İzmir'deki Vicdan ve Adalet Nöbeti'nin ikinci günü

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Diyarbakır, İstanbul ve Van'ın ardından İzmir'e devrettiği Vicdan ve Adalet Nöbeti ikinci gününde devam etti.

HDP’nin İzmir’de başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni ziyaret eden CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, siyasi görüşlerin ötesinde, hukuk ve adaletin herkesin ortak paydası olduğunu ve tüm kesimlere görev düştüğünü dile getirdi.

HDP’nin İzmir Gündoğdu Meydanı’nda dün başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbetini CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel ziyaret etti. Grup toplantısında konuşan HDP Parti Sözcüsü Osman Baydemir’i bir süre dinleyen Sertel, daha sonra HDP milletvekilleri ile selamlaştı.

Vicdan ve Adalet Nöbetine ilişkin görüşlerini aldığımız Sertel, hak, hukuk ve adaletin herkesin katıldığı, ortak noktada buluştuğu bir payda olduğunu ifade ederek, “Şimdi vicdan ve adaleti de biz öyle değerlendiriyoruz. Burada siyasetten öte herkesin adalete ihtiyacı olduğu düşüncesindeyim.  Siyasi görüşlerin ötesinde Türkiye’de hakkın, hukukun, adaletin tam anlamıyla yerine gelmesi için toplumun tüm kesimlerine düşen görev bu yönde mücadele etmektir, görüş belirtmektir. Demokratik ve laik bir Türkiye yaratmanın yolu da budur diye düşünüyorum. O yüzden ziyarette bulundum. Tel örgüler, tel kafesler içerisinde vicdan ve adaleti arayan arkadaşlarımıza, milletvekili arkadaşlarımıza başarılar diliyorum” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

 


BAYDEMİR: ÜLKE GEÇ KALMASIN DİYE VİCDAN VE ADALET NÖBETİNDEYİZ

Polis ablukası ve engellemelere rağmen Gündoğdu Meydanı'nda nöbet devam ederken, HDP Parti Sözcüsü Osman Baydemir basın açıklaması yaptı. 

Baydemir konuşmasına cezaevlerinde tutulan HDP'nin Eş Genel Başkanları, vekilleri, parti üyeleri, tutuklu siyasetçiler ve gazetecileri selamlayarak başladı. 15 Temmuz'un üzerinden bir yıl geçtiğini ve sözde darbenin siyasi ayağı ile mücadele edildiğine vurgu yapan Baydemir, "Bir komisyon kuruldu ama bu komisyon özlük itibari ile darbede rolü olan siyasi partinin, darbede rolü olan siyasi faktörlerin aklanması komisyonuna dönüştü. Hükümetin kendi borazanı haline dönüştürdüğü medyada bakıyorsunuz hemen hemen her gün darbenin sözüm ona siyasi ayağıyla mücadele ediyorlar. Eğer gerçekten darbenin siyasi ayağı ile yüzleşmek isteniyorsa her şeyden önce yapılması gereken 12-13 yıl boyunca darbenin kilit noktası olduğu iddia edilen cemaat yapılanmasını bu devletin içerisine kim sızdırdı, kim bu yetkiyle donattı söylesinler" dedi.

'DARBENİN SİYASİ AYAĞININ KİM OLDUĞU AÇIKTIR'

AKP'nin darbeye karşı darbe yapıp OHAL'i getirdiğini ifade eden Baydemir, "4 Kasımda vekillerimizi, eş başkanlarımızı cezaevine koyanlar. KHK'ler ile insanların ekmeğinden, aşından edenler bütün bunları alt alta getirdiğimizde darbenin siyasi ayağının kim olduğu çok açık ve net bir şekilde açığa çıkmıştır.Vicdan ve adalet nöbetinin 23. gününde en temel amaçlardan bir tanesi de darbenin siyasi ayağı ile mücadele etmektir. Darbenin siyasi ayağının bütün kirli ilişki ağlarını açığa çıkartmanın çabasını ortaya koymaktır. Zira vicdan bunu gerektirir, adaletin tecellisi elbette ki bunu gerektirir" diye konuştu. 

'AKP DEMOKRATİK DEĞERLERİ DÜŞMANLIK OLARAK GÖRÜYOR'

AKP'nin artık darbeyle kirlenmiş bir siyasi hareket olduğunu söyleyen Baydemir, "Hukukun üstünlüğü, adalet, yoksullukla mücadele, demokrasi onlar açısından bir tehlike. OHAL'i kaldırmakla övünüyorlardı, bırakın OHAL'i kaldırmayı Kürt coğrafyasını sıkı yönetim koşullarında yönetiyorlar, Türkiye'nin batı yakasında da muhalefetin sesini soluğunu kıstırmanın olağan üstü çabasını ortaya koyuyorlar. AKP demokratik değerleri kendisine düşmanlık olarak görüyor" dedi. . 

'TALİBAN VE IŞID'DİN YAPTIĞINDAN NE FARKI VAR'

Baydemir, "Dersim'de 3-4 gündür ormanlar yakılıyor. Alevi kurumlarının tüm temsilcileri orada ve yangını söndürüyor. Sadece Alevi inancına düşmanlık yapmıyorsunuz. Ayrıca insanlığın ortak değeri Hasankeyf Ilısu Barajı'na kurban edildi. Taş çatlasın ömrü 60 yıl olan baraja kurban ediliyor. Bugün dinamitlerle yıkılıyor. Sorarım; orda patlatılan dinamitler ile Taliban'ın veya IŞİD'in Palmira'ya yaptığı saldırı arasında ne fark var? İşte kirlendiniz ve iflas ettiniz. Bunlar da onun göstergesidir" şeklinde konuştu. AKP ve şuan ki yönetim anlayışının varlığını savaşa ve muhalefeti susturmaya endekslemiş bir siyasi hareket olduğunu belirten Baydemir, "Tüm yurttaşlara çağrımızdır; bundan sonra susmak suça ortak olmaktır. her birimizin vicdani ahlaki görevi buna dur demektir, faşizmi durdurmaktır. Aksi taktirde öyle bir noktaya gelecek ki siz harekete geçtiğinizde bu ülke geç kalmış olacak. İşte bu ülke geç kalmasın diye vicdan ve adalet nöbetindeyiz" dedi. 

HDP'NİN VİCDAN VE ADALET NÖBETİ'Nİ TÜMTİS ZİYARET ETTİ

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) İzmir'e devrettiği Vicdan ve Adalet Nöbeti'nin ikinci gününde Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) İzmir Şube yöneticileri ve sendika üyesi ambar işçileri ziyaret etti. 

Ziyarette konuşan TÜMTİS İzmir Şube Başkanı Şükrü Günsili, OHAL ile birlikte emekçilerin hakları gasp edildiğine dikkat çekerek, " OHAL ilanından sonra AKP'nin bugünkü Genel Başkanı Erdoğan, 'OHAL'i grevlere karşı sürdürüyoruz' demişti. Onlar için grev bir hak değildir. O yüzden emekçilerin bu karşı sessiz kalması söz konusu olamaz. Grevler yasaklanıyor bizim KHK'lere OHAL'e karşı gelmemiz için sayısız sebepler var. Ama bunlardan en önemlisi sendikal hareket ciddi bir saldırıyla yüz yüze. Mücadeleci sendikalar yok edilmeye çalışılıyor. İşçiler ve emekçiler bu karanlık günlerden kurtulacaklar yeter ki omuz omuza mücadele edelim. Sizlerin başlatmış olduğu bu vicdan ve adalet nöbeti yeni bir umut yeni bir mücadele azmi yaratacaktır. Bizlerde yanınızda olacağız asala boyun eğmeyeceğiz faşizme teslim olmayacağız" dedi. 

HDP heyeti adına konuşan İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, nöbetin işçi ve emekçiler açısından önemli bir noktada olduğunu ifade ederek, "Çünkü adalet dediğimiz mücadelenin önemli ayaklarından bir tanesi ekonominin adil paylaşımı, işçi ve emekçilerin örgütlemelerinin önündeki engellere yönelik mücadeledir. Son dönemlerde hem işçi ve emekçilere, hem onların örgütlenmelerine, hem de haklarına yönelik büyük saldırılar var. Adalet nöbetimizin  bir parçasını da bu oluşturuyor. Bu yüzden özellikle Ankara'dan üretilen siyasetin işçi ve emekçilere yönelik bütün hakların gasp edildiği bu alanlara yönelik ortak mücadelemiz çok önemli" dedi. (İzmir/EVRENSEL)


KESK ÜYELERİ VİCDAN VE ADALET NÖBETİ'Nİ ZİYARET ETTİ

İzmir'de Gündoğdu Meydanı'nda abluka altında devam eden HDP'nin Vicdan ve Adalet Nöbeti'ni, KESK'e bağlı sendikaların İzmir şubelerinin yöneticileri ve üyeleri ziyaret etti. Kamu emekçileri nöbet alanınına 'Hak Hukuk Adalet' ve 'Yaşasın Halkların Kardeşliği' sloganları ile alana girdi. 

İlk olarak konuşan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım'ın devam eden TİS görüşmelerine değinerek 'Yüzde 3+3 zam teklifi ile dağ fare doğurmuştur. Bunun başka bir anlamı yoktur. Ülkede enflasyon ve açlık sınırı belli iken zam teklifi emekçilerin beklentisini karşılamadığı ortadadır. Zam oranının sebebi hiç şüphe yok ki ülke bütçesinin savaşa ayrılmasıdır. Emekçinin, eğitimin, sağlığın hakkı savaş politikalarına ayrılıyor. Kirli savaşı durdurmadığımız, onurlu bir barışı sağlamadığımız sürece bunlardan köklü bir çözüm beklemek havanda su dövmeye benzer. Barışı ve emekçiye hakkının verilmesi artık AKP'ye bırakılmayacak   kadar ciddi bir iştir. Bundan sonra AKP'yi ikna etmek değil ülke yönetimini AKP'yi elinden alarak ancak sorunlarımızdan kurtulabiliriz" dedi. 

'EN BÜYÜK İHTİYACIMIZ BİR ARAYA GELMEKTİR'

KESK'liler adına açıklamada bulunan Eğitim Sen İzmir 6 Nolu Şube Başkanı İsmet Süzer, hükümetin baskılarını her güçün artırdığını belirterek şunları söyledi "KESK, OHAK/KHK rejimi ile tek adama dayalı yönetim anlayışına kaşrı her türlü barışçıl ve demokratik hak arama mücadelesi ile dayanışma içerisinde olmaya devam edecektir. KESK adalet ve demokrasinin, toplumun tüm kesimlerinin talebi olduğu bilinciyle nöbeti desteklemektedir. En büyük ihtiyacımız hukuksuz, antidemokratik faşizan zihniyete karşı tüm kutuplaştırma ve düşmanlaştırma politikalarını aşarak, demokratik bir ülkeyi inşa etmek için bir araya gelmektir. Ülkenin ortak geleceği diktatörlük inşasına karşı bir arada omuz omuza mücadeleden geçmektedir". (İzmir/EVRENSEL)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Ağustos 2017 19:57
www.evrensel.net