Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne Selahattin Demirtaş'tan mesaj

Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne Selahattin Demirtaş'tan mesaj

Van'da 6'ncı günündeki Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay katıldı, Selahattin Demirtaş cezaevinden mesaj gönderdi.

Diyarbakır’dan İstanbul’a ardından Van’a uzanan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Vicdan ve Adalet Nöbeti, Musa Anter Barış Parkı’nda devam ediyor. Nöbetin 6’ncı gününde HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, nöbetin yapıldığı parka geldi. Günlük yapılan açıklama öncesi tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın gönderdiği mesaj okundu. Demirtaş, "İçerde tutulmamızın sebebi erken seçimdir" dedi. HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, “Yeni bir devlet kuruyoruz” sözlerinin kapalı kapılar ardından konuşulanların itirafı olduğunu belirterek, “Yeni devlet, 16 yıldır tanıdığımız devlettir. Yeni devleti, Cizre’den, Roboski’den, Taybet Ana’dan ve Uğur Kaymaz’dan tanıyoruz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Van'da süren Vicdan ve Adalet Nöbeti, 6'ncı gününde iş insanlarının destek ve dayanışma kapsamında verdiği kahvaltıyla başladı. Kahvaltı ardından HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, nöbet eyleminin sürdüğü parka geldi.

Kemalbay'ın günlük basın toplantısında açıklama yapması bekleniyor.

DEMİRTAŞ'TAN MESAJ: İÇERİDE TUTULMAMIZIN NEDENİ ERKEN SEÇİMDİR

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Vicdan ve Adalet Nöbetine mesaj gönderdi. Demirtaş, mesajında içeride tutulmalarının sebebinin AKP-MHP ittifakı tarafından başlatılan erken seçim hazırlıkları olduğunu belirterek, "Elbette bizler seçimden korkacak değiliz. HDP’nin başarısı Türkiye demokrasisinin ve barışın başarısı olacaktır" dedi.

Demirtaş’ın gönderdiği mesaj HDP Van Milletvekili Lezgin Botan tarafından okundu. Demirtaş’ın mesajı şöyle:

“Bütün halkımıza, Vicdan ve Adalet Nöbeti'ndeki arkadaşlarıma ve özelde bütün baskılara rağmen dayanışmasını esirgemeyen Van halkına en içten selam ve sevgilerimi iletiyorum. Öncelikle Vicdan ve Adalet Nöbeti'yle toplumun ezilen kesimlerinin sesi ve nefesi olmaya çalışan HDP vekillerine yönelik hukuk dışı ablukayı kınıyorum.

HDP’nin halkla olan gönül bağını kesmeye, barikatın ve ablukanın gücü yetmez. Her türlü kanunu, Anayasa'yı, uluslararası sözleşmeyi ve siyasi ahlakı ayaklar altına alan bir yaklaşımla HDP'yi tasfiye etmeye çalışan, sokakta halkla buluşmasını engellemeyi amaçlayan hükümet uygulamaları asla amacına ulaşamayacaktır.

YARGI KONTRA GERİLLA GİBİ KULLANILMAKTA

Doksanlı yıllarda halkımızı sindirmek için JİTEM ve kontrgerilla örgütlenmesiyle infaz, kaybetme ve işkence uygulamaları yapılırdı. Şimdi ise yargı organının bazı mensupları adeta kontrgerilla gibi kullanılmakta, yargı eliyle yargısız infazlar yapılmaktadır. Geçmişte JİTEM ve kontrgerillaya boyun eğmeyen halkımız, AKP-MHP faşist blokunun şu andaki zulüm uygulamalarına da boyun eğmeyecektir.

DİRENİRSEK FAŞİZM BUZ TUTACAK

Değerli kardeşlerim,

Bizler korkuya teslim olursak, kişisel çıkarlarımız için ilkelerimizden vazgeçersek, zulüm uygulamaları ve faşizm 10 yıllarca devam edebilir. Ancak, biz her yerde direnirsek, faşizm kısa sürede tuzla buz olacaktır. Bizleri Türkiye kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Fakat tüm bu saldırılara rağmen, bizler Türkiye’nin demokratik birliğini, eşit ve özgür birlikte yaşamı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.

TUTUKLULUĞUMUZUN NEDENİ ERKEN SEÇİM HAZIRLIKLARI

AKP-MHP ittifakı erken seçim hazırlıklarına başlamıştır. Beni ve arkadaşlarımı yasadışı bir şekilde içeride tutmalarının nedeni budur. Eş Genel Başkanımız ve Van vekilimiz Sayın Figen Yüksekdağ'ın hukuka aykırı bir şekilde vekilliğini ve eşbaşkanlığını düşürmelerinin nedeni de erken seçime hazırlıktır. Elbette bizler seçimden korkacak değiliz.

Öncelikle bütün halkımızı yapılacak olan il-ilçe kongrelerinde görev almaya ve bu çalışmalara coşkuyla katılmaya davet ediyorum. Kadın ve Gençlik meclislerimiz, bütün mahallelere kadar örgütlenmelerini tamamlamalıdır. Bir yandan haksızlığa karşı direnirken, diğer yandan halkımızı olası bir seçime hazırlamalıdır. Hukuk dışı bir şekilde görevleri gasp edilmiş ve yerlerine AKP'nin kayyumları atanmış belediye eşbaşkanlarımız, meclis üyelerimiz adeta görevlerinin başındaymışçasına halk ile iç içe olmaya, taziyelerde, hastanelerde, düğünlerde halkı yalnız bırakmamaya devam etmelidir. Bütün milletvekillerimiz zamanlarının tamamını halkın içinde geçirmeli, dertlerini, sorunlarını dinlemeli, imkanlar ölçüsünde çözüm üretmelidir.

HDP GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE SEÇİME HAZIRLANMALI

PM ve MYK’miz, HDP’yi eksiksiz ve en güçlü şekilde bir olası seçime hazırlayacak çalışmaları büyük dikkatle sürdürmelidir. Bizler içeride de olsak dışarıda da olsak partimizin ve halkımızın emrinde, hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Bizler en geniş demokrasi ittifakını ilkelerimiz doğrultusunda gerçekleştirmeye açık olacağız.

Bütün halkımız şundan emin olmalıdır. Çoğumuz tutuklu olsak bile, HDP olarak siyasi tarihimizin güçlü ve kararlı dönemini yaşıyoruz. Türkiye'nin siyasi geleceğini belirleyecek olan kilit parti biziz. Bizimle uzlaşmadan ve anlaşmadan hiçbir siyasi hareket Türkiye'nin geleceğini kuramaz. HDP olarak bu gücümüzü hiç şüphesiz ki Türkiye'nin demokratik geleceğinden yana kullanacağız.

GELECEĞE ONURLU BİR MİRAS BIRAKMAK ADINA…

Değerli kardeşlerim,

Büyük baskı ve tehdit altında olduğunuzun bilincindeyim. Sokağa çıkmanın bile büyük cesaret istediği faşizan bir dönemi yaşıyoruz. Ancak korkulara teslim olursak, bu şekilde faşizme biat edersek çocuklarımıza ve torunlarımıza acı bir gelecek dışında hiçbir şey bırakamayız. Bu nedenle, geleceğe onurlu bir özgürlük mirası bırakmak adına, herkesi korku duvarlarını yıkmaya ve sesini yükseltmeye davet ediyorum. Bizleri cezaevinde rehin alarak siyaseten tasfiye edeceklerini zannedenler büyük yanıldılar ve yanılmaya da devam edecekler.

HDP ÇELİKTEN İRADEYE DÖNÜŞMÜŞTÜR

AKP'nin Genel Başkanı, Cumhurbaşkanlığı'nın bütçesini kullanarak partisinin il ve ilçe teşkilatlarında toplantılar yaparken, bizler tutukluluk koşullarında görevlerimizi icra etmeye çalışıyoruz. Buna da eşit ve demokratik siyaset ve seçim yarışı diyorlar. Bu aldatmacayı bütün halkımız iyi görmelidir. Bu eşitsiz koşullara rağmen HDP'de metal yorgunluğu oluşmamış, tam tersine HDP yönetimi çelikten bir iradeye dönüşmüştür. Bu iradeyi hiçbir baskı veya güç kıramayacaktır, teslim alamayacaktır.

FAŞİZM SON DEMLERİNİ YAŞIYOR

Koşullar giderek zorlaşabilir, baskı giderek artabilir. Ama unutmayın ki, faşizm son demlerini yaşarken, elindeki bütün baskı araçlarını sınırsızca kullanacaktır. Bizler geri adım atmazsak, tarihsel görevlerimize ahlaki bir sorumlulukla yaklaşırsak, gereğini yaparsak faşizmi darmadağın edeceğiz. HDP’nin başarısı Türkiye demokrasisinin ve barışın başarısı olacaktır. HDP’nin başarısı halkımızın ve ülkemizin aydınlık geleceğinin garantisi olacaktır.

Bütün arkadaşlarımı büyük bir heyecan, coşku ve cesaretle görev başına davet ediyor, sizleri en sıcak duygularımla sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Hücre arkadaşım Sayın Abdullah Zeydan ile birlikte, özellikle Hakkari halkına özel selam ve sevgilerimizi iletiyoruz.

Mutlaka Kazanacağız...

Selahattin Demirtaş
Edirne Cezaevi
12 Ağustos 2017”

(DİHABER)


KEMALBAY: YENİ DEVLET, 16 YILDIR TANIDIĞIMIZ DEVLETTİR

Nöbette konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, “Yeni bir devlet kuruyoruz” sözlerinin kapalı kapılar ardından konuşulanların itirafı olduğunu belirterek, “Yeni devlet, 16 yıldır tanıdığımız devlettir. Yeni devleti, Cizre’den, Roboski’den, Taybet Ana’dan ve Uğur Kaymaz’dan tanıyoruz” dedi.

Kemalbay’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Bizler, bu karanlık gidişatı ancak direnerek ve mücadele ederek aşacağımıza inananlardanız. Tekçi sisteme ve inkarcı sisteme karşı, halkların emekçilerin ve bütün inançların inkarına karşı mücadelemiz bunu kanıtlıyor. Mücadelemizin deneyimi ve kazanımı olarak, faşizmi durduracağız. Barış ve özgürlüklerden yana Türkiye’yi kuracağız.”

VAN HALKINDAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?

“Van’ın 14 belediyesinin 12’si HDP’nin bileşeni olarak yönetilmekteyken, kayyım atanmıştır. Yerel yönetimde toplumun demokrasiye katılımı ve bütçenin paylaşımına, kadınların siyasete eşit katıldığı bu süreçte, kayyımlar eliyle darbe yapılmıştır. Kayyımları atadınız ne oldu? Bütün kenti bayraklar ile donattınız, Erdoğan’ın posterleri ile donattınız ne oldu? 16’ncı yaşınızı kutluyorsunuz ve zorla bir aşktan söz ediyorsunuz. Madem halk sizden memnun, neden seçilmişlerin yerine kayyım atıyorsunuz. Seçilmiş milletvekillerinin vekilliğini hukuksuzca kaldırıyorsunuz. HDP’nin Meclis üyelerinden ve Van halkından neden korkuyorsunuz. Bu kadar asker ve polis, zırhlı araç ve panzer neden? Her ev neden abluka altında? Çekin kayyımlarınızı, polislerinizi ve panzerlerinizi. Halkların iradesine saygı duyun. Halkların iradesini kabul etmeyen, kendisine oy vermeyen ve biat etmeyenleri yok sayan iktidar ile karşı karşıyayız.” 

YENİ DEVLET, 16 YILDIR TANIDIĞIMIZ DEVLETTİR

‘Türkiye’de yeni bir devlet kuruluyor’ diyorlar. Ayhan Oğan bunu söyledi ve AKP-Saray başındakiler örtbas etmeye çalışıyorlar. ‘Hayır, biz yeni devlet kurmuyoruz’ diyorlar. Ayhan Oğan bir gerçeği itiraf etti, ‘kral çıplak’ dedi. Kapalı kapılar ardından konuştuklarınızı Ayhan Oğan açık bir şekilde ifade etti. Yeni devlet dediği şey, aslında 100 yıldır süren tekçi, militarist, neo-liberal ve ırkçı sistemin yeni bir formda kendisini sürdürmeyi hedefleyen yeni bir devlettir. Halklar için değişen bir şey yok. Onlar şuanda Kürt sorununu inkar etmek için, ülkenin en demokratik sorununu savaş ve çatışma ile çözmek için yeni bir formül üretiyorlar. Bu devletin içinde eski devlet cemaatçilere kapı aralamıştır. Yeni devletin içinde de cemaatçiler ve tarikatlar var. Halkın inancını istismar edecek şekilde, partisine oy atacak ve havuz yaratacak, dini kullanan, tarikatları seferber eden bir sistemden bahsediyoruz. Yeni devlet AKP saray iktidarının yeni tekçi sistemidir. Dikişlerinden kopan, statükodan kopan devletin, AKP’nin halklara dayattığı tekçi devletidir. 16 yıldır tanıdığımız devlettir. Yeni devleti, Cizre’den, Roboski’den, Taybet Ana’dan ve Uğur Kaymaz’dan tanıyoruz. Eskiden beri sürmekte olan zulmün devamı olarak tarif ediyoruz. Bir yenilik varsa, baskı rejiminin level atlatarak rejimin inşa edilmesi olarak görüyoruz. Yeni devlet aynı zamanda sadece Kürtleri değil, en geniş kitleleri de korkutan bir devlettir. Adım adım AKP-Saray iktidarının kendi normlarını, kendine oy devşirebilecek havuzları pişiren zemine ilerliyor. Toplumun yeni devlete karşı birlikte mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor. 

Bizler, sivil darbe süreci olarak tarif ettiğimiz, OHAL ve KHK’ler ile anti demokratik süreci ortadan kaldıracak ve düzeltecek, yan yana gelecek demokrasi bloğunun inşası için birlikte çalışıyoruz. Halkların özlemini çektiği birlikte yaşam ve ortak yaşam için mücadele için, kardeşlik içerisinde birlikte yaşamı birlikte inşa edeceğiz. Halklarımızı bu mücadeleye güçlü bir şekilde katılmaya, Vicdan ve Adalet nöbetlerimizi büyütmeye çağırıyorum.”  (DİHABER)

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Ağustos 2017 17:48
www.evrensel.net