Emekliliğe zorlama uygulamaları katlanılmaz seviyeye ulaştı

Emekliliğe zorlama uygulamaları katlanılmaz seviyeye ulaştı

Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanı Erdal Karakuş, Büyükşehir Belediyesi’nde emekliliğe zorlama ve sürgünün katlanılmaz hale geldiğini söyledi.

Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanı Erdal Karakuş, yaptığı açıklamayla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde emekliliğe zorlama ve sürgün uygulamalarının katlanılmaz seviyeye ulaştığını aktardı. 

Kocaeli’de bazı belediyelerde son 1 aydır başlatılan ‘emekliliğe zorlama ve sürgün uygulamaları’ gündemi basın toplantısı gerçekleştiren KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanı Erdal Karakuş, taleplerini de sıraladı. 

Yerel yönetimlerde 1992 yılından önce işe başlayan ve 52-55 yaş aralığında bulunan memurların ‘eğer isterler ise emekli olabileceklerine dönük’ yasal hakları, kurumlar tarafından ‘kapıyı gösterme’ gerekçesi olarak kullanılmaya başlandığını aktaran Karakuş, “Vatandaşı 68 yaşında emekli etmeyi kafaya koyan hükümet ile bir an önce emekçiye kapıyı gösteren Belediye Yöneticileri farklı hedeflere koşuyor” dedi. 

‘EMEKLİLİĞİ KABUL ETMEYENE SÜRGÜN!’

Özellikle son birkaç aydır başta İSU Genel Müdürlüğü ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde, amirlerin emeklilik yaşı gelmiş kamu çalışanlarını tek tek ya da topluca makam odalarına çağırdığını ifade eden Karakuş, “Arkadaşlarımıza ‘emekli olmaları yönünde’ telkinlerde bulunmaktadırlar. Emekli olmayı reddeden memurlar ise, başka birimlerde çalıştırılmak ile korkutulmak istenmektedir. Hatta İSU Genel Müdürlüğünde geçtiğimiz haftadan bu yana birçok memur, ikamet ettikleri yerlerin hayli uzağına, örneğin 2 araç ve günde toplam 4-5 yolculuk saati süren mesafelere gönderilmeye başlanmıştır. Üstelik üyemiz olsun olmasın, bu memurların bir kısmının bakmakla yükümlü oldukları ‘yatalak hastaları’ bulunmaktadır” dedi.

‘İDARECİLER MEMURUN HALİNDEN ANLAMAZ’

Memur emeklilerinin bulunduğu duruma da dikkat çeken Karakuş, “2.000 Lira emekli maaşı alan bir memur emeklisinin eğer üniversitede okuyan bir öğrencisi varsa yaşaması için ‘açlık grevi’ yapmasıgerekir çünkü bunun en az 1500 lirasını çocuğuna göndermesi şarttır. 2.000 Lira emekli maaşı alan bir memur kirada ise, 3 öğün makarna yiyerek ve aynı kıyafeti 10 yıl giyerek, tek bir sosyal etkinliğe (düğün, nişan, tatil, sinema, tiyatro) katılmadan yaşamını sürdürebilir. Bizler 6.000 TL’den aşağı maaş almayan idarecilerin memurun halinden anlamalarını zaten beklemiyoruz”

Çocuğu okuyan, kredi borcu olan, kirada oturan, hastası olan memurların ne zaman emekli olacaklarına kendilerinin karar vermesi gerektiğinin altını çizen Karakuş, “Bizler adına düşünmeyin. Demokrasi, hukuk ve adalet bunu gerektirir.Belediyelerimiz, çalışanlarını emekliliğe zorlama değil, teşvik etmeli bunu da merkezi hükümete ‘emekli maaşlarını iyileştirin’ şeklinde baskı kurarak gerçekleştirmelidir. Buradan, hükümet yetkilileri başta olmak üzere, Belediye İdarecilerine konuya dair taleplerimiziz iletiyoruz: 

*Memur emekli maaşları, işçi arkadaşlarımız da olduğu gibi, çalıştığı dönemde almış oldukları seviyeye çekilsin.

* Memur emekli ikramiyesi hesaplamasında taban aylığı değil, tüm gelir kalemleri dâhil edilerek ödeme yapılsın.”

Taleplerini sıraladıktan sonra baskı ve sürgünün devam etmesi halinde sendikal mücadelelerinin devam edeceğini aktaran Karakuş, “Yerel İdareciler, bu somut ve insancıl taleplerimizi dikkate almak yerine, baskı ve sürgün yolunu tercih ederlerse, bizler de tüm hukuksal ve sendikal mücadelemizi vereceğimizi buradan ifade ediyoruz” dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net