‘Demirtaş’ı tutuklayanların hedefinde Kılıçdaroğlu da var’

HDP’nin İzmir’deki Vicdan ve Adalet Nöbeti polis engeline rağmen Osman Baydemir’in grup toplantısı konuşması ile başladı.

HDP’nin Vicdan ve Adalet Nöbetleri Diyarbakır, İstanbul ve Van’ın ardından İzmir’e taşındı. Nöbet, polis engeline rağmen Parti Sözcüsü Osman Baydemir’in grup toplantısı konuşması ile başladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baydemir, 15 yaşındaki Eren Bülbül’ün Maçka’da hayatını kaybetmesine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedefine almasına da değindi. 

Baydemir, şöyle konuştu: 

Vicdan ve adalet hareketiyle vicdanlarını buluşturan Ege halkına, İzmir halkına bir kez daha selam olsun. Amed’den başladık milyonlarla, bayrağı İstanbul’a, oradan Van’a devrettik. Kardeşlerim herkes farklılığını özgürce yaşasın diye Vicdan ve Adalet dedik.  

Amed, İstanbul ve Van’ın ardından bayrağı büyük bir onurla İzmir’e taşıdık. Herkes farklı, herkes eşit olsun diye vicdan ve adalet dedik. Onlar demokratik siyasetin bütün kanallarını tıkıyorlar. Bugün İzmir’de karşılaştığımız manzara, birlikte yaşamın sesini, soluğunu abluka altına almaktır. Dayanışmak için gelenlere korku salıyorlar. Üstü açık bu cezaevi Türkiye’ye dayatılan zindanın fotoğrafıdır. Vicdan ve adaletle bu zindanın kapılarını açacağız. Özgürlük bu ülkede her bir yurttaşın teneffüs ettiği bir atmosfer olana kadar durmadık durmayacağız. Demokratik siyasetin önündeki engeller kalkana kadar Ege’den binlerce kez selam olsun Demirtaş’a, Yüksekdağ’a. Onlar özgür olana kadar durmayacağız, faşizmi durduracağız. İnsan hakları savunucuları özgür kalana kadar durmayacağız faşizmi durduracağız. 

‘FAŞİZM ÖYLE BİR İLLET Kİ SESTEN, MİKROFONDAN KORKUYOR’ 

Faşizm öyle bir illettir ki aydınlıktan korkuyor, hakikatten korkuyor. Sesten korkuyor, sesten! Şu konuştuğum mikrofonun bu alana alınmasından korkuyor. And olsun ki özgürlüğün sesi susmayacak. Bütün bu barikatlar bütün bu hezeyanlar onların korkularının dışavurumudur. Korkunun da ecele faydası yoktur. Bu coğrafya mutlaka aydınlığı kucaklayacaktır.

Her aydınlık fikir, düşman olarak görülüyor. Binlerce eğitimci bilim ortamından uzaklaştırıldı. Sadece Ege’de onlarca akademisyen görevden uzaklaştırıldı. Onlar ‘savaş bir suçtur’ dedikleri için bu muameleye maruz kalıyorlar. Çünkü faşizm savaştan besleniyor. And olsun ki savaşı durduruncaya kadar durmayacağız. 

Bir kez daha Amed’den aldığımız güç ve destekle, İstanbul’da biriktirdiğimiz dayanışma duygusuyla, Van’dan yükselen vicdani çağrıyla buradan, İzmir’den Nuriye ve Semih’e binlerce kez selam olsun. Onların vicdanlarından gelen çağrıya vicdanlarımızdan gelen yanıttır bu nöbet. 

Sadece insana değil doğaya da zulmediyorlar. Bugün Dersim’de ormanları yakıyorlar. O yangınlar sönünceye, yanan ağaçların yerlerine binlerce ağaç dikinceye kadar durmayacağız. Faşizmi durduracağız. 

20 TEMMUZ AKP – MHP SAVAŞ İTTİFAKININ DARBESİDİR 

Her fırsatta AKP Genel Başkanı cunta kalkışmasından şikayet ediyor. Gelin darbenin siyasi ayağını açığa çıkaralım. Aslında vicdan ve adalet nöbetinin başladığı günden bugüne darbenin siyasi ayağına ayna tutuyoruz. Bugün buradaki bariyerler darbenin siyasi ayağının kim olduğunun göstergesidir. Darbeye zemin hazırlayanlar, cunta kalkışmasını durdurmayıp insanların ölümüne yol açanlar karşı darbe gerçekleştirdiler. 20 Temmuz AKP-MHP savaş koalisyonunun darbesidir. 

DAVULU AKP SIRTLADI TOKMAĞI DARBECİLERE VERDİ

TBMM’de milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması milletin iradesine darbeydi. Parlamentoda tüm milletvekillerimiz ve grup başkanvekillerimizle hep birlikte haykırdık: Eğer siz milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırıp savaş suçu işleyenlere dokunulmazlık zırhı verirseniz darbe mekaniği devreye girer. Darbe girişiminden tam bir gün önce 14 Temmuz’da bir yasa onaylandı. Şehirleri yakanların, yıkanların yargılanmayacağına dair bir yasa. Hemen ertesi gün darbe gerçekleşti. Çok açık davulu AKP sırtlıyordu, tokmağı darbecilere vermişti. Bu tablonun yegane sebebi AKP-MHP ittifakının faşist bir rejim inşa etme arzusudur. 

SİZ DARBENİN MAĞDURU DEĞİL DARBEYİ GERÇEKLEŞTİRENSİNİZ

Eğer gerçekten darbeye karşıysanız savaş suçlularının işkencecilerin dokunulmazlığını sağlayan yasayı geri çekin. Çekmezseniz siz darbecisiniz. Kim demokrasiye karşı suç işlediyse hukukun üstünlüğü politikasını birlikte yaşama geçirelim. Siz darbenin mağduru değil, darbenin planlayıcısı, zemin hazırlayıcısı ve “Allah’ın lütfu olarak görerek karşı darbeyi gerçekleştirensiniz. Darbe kimden gelirse gelsin Vicdan ve Adalet Nöbeti darbeye de darbecilere de karşıdır. 

CEMAATLE İŞBİRLİĞİNİZ DEVAM EDİYOR

Çıkıp diyorlar ki “Cemaat kumpas kurdu”. Tamam, cemaat kumpas kurdu da 12 yıl boyunca kim besledi. Bu ülkede vali olmanın, müdür olmanın, kaymakam olmanın herhangi pozisyona gelmenin ölçütü idi cemaatle ilişkili olmak. Bunu siz sağladınız. Şimdi de diyorlar ki , “Cemaat bize kumpas kurdu. Bu bir terör örgütüdür”. Peki, öyleyse neden Demirtaş, Yüksekdağ, milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler hala cemaatin hazırladığı fezlekelerden yargılanıyor. Demek ki işbirliğiniz devam ediyor!

'ELİNİZDEKİ FEZLEKELER, İDDİANAMELER SUÇ BELGESİ OLACAK'

Öyle bir noktaya getirdiniz ki adalet sadece sizin tabelanızdan ibaret. Adliyenin kendisini AKP borsasına dönüştürdünüz. AKP borsasında işleyen tek bir kağıt var. O da cemaatin görevden alınan savcılarının bizler hakkında hazırladıkları fezlekeler, iddianameler. Bir gün gelecek adalet tecelli edecek ve bu kağıtların hepsi elinizde suç belgesi olarak kalacak. 

AKP Genel Başkanı sözüm ona 40 yıllık bir mücadele geleneğinin sözcüsü olduğu iddiasını öne sürüyor. Öyle bir siyasi gelenek ki “Guantanamo’daki insanlık dışı vahşet inancıma yapılıyor” diyor. O davanın sözcüsü olduğunu söyleyen AKP Genel Başkanı Guantanamo’dan ilham aldığını söylüyor. Bu açıklamadan hemen sonra 10 cezaevinde gardiyanlar harekete geçti ve şimdiden işkence süreci başladı. İnsanlık onuru işkenceyi yendi, yenecek!

Bir badem akıllı çıkmış tek tip elbisenin rengi de badem rengi olacak diyor. Bu fikri veren akıllı bilmiyor mu ki orada insanlık ailesinin bütün değerleri ayaklar altına alınıyor. Kimse demiyor mu sana kendi davanla çelişiyorsun. Sen iflas bayrağını çekiyorsun demiyor. 

TÜM HAKİM VE SAVCILARI AKP VE MHP'Lİ YAPACAKLAR

Ey AKP, Ey AKP Genel Başkanı, senin teşkilatlarında bir metal yorgunluğu yok, senin mantalitende iflas var, iflas. Bu mantalite ile bu ülke yönetilemez. Öyle bir noktaya getirdiler ki adalet ve yargı mekanizmasını bir partinin diğer bütün partilerden öç alma mekanizması haline getirmişler. 5000’i aşkın hakim savcı görevden alındı, bütün hakim ve savcıları AKP’li MHP’li yapacaklar. Yetmedi savunma hakkını ortadan kaldırdılar. Hakkında herhangi bir suç isnadı olan bir avukat, örneğin basın açıklaması yapmış olan bir avukat mesleğini icra edemeyecek. Savcının, avukatın, hakimin AKPli, MPH’li olduğu bir Türkiye inşa etmeye çalışıyorlar. Adalet size de lazım olacak o gün geldiğinde bizler sizler için de adalet, vicdan diyeceğiz. Size benzemedik benzemeyeceğiz!

EREN’E SIKILAN KURŞUNU REDDEDİYORUZ

Vicdan ve Adalet Nöbetinin en önemli amaçlarından biri yaşatmaktır. Yaşam hakkına sahip çıkmaktır. Eren’in, Erenlerin toprağa düşmemesi için vicdan ve adalete sarılmak dışında çıkış yoktur. Bir kez daha bu meydandan bütün 80 milyonun vicdanına hitap ediyorum, Erenler, Erenleri toprağa düşürenler sizler sorumlusunuz, Eren’e sıkılan kurşunu reddediyoruz. Eren’i operasyon bölgesine götürenleri kınıyoruz, götürülmesini kabul edilemez buluyoruz. Hepimizin çabası Erenlerin, Ceylanların, Uğurların, Mirayların, Veysellerin toprağa düşmemesi içindir. Tıpkı Nazım’ın ifade ettiği gibi: 

Yaşamak:
Birer birer
Ve hep beraber
İpekli bir kumaş dokur gibi…
Hep bir ağızdan
Sevinçli bir destan
Okur gibi
Yaşamak…

Yeni Erenlerin, Uğurların, Ceylanların, Mirayların toprağa düşmeyeceği günler gelinceye kadar vicdan ve adalet çağrımız durmayacak. Faşizmi hep birlikte durduracağız, yaşamı kazanacağız. 

BU ZİHNİYET GÜLSÜM ANA’YI KELEPÇELİYOR, IŞİD’LİYE ELİNİ KOLUNU SALLATIYOR

Faşizm öyle şeydir ki önce Gülsüm Ananın kalbini kanattılar, kırdılar sonra da kolunu kanadını kırdılar ters kelepçe ile. Öyle bir zihniyettir ki Gülsüm Ana’yı kelepçeliyor; bu ülkenin 3. Büyük partisinin eş genel başkanını kelepçelemek istiyor. Ama faşizm öyle bir zihniyet ki IŞİD zanlısını elini kolunu salaya sallaya emniyete getiriyor, polisin ölümüne sebep oluyor. Bugüne kadar onlarca IŞİD militanı, Diyarbakır, Antep bombacıları 10’ar 10ar tahliye edildi. IŞİD bombalamaları zanlılarının elini kolunu sallayarak emniyet binasına kadar girmesi hangi kirli pazarlığın sonucudur? Tahliye edilmeleri hangi kirli pazarlığın sonucudur. 

DERSİM’DEKİ YANGINI SÖNDÜRMEZSEK MUĞLA’DAKİNİ DE SÖNDÜREMEYİZ

Eğer biz Dersim’deki Cudi’deki yangını söndürmezsek ki onlar yangın değil orman yakmadır, Kaz dağlarındaki, Artvin’deki, Muğladaki yangınları durduramayız. Biz yüreğimizin vicdanımızın bize emrettiğini İzmir’den, Van’a Hakkari’ye ortaklaştırmazsak faşizm bu topluma daha çok acı çektirmek niyetinde. Faşizme karşı omuz omuza. Faşizme karşı Kürdü, Alevisi, Türkü, Sünnisi, Ezidisi, Süryanisi, Ermenisi ile bir olursak 80 milyonun gücü en acımasız faşizmi yerle bir edecektir. 

FAŞİZM YAŞAM TARZI DAYATIYOR

Öyle bir rejim inşa ediyorlar ki daha birkaç gün önce İzmir’de iki genç kadın tacize maruz kaldı. Kadınlar polisten yardım istedi. “Şikayetçiyiz” dediler. Onlara verilen yanıt, “kıyafetinize bakın, az bile” oldu. İşte faşizm böyle bir yaşam tarzı dayatıyor. Faşizmin daha fazla can yakmaması için tek bir yürekle vicdan ve adalet demenin zamanı gelmiştir. 

DEMİRTAŞ’I TUTUKLAYANLARIN BİR HEDEFİ DE KILIÇDAROĞLU’NU TUTUKLAMAKTIR

HDP hiçbir şartta ve koşulda milletin iradesine gitmekten çekinmez. Hodri Meydan! Milletin iradesi ise Demirtaş, Yüksekdağ, belediye başkanları neden cezaevinde. Mesele tek tip bir toplum yaratmak. Bugün Demirtaş, Yüksekdağ, milletvekilleri, belediye başkanları cezaevinde çünkü 16 Nisan referandumuna muhalefetsiz gitmek amaçlandı. Şimdi AKP-MHP ittifakının erken seçim tartışmalarının hedefinde sadece biz yokuz, hedefinde İzmir de var. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine kayyum atayanların bir hedefi de İzmir Büyükşehir Belediyesine kayyum atamaktır. Demirtaş’ı tutuklayanların bir hedefi de Kılıçdaroğlu’nu tutuklamaktır. CHP milletvekillerini tutuklamaktır. Geç olmasın diyorsanız eşitlik, demokrasi, özgürlük ortak paydasında buluşmanın, faşizmi durdurmanın tam zamanıdır. 

Bu memleket Türkü ile Kürdü ile Alevisi, Sünnisiyle özgür oluncaya kadar vicdan ve adalet çabamız devam edecek. 7 gün buradayız. Adalet ve Vicdan Hareketimiz birinci etabını 7 gün sonra tamamlamış olacak ama biz durmayacağız.

YILDIRIM: HALKLA BÜTÜNLEŞMEMİZDEN KORKUYORLAR

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İzmir Gündoğdu Meydanı’nda başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne sarı basın kartı olmayan gazetecilerin alınmaması üzerine tepki gösteren HDP’li vekil ve üyelere polisler tarafından yapılan müdahaleyi HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım değerlendirdi. Grup toplantılarını saat 12.30’da gerçekleştirmeyi planladıklarını fakat siyasi iktidarın kendini aciz duruma düşürerek saldırıda engellemelerde bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, “Bunlar bir iktidarın güç ispatı ise bu çelik bariyerler, binlerce polis onlarca zırhlı araç eğer kendisi tarafından bir güç olarak gösteriliyorsa büyük bir gaflet içerisindeler. Bunlar artık siyasi ömrünü tamamlamış olmanın bir ifadesidir. Çünkü ses cihazların içeriye alınması, içerde gölgelik alanların genişletilmemesi, özgür basın geleneğinin temsilcisi olan başta dihaber olmak üzere muhabirlerin içeriye sokulmaması gerçeklerden korkmaktır” dedi.

‘ÇOĞALMAMIZDAN KORKUYORLAR’

Gündoğdu’ya yapılan yürüyüş esnasında HDP’li milletvekillerinin “Hak hukuk adalet” sloganı attığını, bu slogan karşısında polislerin yürüyüşlerin önünü keserek vekilleri engellediğini aktaran Yıldırım, “Onların rahatsız olduğu şey vekillerin ve sınırlı sayıda insanın slogan atması değildir. Çevreden çok net şekilde destek geldi. Alkışlarla, sloganlarla, zılgıtlarla destek geldi. Bizim çoğalma, halkla bütünleşme potansiyelimizden, kendilerinin artık unutmaya yüz tuttuğu halkın değer yargılarının HDP’nin değer yargılarıyla bütünleşiyor olmaktan duydukları korkudur aslında. Eğer bizim nöbetimize, yürüyüşümüze ve hakikat mücadelemize karşı destek az olsaydı inanın hiçbir engelleyici rol ile karşı karşıya kalmayacaktık. Bu durum onları ürkütüyor ama korkunun ecele faydası yoktur” diye tepki gösterdi.

‘HALKIMIZ NÖBETİ ZİYARET ETSİN’

Türkiye’nin her zaman güç siyasetinin belirlendiği bir ülke olduğunu kaydeden Yıldırım, “Hiçbir siyasi iktidar bugün ki kadar hukuk dışına çıkarak, yasa dışına çıkarak ahlak sınırlarını zorlayarak kendini bu gün ki kadar gülünç durumu düşürmemişti. Bu bir gücün, kahramanlığın öyküsü olamaz. Bu uygulamaların sahipleri bilmelidir ki bu uygulamalara karşı korkacak bir HDP’li, bir muhalif kimse bulamayacaklar aramızda” dedi. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne yapılan saldırıl ile teshir olanın faşizm olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bu eylemlerin onca amaçlarının biride onların kirli yüzünü sözlü olarak anlatarak değil, yaşayarak göstererek topluma anlatacağız. Onlarda gerçek yüzlerini topluma anlatmak ve göstermekte geri durmadılar işimizi kolaylaştırdılar. Biz önümüzde ki günlerde de bu engellemeleri, barikatları kabul etmeyeceğiz. Bunun için direnişse direneceğiz. Bu nöbetlerde genel direnişimiz bir parçasıdır. Halkımıza çağrımızdır. Herkes nöbetimizi ziyaret etmelidir” ifadelerini kullandı.

ALANA ALINMAYAN KADINLAR: TALEPLERİMİZİ BARİYERLERİN ARKASINDAN HAYKIRACAĞIZ

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır, İstanbul ve Van’ın ardından bugün İzmir Gündoğdu Meydanı'nda Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne başladı. Alana sadece vekiller ve listede isimleri bulunanlar alınırken her halktan gelen yurttaşlar ve kadınlar alana alınmadı. Alana alınmadıkları için bariyerlerin arkasında nöbet tutmaya başlayan birçok kadın duruma tepki göstererek, bir hafta boyunca taleplerini haykıracaklarını söyledi.

‘BİZİ DARBEDEREK SİDİREMEYECEKLER'

İstanbul'da yaşayan ve İzmir'deki Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne bir hafta boyunca destek vereceğini belirten 50 yaşındaki Lale Dilliğil, bariyerleri tanımayacaklarını söyledi. "Sesimizi diğer illerde olduğu gibi hem içerde hem de dışarıda yükseltiyoruz" diyen Dilliğil, "Böyle gelişecek ve sonuç verecek taleplerimiz. Baskı ve saldırıların sonuçsuz kaldığını halkın nöbeti terk etmeyeceğiz. Bizi darp ederek sindiremeyecekler ve taleplerimizi dile getirerek kazanacağız" dedi.

'İÇERDE OLMAK ÖNEMLİ DEĞİL'

Vicdan ve Adalet Nöbetine haklarını ve taleplerini haykırmak için geldiklerini dile getiren Meral Cankul, "Engellemeler oldu. Polisler arkadaşlarımızı darp etti ve gözaltına aldı. Bariyerlerin arkasında vekillerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Taleplerini ilk olarak vicdanlara seslenmek olduğunu söyleyen Cankul, "Bunun dışında adalet dediğimiz zaman sadece bir siyasi parti için değil, bütün halklar ayırt etmeden taleplerimizi istiyoruz. Bir hafta boyunca burada olacağız. Taleplerimizi dile getirmek için içerde olmamız çok önemli değil. Dışarıdaki arkadaşlarla beraber mücadeleye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

‘HER SANİYE ADALET İSTEMYE DEVAM’

İktidarın Türkiye'deki adaleti sağlamadığı için sokaklarda adalet talebini dile getireceğini söyleyen Edibe Önen de, halkın isteği doğrultusunda adalet istediklerini söyledi. Önen, yıllardır Kürt halkının üzerinde yürütülen baskı ve zulme dur demek için nöbette bulunduğunu belirterek, "Seçtiğimiz belediyelere kayyum atandı. Milletvekillerimiz tutuklandı. Halkımızın üzerinde baskı ve zulüm gerçekleştiriliyor. Her dakika her saniye buradan ayrılmayarak adalet istemeye devam edeceğiz" diyerek tüm halkı desteğe çağırdı. 

ENSTRÜMANLARI ALANA ALINMAYINCA ISLIK ÇALDILAR

HDP'nin İzmir'deki Vicdan ve Adalet Nöbeti'ni ziyaret eden İzmir Müzisyenler Derneği üyelerinin enstrümanları alana alınmadı. Enstrümanlarını polis barikatına bırakan müzisyenler, alanda vekillerle birlikte ıslıklarla ezgilerini seslendirdi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Diyarbakır, İstanbul ve Van'ın ardından bugün İzmir'de başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin ziyaretleri ile devam ediyor. Yoğun ablukaya rağmen yurttaşlar da nöbet eylemine barikatların arkasından destek verirken, İzmir Müzisyenler Derneği (İMD) üyeleri enstrümanları ile nöbetteki vekilleri ziyaret etti. Alsancak Gündoğdu Meydanı'na enstrümanları ile giren müzisyenler polis engeline takıldı. Kontrol noktasında ezgilerini seslendirmeye devam eden müzisyenler için nöbetteki vekiller alanın dışına çıktı. 

Burada vekiller adına açıklama yapan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, İzmir'in hoşgörünün ve tüm kimlikleri tanımanın kenti olduğunu söyleyerek, "Selahattin Demirtaş'ın sazından ve sözünden korkanlara bugün tüm müzik aletleri ile yanıt verdik. Ant olsun ki biz müzik aletleri dışında bir şey çalmayacağız. Sazdan sözden korkanlar halkın bütçesinden çalıyorlar. Şimdi de Anadolu ve Mezopotamyaların kültürleri çoraklaşsın diye tekçiliği bize dayatıyorlar, tekleşmeyeceğiz. Anadolu, Mezopotamya, Ege, Karadeniz bir bütün olarak tekliği faşizmi aşacağız. Bu memlekette kardeşlik horonlarını, efelerini hep birlikte çalacağız" dedi. 

Açıklamanın ardından enstrümanlarını polis bariyerlerine bırakan müzisyenler alana girdi. Alanda ıslıkları ile ezgilerini sürdüren müzisyenlere vekiller de eşlik ederken, alanda boş su bidonları ve poşetlerle ritim tutularak türküler söylendi. Vekiller ve ziyaretçiler uzun süre alanda halay çekti.

Öte yandan CHP İzmir İl Örgütü ve HDK İzmir Meclisi de vekilleri ziyaret ederek destek verdi. 

NÖBETTEKİ VEKİLLERDEN SES ÇIKARMA EYLEMİ

HDP'nin başlattığı Adalet ve Vicdan nöbeti İzmir Gündoğdu Meydanı'nda devam ediyor. Nöbette bariyerlere vurularak ses çıkarma eylemi gerçekleştirildi.

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) İzmir Gündoğdu Meydanı'nda başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti devam ediyor. Birçok engellemeye rağmen gerçekleşen nöbet eylemi coşkulu bir şekilde sürerken, Diyarbakır, İstanbul ve Van'da olduğu gibi İzmir'deki nöbet eyleminde de saat 21.00'da ses çıkarma eylemi gerçekleştirildi. Vekiller polis bariyerlerine kaşık ve kapaklarla vurarak ses çıkarırken, ses çıkarma eylemi "Hak hukuk adalet" sloganları ile son buldu. 

Nöbet vekillerin ve ziyaretçilerin halay çekmesi ile devam ediyor. (HABER MERKEZİ)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Ağustos 2017 11:08
www.evrensel.net