Muayene ettirmediler, ‘açlık grevinden vazgeçirin’ dediler

Muayene ettirmediler, ‘açlık grevinden vazgeçirin’ dediler

Gülmen ve Özakça ile görüşen ATO heyetine muayene izni vermeyen savcı heyetin Gülmen ve Özakça'yı açlık grevinden vazgeçirmesini istedi.

Ankara Tabip Odası (ATO) heyeti Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile görüştü. Gülmen ve Özakça’nın istedikleri hekimler tarafından muayene edilmesine AİHM kararına rağmen izin verilmedi. Muayeneye izin vermeyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı heyetin Gülmen ve Özakça’yı açlık grevinden vazgeçirmesini istedi. 

AİHM, açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın kendi belirledikleri hekimlerin muayenesine izin verilmesini istemişti. Gülmen ve Özakça, önceden de kendilerini takip eden Dr. Aysel Ülker, Dr. Benan Koyuncu, Dr. Naci Karahancı’nın isimlerini bildirmelerine rağmen, hekimlere muayane izni verilmedi. 

Heyet Ankara Tabip Odası’nda (ATO) basın toplantısı düzenledi. ATO İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Dr. Aysel Ülker, “Gerek Semih Özakça, gerek Nuriye Gülmen ancak belirttikleri hekimlerin muayanesini kabul ettiklerini belirtmiş, başka türlü her muayaneyi reddettiklerini belirtmişlerdir” dedi. 

15 Ağustos tarihinde Sincan Cezaevi Kampüsü’ne gittiklerinde kendilerine başşavcılıktan gelen bir yazı verildiğini belirten Ülker, “Gelen yazıda muayane etmeden cezaevi hekim heyetinin muayanesine eşlik etmemiz ve açlık grevcilerini açlık grevinden vazgeçmeleri için ikna etmemiz yönünde olduğunu öğrendik” dedi. Bunu Malta Bildirgesinin ‘Hekim ya da diğer sağlık personeli açlık grevinin kırılması için herhangi bir baskı yapamaz. Tedavi ya da bakım bu amaçla kullanılamaz’ maddesini hatırlatarak reddettiklerini ifade eden Ülker, “Bizim oraya davet nedenimizin sadece açlık grevini bırakmaları konusunda ikna edilmek üzere gelmekmiş” dedi.

‘HAVALANDIRMA YOK, ENFEKSİYON RİSKİ VAR’

Ülker, Gülmen ve Özakça’nın kampüs hastanesine getirildiklerinden beri 18 gün geçtiğini hatırlatarak, bu süreçte refakatçıları olmadığından dolayı temizlik, sayısı kısıtlanan kıyafetlerin yıkanaması ve kurulanaması gibi ek sorunları çıktığını kaydetti. Cezaevi koğuşunda en azından tekerlekli sandalyeyle havalandırmaya çıkabildiklerini kaydeden Ülker, “Hastanedeki alanlarında havalandırma yok. Temiz hava için camı açtıklarında gelen yemek kokuları miğdelerini bulandırıyor” dedi. Gülmen ve Özakça’nın enfeksiyona bu kadar açıkken tuvalet, banyo ve içeceklerini hazırlamak için aynı yerin kullanılmaması gerekiğini belirten Ülker, “10 metre karelik alanda refakatçileriyle kalmaları gerektiği ve haraket alanlarının olmadığını belirtmişlerdir” dedi.

Ülker, muayane edemedikleri için sadece dış görünüş olarak Gülmen ve Özakça’yı değerlendirebildiklerini ifade ederek, “Semih neredeyse yarı yarıya kilo vermiş. Dışarda çok daha ajite çok daha kararlıydı. Nuriye ise zaten inceydi. Çok daha zayıflamış. Kendi başına kalkamıyor. Destekle yürüyor. Dış görüş olarak söyleyebileceğimiz ancak bu kadar” dedi. Gülmen ve Özakça’nın korktukları şeyin zorla müdahale olduğunu vurgulayan Ülker, “Gülmen ve Özakça, ‘Biz hasta değiliz. Önceliğimiz sağlık değil. Taleplerimiz var. İşimize geri dönmek istiyoruz. Cezaevine dönmek istiyoruz’ diyorlar. Düşünün ki cezaevine bile geri dönmeyi burda kalmaya tercih ediyorlar” dedi. Ülker, Gülmen’in zorla bir müdahaleden sonra kendine geldiğinde tekrar açlık grevine başlayacağını söylediğini belirtti.

‘ZORLA BESLENECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR’

ATO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Naci Karahancı da Özakça’nın durumuna ilişkin “Bir gece hiç uyumadan beklemiş. Zihinleri açıkken ya da kapalıyken zorla besleneceklerini düşünüyorlar. Semih de kıyafetlerini giyip olası bir müdahalede için sabaha kadar beklemiş” dedi. Fiziksel olarak her ikisinin de durumunun iyi olmadığını kaydeden  Karahancı, “Zihinsel olarak en azından sohbet edebildik. Bu süreçte neşeleri de yerindeydi” dedi.(Ankara/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net