLU BULUNDU

İşçiler çalışma şartlarına nazaran ücretlerinin düşük olduğunu ve yeni girenle 10 yıllık işçi arasında fark kalmamasının kendileri açısından sıkıntı olduğunu belirtiyor. “Yıllarca 1.7, 3-5 zam aldık. Neredeyse sıfır zamla geçirdiğimiz dönemler oldu, ücretlerimiz hiç artmadı. Hep enflasyon hep enflasyon. Şimdi her talebin alınması lazım ama bu yapıyla zor görünüyor. İşçiler olarak her şeyi yapmaya hazırız, onlarda ne hazırlık var göremiyoruz” diyen bir İDÇ işçisi “Patronlar zaten vereceği zammı belirlemiş durumda bence. Bu da 300-400 lira civarı filan. Bence yeterli değil.Yeni girenler olumlu bulabilir ama kıdemli bir demir çelik işçisi daha fazlasını hak ediyor. Sendikanın danışıklı bir dövüş içinde olduğunu düşünüyorum” diyor.

TALEPLERİ ALAMAZSA. TEPKİ YİNE AÇIĞA ÇIKAR!

Metal işçilerinin içine girdiği TİS süreci demir çelik işçileri içerisinde de tartışılıyor. Türk Metal Sendikası Aliağa Temsilciliği tarafından yakından takip edilen süreç içerisinde işyeri temsilcileri sıklıkla fabrikalarda bölümleri dolaşarak hazırlanan taslağı açıklamaya ve işçilerin fikirlerini toparlamaya çalışıyor. İşçiler istifaların olduğu dönemden sonraki süreçte temsilcilik seçimi yapılması ile eski temsilcilerin büyük oranda yenilenmiş olmasını kendileri için bir avantaj sayıyor. İşçiler bir yandan da “Türk Metal oranı şişirmiş görünüyor. Hepsini alabilecek mi diye sorarsan çoğu buna ihtimal vermiyor. Alamazsa da yine tepki açığa çıkar” diyor. Bir işçi eğer hepsi alınırsa taslağı olumlu bulduğunu belirterek şunları söylüyor: “Temsilciler dolaşarak, ‘Sendikanın arkasında durun, bizim arkamızda durun, mücadele edeceğiz, 4 talebin birini bile alsak bizi rahatlatacak’ diyor. Birinci dediği ile ikincisi tutmuyor ki! Madem birini bile almaya razısın neyin davası bu?” İDÇ, HABAŞ gibi fabrikalarda temsilciler, uyarı eylemleri ile başlanacak bir mücadele süreci olacağını anlatarak, “Genel başkan bütün temsilcileri toplayarak, ‘Fire istemiyorum alınacak bütün kararlara bütün fabrikalar eksiksiz uymalı, kendi fabrikasının bunu yapamayacağını söyleyen varsa şimdiden söylesin’ dediğini” aktarıyor.

DEMİR ÇELİK’TE KÂR VE ÜRETİM YÜKSELİŞTE 

Demir-çeliklerde, 2017 yılının ilk yarısında 18 milyon ton üretim gerçekleşti. Bu yıllık 36 milyon ton veya daha fazlası demek ve yeni bir rekoru ifade ediyor. Bir başka rekor elbette ürün fiyatlarında yaşanıyor. 2015 temmuzunda 1100 lira olan demir bugün 2 bin 300 lira sınırında. Çelik ihracatçıları birliği verilerine göre 5 aylık dönemde AB’ye ihracat yüzde 109 artarak 2.5 milyon tona ulaştı. Uzakdoğu ülkelerine ihracat ise yüzde 626 artışla 697 bin tona yükseldi. Demir-çelik endüstrisinde iyileşme 2016 yılında ERDEMİR ve İSDEMİR’in Çin, Ukrayna ve Rusya’dan kontrolsüz şekilde ithalat yapılması sebebiyle çelik ürünleri için antidamping vergisi talep etmesiyle başladı. Çin yerli tüccarların aç gözlülüğünü fırsata çevirip saldırgan bir tavırla iç pazarı ucuz ürüne boğunca fiyatlar bir anda 130 dolardan 60 dolara gerilemişti. ERDEMİR’in antidamping müdahalesinden sonra fiyatlar normal seviyeye gelerek uluslararası piyasa fiyatı olan 500 dolar civarında seyrediyor.

www.evrensel.net