'Oğlumun cenazesi inşaat  altında kaybolmasın'

'Oğlumun cenazesi inşaat altında kaybolmasın'

Diyarbakır Sur'da sokağa çıkma yasağı döneminde yaşamını yitiren ve Sur’da defnedilen Hakan Arslan’ın cenazesine ailesi 571 gündür ulaşamıyor.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” döneminde 22 Ocak 2016’da yaşamını yitiren ve yasak nedeniyle Sur’da defnedilen Hakan Arslan’ın cenazesine ailesi 571 gündür ulaşamıyor. Sur’dan tahliye edildikten sonra tutuklanan kişilerle yapılan görüşmeler sonucunda Arslan’ın cenazesinin yasaklı Hasırlı Mahallesi’ndeki Hasırlı Camisi yanına defnedildiği öğrenilmişti. Cenazenin çıkarılması için ailenin avukatları üzerinden İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na defalarca yaptığı başvuru ise cenazenin defnedildiği belirtilen yerde daha önce yapılan arama ve kazı çalışmalarında herhangi bir cenazeye rastlanmadığı gerekçesiyle reddedildi. Arslan’ın defnedildiği yer belli olmasına rağmen her seferinde yaptıkları başvurulara olumsuz yanıt alan aile, belirtilen alanda çocuklarının cenazesini çıkarmaları için kendilerine izin verilmesini istiyor. 

DİĞER AİLELERDEN DESTEK ZİYARETİ

Sur’da yaşamını yitiren çocuklarının cenazelerinin verilmesi için Dicle Fırat Kültür Merkezi, Sümerpark ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nde aylarca açlık grevi ve nöbet eylemi yaptıktan sonra çocuklarının cenazelerini alabilen aileler, Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Çavuşköy’de oturan Arslan’ın ailesini ziyaret etti. 

‘ARTIK OĞLUMUN DA BİR MEZARI OLSUN’

Hakan Arslan’ın annesi Melike Arslan, oğluna kavuşmanın hasreti içinde olduğunu belirterek, “Ben 20 aydır süren bu acımın ve hasretimin artık son bulmasını istiyorum. Ben oğlumu sağ salim göremedim, bari yattığı toprağı göreyim. Ben onun yattığı bir avuç toprağa ve mezarına hasretim” ifadesini kullandı. 

Oğlunun cenazesinin bulunduğu Sur’da devam eden inşaat ve yıkım çalışmalarına tepki gösteren anne Arslan, yetkililere ve duyarlı herkese şu çağrıda bulundu: “Sur’da yatan oğlumun cenazesinin çıkarılmasını istiyorum. Cenazesi inşaat ve molozların altında kaybolmasın. Artık oğlumun bir mezarı olsun.” 

Baba Ali Rıza Arslan ise “Yetkililer, oğlumun defnedildiği yerde yeterli bir çalışma yapmadan oğlumun ‘cenazesi burada yok’ diyor. Oğlumun cenazesinin halen Sur’da olduğundan eminim. Eğer vicdanları varsa. Yaşadığım bu acıyı dindirsinler. Oğlumun cenazenin çıkarılmasında bana yardımcı olsunlar. Bana bir kapı açsınlar. Eğer devlet cenazeyi çıkartmıyorsa bana izin versin ben oğlumun cenazesini bulunduğu yerden kendi imkânlarımla çıkartayım” diye kaydetti.

‘BU ACI DİNSİN’

Sur’da yaşamını yitiren Mesut Seviktek’in ablası Güler Seviktek ise, kardeşi ile İsa Oran cenazelerinin yaşamını yitirdikleri yerde günlerce bekletildikten sonra ancak alabildiklerini hatırlattı. Arslan ailesinin Sur’da olan çocuklarının cenazenin halen alamamasının kendilerini çok üzdüğünü ifade eden Seviktek, “Hakan Arslan’ın cenazesi Sur’da. Sanki Sur’daki cenazelerimiz halen yerdeymiş duygusunu yaşıyoruz. Artık Arslan’ın cenazesi verilsin. Annesi mezarını ziyaret etsin” dedi.

ÇUKUR: ACI HEPİMİZİN ACISIDIR

Arslan’ın Erzurum’daki ailesini ziyaret eden Sur’da yaşamını yitiren 16 yaşındaki Rozerin Çukur’un annesi Fahriye Çukur ise 5 buçuk ay boyunca sürdükleri nöbet eylemi sonucunda kızının cenazesini alabildiklerini hatırlattı. Çukur, “Diyarbakır’dan Erzurum’a yaşadıklarımız acıları paylaşmaya geldik. Evladını kaybeden bir anne olarak evlat acısının ne olduğunu çok iyi biliyorum. Arslan ailesinin yaşadığı acı hepimizin acısıdır. Halen Hakan Arslan’ın cenazesi Sur’da. Gidelim cenazemizi alalım” dedi.  

Rozerin Çukur’un babası Mustafa Çukur, “Kızım Rozerin ile Ramazan Öğüt’ün cenazeleri bulundukları yerde ancak 3 defa yapılan kazı sonucunda çıkarıldı. Çünkü cenazeler derin bir yere defnedilmişti. Hakan’ın cenazesinin defnedildiği yer belli. Devletten fazla bir şey istemiyoruz. İzin versinler gidip cenazeyi alalım” dedi.(Erzurum/DİHABER)

www.evrensel.net