Polis, Demirtaş'ın hükmünü vermiş

Polis, Demirtaş'ın hükmünü vermiş

Avukat Tugay Bek, 'Selahattin Demirtaş'ı övmek' gerekçesiyle ifadeye çağrılan bir müvekkili üzerinden Türkiye'nin bugününün yazdı.

Tugay BEK
Avukat

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz 8 Temmuz’da Almanya’nın Hamburg kentinde gerçekleşen G20 zirvesi sonrası basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ilişkin bir soruya cevaben ‘Bu söylediğiniz kişi bir teröristtir’ ifadesini kullanmıştı. 

Oysa Demirtaş, Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanıyken tutuklanmıştı. 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanı seçiminde Selahattin Demirtaş 4 milyon, 7 Haziran 2015 seçimlerinde ise HDP 6 milyon oy almıştı. Alınan bu oy miktarı, AB üyesi Bulgaristan’da tüm ülkede bulunan toplam seçmen sayısına denk düşüyor. Böylesine güçlü bir muhalefet hareketi liderinin tutuklanmasının ve uluslararası bir toplantı sırasında ‘terörist’ olarak adlandırılmasının ülke içinde ve uluslararası alanda tepkilere de yol açması anlaşılır bir durumdur. Ancak değil Demirtaş’ın, herhangi bir yurttaşın dahi, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmamasına ve henüz bir iddianame düzenlenmemiş olmasına rağmen siyasi erki tek başına kontrol eden kişi tarafından ‘terörist’ olarak nitelendirilmesi açık bir hukuk ihlalidir. 

‘Reis’ böyle yaparsa, emrindeki polis ne yapmaz?

Oldukça uzunca bir süredir Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkan her sözü emir olarak görmek hususunda yargı, bürokrasi ve poliste bir refleks oluşmuş durumda. 

Geçtiğimiz salı günü Emek Partisi (EMEP) Üyesi İzdihar Dede ile birlikte, telefonla çağrıldığı Antakya TEM Şubeye gittik. “Reisine bağlı, duyarlı bir vatandaşın” emniyete giderek bir ihbarda bulunması üzerine İzdihar Dede hakkında yasa dışı örgütün propagandasını yapmak suçundan soruşturma başlatılmış. 

Emniyet ifadesinde İzdihar Dede’ye “...Terör örgütü üyesi olan, bu suçtan tutuklanarak cezaevine konulan Selahattin Demirtaş isimli şahsı övdüğünüz .... Senin cumhurbaşkanın benim cumhurbaşkanım değil... şeklinde söylemlerde bulunmak sureti ile örgüt propagandası yaptığınız” şeklinde ithamlarda bulunuluyordu.  

Görüldüğü üzere Tayyip Erdoğan’ın Hamburg’da sarf ettiği söz Antakya’da derhal karşılık bulmuş. İç ve dış kamuoyu, “Selahattin Demirtaş neden hakim karşısına çıkartılmıyor? 8 aydır tutuklu olmasına rağmen hâlâ neden hakkında bir iddianame dahi yok?” sorularını sormaktayken polis, Selahattin Demirtaş’ı çoktan terörist ilan etmiş, onu öven kişileri ise örgüt propagandası yapmakla suçlamaya başlamış bile. Üstelik söz konusu olan kişinin ülkenin üçüncü büyük partisinin tüm dünyaca tanınan lideri olduğu gerçeğinden habersizmiş gibi davranmayı tercih eden Antakya polisi “Selahattin Demirtaş isimli şahıs” gibi bir ifade kullanmayı tercih etmiş. 

İfade hürriyetinin sınırları darbe dönemlerinde dahi olmadığı kadar daraltılmış durumda. Siyasi parti liderinin övülmesi sureti ile örgüt propagandası yapılması suçlaması ile yargı sistemimizin otoriter yorumlar geliştirmek konusunda kendisini aşmış olduğu görülebiliyor. 

Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmayan herkesin masum kabul edilmesi gerektiği ve  yargının siyasi iktidardan bağımsız olması gibi prensiplerin tümden yok sayıldığı “Türk tipi başkanlık sisteminde” asgari düzeyde dahi bir yargılama faaliyetinin varlığından bahsedilemez hale gelinmiştir. 

Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde tutmakla yetinmeyen AKP, onu öven, ismini anan herkesi de cezalandırarak tüm toplumu teslim almanın planlarını yapmaktadır. 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlatmış olduğu  “Adalet Yürüyüşü” ve sonrasında HDP’li vekillerce farklı kentlerde düzenlenen “Vicdan ve Adalet Nöbetleri” ile açığa çıkan “adalet” talebine, AKP iktidarı daha fazla hukuksuzlukla yanıt vermektedir. İhtiyaç duyduğumuz  toplumsal  muhalefet ve tepki örgütlenemez ve AKP’nin gönlüne bırakılırsa 20 Temmuz darbesi ‘bin yıl daha’ sürecektir

AKP’nin yargıyı kullanarak yaratmak istediği korku iklimine inat, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ve tüm yurttaşlara yönelik haksız ve hukuksuz uygulamalara tepki gösterilmesi ve onlarla dayanışma içinde olunması eşitlik ve adalet isteyenler yönünden bir suç değil, ihmal edilmemesi gereken tarihi bir görevdir.

www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. Sevim erdem 2 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 0  /  Beğenmedim 0

    Padihsahım çok yasa devridir.
    Kesin iatat.
    Selahattin Demirtaş halkın onurudur

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.