Lincin üzerinden bir yıl geçti, dava açılmadı

Lincin üzerinden bir yıl geçti, dava açılmadı

Bornova'da Suriyeli mülteci E. ailesi bir yıl önce ev sahipleri ve mahalleli tarafından lince uğradı ancak hala dava açılmadı.

Metehan UD
İzmir

Suriyeli mülteci E. ailesinin uğradığı linç girişiminin üzerinden bir yıl geçmiş olsa da başlatılan adli soruşturma davaya dönüşmedi. Ailenin adalet arayışı sürerken, Avukat Ayşegül Karpuz, mültecilerle ilgili yargı süreçlerinin uzun sürmesinin toplumsal ayrıştırmayı hızlandırdığını dile getirdi.

Hükümetin mülteci politikasındaki tutarsızlık ve medyada mültecilerle ilgili çıkan yalan bilgiler Suriyelilere yönelik saldırıları tırmandırmaya devam ederken saldırılara yönelik hukuki sürecin yavaş işlemesi suçluların cezalandırılmasına engel oluyor. Devletin bir çok kurumunda olduğu gibi yargıda alanında süreç mülteciler için zorlu ilerliyor.

İzmir'in Bornova ilçesinde yaşayan Halepli mülteci E. ailesi, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında iki gün boyunca başta ev sahipleri olmak üzere mahallelinin saldırılarına maruz kalmıştı. Çocuk kavgasından başlayan ve linç girişimine ve ölüm tehditlerine kadar varan iki günün sonunda aile eşyalarını bile alamadan evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Aile, karakolda verdiği ifadede saldırganlardan şikayetçi olmuş olsa da henüz dava açılmış değil. Ailenin saldırıya uğradığı anlardan birinde polisin de olay yerinde bulunması ve ailenin bütün bireylerinin Alsancak Devlet Hastanesi'nden aldıkları darp raporlarına rağmen süreç çok yavaş ilerliyor. Dosya son olarak 6 ay önce uzlaştırma savcısında idi. Mülteci aile yaşadığı mağduriyetten dolayı uzlaştırmayı kabul etmemesine rağmen henüz iddianeme hazır değil. Aile ve ailenin avukatları duruşma gününü ve suçluların yargılanmasını bekliyor.

'AİLENİN MAĞDURİYETİ İKİYE KATLANIYOR'

Süreci gazetemize değerlendiren Halkların Köprüsü Derneği üyelerinden ailenin avukatı Ayşegül Karpuz, makul bir sürede bitebilecek, mağduru ve müştekisi belli olan bir ceza soruşturmasının uzun sürmesinin adalet duygusunu körelttiğinin altını çizerek "Kişilerin, başka kişiler tarafından hakları ihlal edildiğinde herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaları, sürecin uzaması mağduriyetlerini ikiye katlıyor. Bir kez mağdur olan kişi, o kişinin yargı karşısında ceza almadığını görünce bir kez daha mağdur oluyor. Bir kez daha kendini örselenmiş, incitilmiş hissediyor. Uzlaştırma sürecinden sonra dosyada hala bir gelişme yok.  Ben de avukat olarak aile bana sorduğunda zorlanıyorum. Ailenin mağduriyetine rağmen yargı mecriinde bir hızlanma yok" dedi.

'TERSİ OLSA SÜREÇ DAHA HIZLI İLERLERDİ'

Sürecin uzun sürmesinin sonuçlarına anlatmaya devam eden Karpuz şunları söyledi "Cezasızlığa gittiğimiz yolda, savcılık makamında bu yavaşlık, diğer tarafta 'ben istediğimi yaparım, elimi kolumu sallaya sallaya da gezerim' durumu oluşturuyor Eğer Suriyeli bir aile tarafından Türkiyeli bir ailenin evi taşlansa idi, babası çocukları önünde dövülmüş olsa idi yargı süreci daha hızlı işlerdi. İşte tam da burada aslında statüsüzlük, eşitsizlik ve aynı toplumda yaşayan insanların aynı haklara sahip olamamasını gözlemliyoruz. Bu uzun vadede büyük toplumsal ayrışma yaratır. Her iki toplum arasında bir barıştan söz edilemez. Bu toplumsal krizi de beraberinde getirir. O zaman da yargı mecrilerinin işi umulduğundan çok daha karmaşık ve yoğun hale gelir. Biz sürecin hızlanması için elimizden geleni yapacağız".

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Ağustos 2017 09:18
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.