Van’daki Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde söz kadınlardaydı

Van’daki Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde söz kadınlardaydı

Mor renkleriyle HDP’nin Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde yerini alan kadınlar, tutuklu kadın milletvekilleri ve kadın siyasetçileri selamladı.

Mor renkleriyle HDP’nin Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde yerini alan kadınlar, tutuklu kadın milletvekilleri ve kadın siyasetçileri selamladı. Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, “Toplumun özgürlüğünün şifresinin kadın özgürlüğü olduğunu biliyoruz ve doğru yoldayız. Saldırı ne kadar büyükse o kadar doğru yoldayız” dedi.

Van’da mor fularları ve bandajları ile Musa Anter Barış Parkı’na akın eden kadınlar, 5’inci gününde Vicdan ve Adalet Nöbeti’ndeki yerini aldı. Kadınlar parkı, mor kurdale ve balonlar ile donatılan park, parkın girişine asılan beyaz perdeye, “Devlet zulme soyunduğunda, kadınlar direnişi giyinir” sözü ve tutuklu HDP’li milletvekilleri, Diyarbakır Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, açlık grevinin 157’nci gününde olan akademisyen Nuriye Gülmen ile Gezi direnişi sırasında sembol olan kırmızı elbiseli kadın, Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren kadınlar, Şengal’de özgürlüğüne kavuştuktan sonra sigarası ile gündeme damgasını vuran kadınların fotoğrafları ile doldurdu. 

FİGEN YÜKSEKDAĞ’IN FOTOĞRAFI YASAK

Açıklama öncesi parka giren polis, milletvekilliği ve siyasi parti üyeliği düşürülen HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın posterini, “Artık sizin milletvekiliniz değil” gerekçesiyle kaldırmak istedi. Bununla da yetinmeyen polis, asılan fotoğrafları tek tek kontrol ederek, aradığı milletvekilliği düşürülen Van Milletvekili Tuğba Hezer’in fotoğrafının “Yasak” olduğunu söyledi. Yine Diyarbakır’da polis müdahalesi sırasında kadınlara kendini siper eden HDP Milletvekili Feleknas Uca’nın fotoğrafını ise “Direniş sembolüdür” gerekçesiyle “sakıncalı” bulan polis, akademisyen Nuriye Gülmen ile Gezi direnişi sırasında kırmızı kıyafetiyle sembol olan kadının bulunduğu fotoğrafları kaldırdı. 

Ardından HDP Kadın Meclisi günlük basın toplantısını gerçekleştirdi. Parka gelen kadınlar HDP Kadın Meclisi’nin yaptığı açıklamayı izledi. Nöbette bulunan kadın milletvekilleri adına konuşan HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan’ın açıklaması şöyle: 

‘BÜTÜN KADINLARA SELAM OLSUN’

Vicdan ve Adalet Nöbeti’mizin 19’uncu gününde, Van’da ev sahibi kadın milletvekili olarak size sesleniyorum. Vicdan ve adaletin sesini bugün kadınlar yükseltecek. Adana milletvekilimiz Meral Danış Beştaş ve Urfa Milletvekili Dilek Öcalan adına siz kadınları selamlıyorum. Cinsel istismara ve zulme karşı duran kadınlar var. Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya isteyen, yaşadığı her alanda kendi sözünü sürdüren kadınlar, yerel yönetimlerde mücadele veren kadınlar, yerel siyasetten kadınlar, hava ve su kirliliğinden, çevre kirliliğine karşı mücadele eden kadınlar, kültürel zenginlikleri sürdüren, siyasi partilerde temsili olarak görünsün değil, kadın fikri ile bir araya gelen söz sahibi kadınlar var. Savaşa dur diyen, biricik evladını toprağa vermesine rağmen barış mücadelesi yürüten, ellerinden yüreklerinden öptüğümüz barış anneleri var. Bütün kadın arkadaşlarıma binlerce kez selam olsun.

‘KİMLİĞİMİZİ KAZANANA KADAR’

Fiziken aramızda olmayan kadınlar var. HDP’nin Eş Genel Başkanı ve Van’ın yüzde 75 oy verdiği meşru iradesi olan Figen Yüksekdağ ile Tuğba Hezer aramızda değiller. Haksız ve hukuksuz bir şekilde genel başkanlığı ve milletvekili düşürüldü. Van halkının vicdanın fikrinde ve düşüncesinde karşılığı yoktur. Siyasi rakiplerin aldığı bu karar saldırıdır. Figen Yüksekdağ milyonların iradesidir. Tuğba Hezer, parlamentonun en genç milletvekilidir. Bu karar kadınları siyasetten koparmaya çalışıyor. Çağlar Demirel, Selma Irmak, Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel şahsında kadın iradesi tutuklu bulunuyor. Kimliğimizi ve özgürlüğümü kazanana kadar, barışı getirene kadar kimseye boyun eğmeyeceğiz. 

‘TOPLUM ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ŞİFRESİ KADIN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’

Aramızda olamayan kadın belediye eşbaşkanlarımız var. Onlar aramızda ve bütün kadın eşbaşkanlarımıza selam olsun. 34 belediye kadın Eşbaşkanı arkadaşımız, yüzlerce parti üyesi arkadaşımız siyasetten uzaklaştırılmıştır. Kayyum atanması için sudan sebepler ile tutuklandılar. Halkların iradesi gasp edilmiştir. Bu saldırılar tesadüf değildir, biz büyük bir kadın partisiyiz. Biz onların kodlarını yok ettik. Biz yaşamız. Toplumun özgürlüğünün şifresinin kadın özgürlüğü olduğunu biliyoruz ve doğru yoldayız. Saldırı ne kadar büyükse o kadar doğru yoldayız.

‘YÜKSEKDAĞ, HEZER VE AYDOĞAN İRADEMİZDİR’

Açık cezaevi görümünde olan alana, engelleri aşarak kadınlar geldi. Devlet zulme soyunduğunda, kadınlar direnişi giyerler. Bu alanda direnişe duran kadınların fotoğraflarına bile tahammül edemediler. Figen Yüksekdağ, Tuba Hezer ve Nursel Aydoğan kadınların iradesidir. Tutuklu belediye eşbaşkanlarımızı bir kez daha saygıyla selamlıyoruz. 

‘KADIN KAMUSAL ALAN DIŞINA İTİLİYOR’

Partimiz HDP’nin doğrudan belediyesi olmasa da bileşenimiz DBP’nin 103 belediyesinde eşbaşkanlık sistemi uygulanıyordu. Hukuksuz olarak atanan kayyumlar ile bu durum değiştirmiştir. Kayyumların ilk işi kadın kurum ve derneklerini kapatmaktır. Kadınlar sadece eşbaşkanlık yaptıkları için yargılanmaktadır. Devlet eşbaşkanlık sistemini tanımadığını söylüyor, ancak tutukladığında eşbaşkan olduğu için yargılayabiliyor. Kadın kamusal alanın itilmeye çalışıyor ve kadın mekanizması yok edilmeye çalışılıyor. Kadın sığınma evlerinin tamamı kapatılarak, kadınlar şiddet gördüğü alana dönmek zorunda bırakılmıştır. Kadın yaşamdan uzaklaştırılarak, asimilasyona sürüklenmiştir.

‘KAYYUM KADIN KAZANIMLARINI HEDEF ALIYOR’

Eşbaşkanlık sistemi kriminalize edilerek, eşit yaşam ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. OHAL ile kapatılan 24 kadın derneği var. OHAL’i kadınlara, çocuklara, muhaliflere, eşitlik talep eden halklara ilan etmiştir. Kadın dernekleri ve kurumlar kapatılarak, kadın kazanımları hedef alınmıştır.

‘İRADEMİZİ TESLİM ALAMAZLAR’

Kadınlar Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni sahipleniyor. En çok kadınlar şiddete maruz kalıyor, onursuzluk dayatılan biz kadınlarız, vicdan ve adalet kadınların en temel talepleridir. Toplumu çürüten ve yozlaştıran, tecavüz ve çocuk istismarını yaratan savaşlardır. Biz bunlara dur diyen kadınlarız. İrademizi teslim alınmasına izin vermeyeceğiz.

‘GARDİYANLAR BU CESARETİ NEREDEN ALIYORLAR?’ 

Van cezaevinde saldırılar devam ediyor. Kadınlar bunu protesto etmek için saçlarını kazıttılar. Çünkü saldırılar kadın kimliğine saldırıdır. Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde saldırıya uğrayan Saray Belediyesi Eşbaşkanı Zilan Aldatmaz, darp edilmiş ve merdivenlerden atılmıştır. Seçilmiş belediye eşbaşkanına bu pervazsız saldırıyı gerçekleştirenler hadlerini aşmıştır. Hani seçilmişler atanmışlardan üstündü, gardiyanlar bu cesareti nerden alıyorlar. İşlediğiniz her suçun hesabını yargı önünde vereceksiniz ve biz bunu sormaya devam edeceğiz.

‘NURİYE GÜLMEN KADIN DİRENİŞİ GÜCÜNÜ GÖSTERMİŞTİR’

157 gündür açlık grevinde olan sevgili Nuriye Gülmen’i anmak istiyorum. Nuriye ihraç edilen yüz binlerin sesi olmuştur. Kadının direnme gücünü göstermiştir. İşimi istiyorum diyerek alanlara çıkmış, Semih ile birlikte faşizmi tüm çıplaklığı ile ortaya çıkarmıştır. Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı bile gözaltına alınmıştır. Buradan Nuriye ve Semih arkadaşlarımızı selamlıyoruz. 

‘DERSİM DEVLET ELİYLE ÖLDÜRÜLÜYOR’

Son birkaç yılda yaşatılan ağır savaşı net bir şekilde görüyoruz. Savaş çürütür, barış özletiyor. Can kayıpları zorunlu göç, yakılan şehirler, işsizlik ve yoksulluk. Bu sadece bizi değil, canlı yaşamı da yok ediyor. Dersim ormanları günlerdir cayır cayır yanıyor. Orada ceylanlar, keklikler ve ağaçlar ile bütün insanlık yanıyor. Dersim yok ediliyor. Bu operasyonların tek amacı, Dersim coğrafyasını yaşanılmaz kılmaktır. Lice’yi yok edenler Dersim’i de yok etmek istiyor. Yandaş kalemlerine de yangın yok dedirtiyor. Heyetimiz Dersim’de halk ile birlikte yangını söndürmeye çalışıyor. Devlet eliyle Dersim öldürülmek isteniyor. 

‘GÜÇLÜYÜZ, AYAKTAYIZ’

Biz kadınlar güçlüyüz ve ayaktayız. Binlercesini tutuklasanız da bitmeyeceğiz. Bir kişi kalsak dahi bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Baskılara rağmen birlikteyiz, birlikte yürüyoruz. Baskının zulmün hiçbir sorunu çözemeyeceğini biliyoruz. Vicdanlar, insanlık, bizler kazanacağız. Mutlaka kazanacağız.”

Açıklama kadınların uzun süreli zılgıtları ve alkışları ile sona erdi. Kadınlar “Jin jiyan azadî” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları atarak, polis bariyerlerini protesto etti. Kadınlar daha sonra “Erkek adalet değil, gerçek adalet” pankartı önünde fotoğraf çektirdi. Ardından erbaneler eşliğinde seslendirdikleri yöresel ezgiler ve zılgıtlar ile Musa Anter Parkı’nı çevreleyerek halaya durdu. (DİHBAER)
 

www.evrensel.net