'Ezilen halkların ihtiyacı ortak bir program'

'Ezilen halkların ihtiyacı ortak bir program'

15. Gençlik Yaz Kampı Antalya buluşmasında Ali Karataş ve Erdoğan Aydın’ın katılımıyla 'Türkiye ve Dünya Nereye Gidiyor?' paneli düzenlendi.

Hazal GÖÇMEN
Berfin GÜLER
Antalya

15. Gençlik Yaz Kampı Antalya buluşmasında Gazeteci-Yazar Ali Karataş ve Tarihçi-Yazar Erdoğan Aydın’ın katılımı ile “Türkiye ve Dünya Nereye Gidiyor?” konulu panel düzenlendi. Ortadoğu coğrafyasının sınırlarının ve halklarının kaderinin belirlendiği Sykes-Picot anlaşmasından günümüze Ortadoğu’daki gelişmelerin konuşulduğu panelde 2011’de Tunus’ta yükselen Arap halk hareketi ile başlayan gelişmelere değinildi. 2011’den itibaren emperyalist ülkelerin Suriye üzerinde saflaştığına dikkat çekilen panelde, ezilen halkların bir partisi ve programı olmadıkça, gericiliğe mecbur kalınacağı dile getirildi.

‘PROGRAMI OLMAYAN HALKLAR GERİCİLİĞE MECBUR KALIR’

Ali Karataş, 2011’de ilk olarak Tunus’ta alevlenen Arap halk hareketlerinin Ortadoğu coğrafyasında önemli gelişmelere sebep olduğunu belirterek Tunus’ta seyyar satıcı bir gencin kendisini yakmasının ardından yüz binlerin sokağa çıktığını aktardı. “İş, Ekmek, Özgürlük” talepleriyle Zeynel Abidin-Binali diktatörlüğüne karşı ortaya çıkan Tunus halk hareketinin Arap Coğrafyasına yayılan eylemlerin başlangıcı olduğunu söyleyen Karataş. “Ezilen halkların bir partisi ve programı olmadıkça, gericiliğe mecbur kalınacaktır” dedi. Karataş, Mısır örneğini vererek halkın ortak talepler etrafında birleşmesinin ardından gençlerin de yoğun katılımla 18 günlük Tahrir Meydanı direnişe katıldığını ifade etti. Mübarek sonrası iktidara önce Müslüman Kardeşler ve Mursi’nin daha sonra da Sisi ve cunta yönetiminin geldiğini söyleyen Karataş, “Bu süreçte temel eksiklik halkın bir iktidar programına sahip olmamasıdır” dedi.

SAFLAŞMANIN NEDENİ PETROL VE DOĞAL GAZ

Son olarak Suriye’de vekalet savaşına değinen Ali Karataş, saflaşmanın aslında mezhepsel farklılıklardan kaynaklanmadığını ifade ederken, asıl nedenin bölgedeki petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip olma mücadelesi etrafında geliştiğine dikkat çekti. Karataş, ayrıca Suriye rejiminin tekrar güç kazanmasının ardından bölge politikasını değiştiren ABD’nin, geleneksel Arap gerici rejimleri ile Sünni İttifak kurma planından söz etti. Karataş, Katar’ın da bu yeni yönelime katılmadığı için krize yol açtığını söyledi. 

Karataş’ın ardından konuşan Tarihçi-Yazar Erdoğan Aydın, kendisine ait olmayan toprakları hakimiyet altına almak için yapılan gayrimeşru siyaset anlayışının modern emperyalizmden önce de var olduğunu ve Osmanlı devletinin bölge halkları üzerinde hak iddia ettiğini belirtti. 

Petrol ve doğal gaz kaynaklarından başlayan Ortadoğu paylaşım savaşının sorunları daha derinleştirdiğini söyleyen Aydın, Arap coğrafyası üzerinde laik ve demokratik programa sahip biricik gücün Kürtler olduğunu söyledi. Kürtlerin diğer mazlum halklarla birlikte, egemen olduğu yerlerde demokratik alanlar oluşturduğunu belirten Aydın, farklı inançların ve kültürel farklılıkların buralarda kendine yaşam alanı bulduğunu ifade etti. Bölge politikaları içinde iki çizgi olduğunu söyleyen Aydın, bunlardan birincisinin zorla hakim olma anlayışı ikincisinin ise çok kimlikli, çok kültürlü bir arada yaşam kültürü olduğunu belirtti.

‘GENÇLER BÖLGE POLİTİKALARINA İLGİLİ’

Konuşmaların ardından katılımcıların soruları ile devam eden paneli değerlendiren Erdoğan Aydın, gençlerin bölge politikalarına ilgisinin son derece ileride olduğunu belirtirken, buradaki tartışmaların gençler arasında daha çok yayılmasının önemli olacağına dikkat çekti. Karataş ise gençlerin panele yoğun ilgisini, Ortadoğu ülkelerinde yaşanan krize ve bu krizin belirli ölçüde Türkiye’nin iç ve dış politikalarına etkide bulunmasına bağladı.

www.evrensel.net