Vergi rekorları erimeyi gösterdi

Vergi rekorları erimeyi gösterdi

Yazarımız Prof. Dr. İzzettin Önder vergi rekortmenleri listesini değerlendirdi.

Uğur ZENGİN
İstanbul

 
Maliye Bakanlığının yayınladığı ‘vergi rekortmenleri’ listesinin ilk 10 sırasında 8 banka ve 2 kamu kurumu yer aldı. Listede adı gizlenenlerden biri olan ve ilk sırada yer alan ‘vergi rekortmeninin’ ise kamu kuruluşu BOTAŞ olduğu ortaya çıktı. Konuyu Evrensel’e değerlendiren yazarımız Prof. Dr. İzzettin Önder, “İnsanlar gelecek gelirlerini ipotek ediyor, şimdiden kullanıyor. Kredi kartı kullanıyor, bir kartı diğer kartla kapatıyor. Erteliyor, öteliyor... Dolayısıyla bunların hepsi aslında bizzat erimeyi gösterir” dedi. Önder BOTAŞ’la ilgili ise doğalgaz ve akaryakıtta halkın indirim talep edeceği şeklinde yapılan yorumlara ‘özelleştirme’yi de ekledi.
 
2016 yılı kurumlar vergisinde en çok vergiyi BOTAŞ ödedi. BOTAŞ’ın ardından 8 banka en çok vergi veren kurumlar oldu. Listenin 2. sırasında yer alan Ziraat Bankası 1.8 Milyar TL, 3. sıradaki Merkez Bankası ise 1.6 Milyar TL vergi ödedi. Sonrasında sırasıyla Garanti Bankası, AKBANK, Türkiye İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı Kredi Bankası geldi. Türkiye Halk Bankası ise 550 Milyon TL ile listede 9. sırada yer aldı. Listenin 10.sırasında yine bir kamu kuruluş olan Elektrik Üretim AŞ yer aldı.
 
Bankaların kurumlar vergisinde bu kadar önde olmasının ekonominin kötüye gittiğinin bir göstergesi olarak okunabileceğini söyleyen yazarımız Prof. Dr. İzzettin Önder,“Finans kesimine başvuran insanlar ya kredi ihtiyacı içindedir veyahut zaruriyet içindedir” dedi.
 
“Zaruriyet ve ihtiyaç arasında ufak bir fark var” diyen Önder, şöyle devam etti: “Kredi ihtiyacı işleri genişletmeye yöneliktir. O da şu demek, demek ki piyasadan yeterli şey toplayamıyor, piyasa çok fazla genişleyememiştir. Finans alanını kullanarak geleceğin piyasasını şimdiye çekmeye çalışıyor. İnsanlar borçlanarak ev kredisi, araba kredisi alıyor. Bu ne demektir, gelecek gelirlerini ipotek ediyor, şimdiden kullanıyor. Gelecekte ne yapacak peki? İkincisi de insanlar kredi kartı kullanıyor, bir kartı diğer kartla kapatıyor. Erteliyor, öteliyor... Dolayısıyla bunların hepsi aslında bizzat erimeyi gösterir. Yeni bir faaliyet yok, yeni bir alışverişe girip de katma değer yaratıp finansçıya para aktarıyor anlamına gelmiyor. Kendi varlığından eriyor çünkü zorluk içinde artık. Dolayısıyla bu ikisi finans kurumunun kapitalist düzenin ayakta tutmak için araçlarıdır. Finans kurumunun böyle bir işlevi vardır.”
 
Finans kurumlarına ödenen faizin finans kurumu kârlı gösterdiğini ifade eden Önder, “Finans kurumunun kârı iki şeye tekabül eder, ya üretilen katma değerden tırtıklamadır veya yeni bir şey üretilmeden birtakım dağıtılmış servetlere el koymadır. Finans kârının ekonomiye hizmet eden mantıksal bir kârı yoktur” diye konuştu.
 
Yüksek verginin yüksek kazanç ve yüksek kârı gösterdiğini söyleyen Önder, şöyle konuştu: “Bu emekçilerden yüksek sömürü anlamına gelir. Emek ve sermaye arasındaki oldukça olumsuz bir bölüşüme işaret eder. İkincisi ise maliyenin açıkladığı listeler birkaç on kişiyi listeye almış olması aslında çok ciddi bizzat sermaye arasındaki monopolleşmeyi, tekelleşmeyi ve kaynak bozukluğunu, gelir bozukluğunu ifade eder. Bu da kapitalist düzen içindeki patolojiyi gösterir. Bu patoloji ekonomiyi krize sürükleyen bir süreçtir.”

 

GİZLİLİKTE ‘İNDİRİM’ VE ‘ÖZELLEŞTİRME’ NEDENİ

 

2016 yılı için açıklanan vergi rekortmenleri listesinin birinci sırasındaki kurum adını gizlemeyi ‘tercih’ etti. İsmini açıklamak istemeyen 2016 vergi rekortmenin BOTAŞ olduğu daha sonra ortaya çıktı. Doğalgaz ve petrol alanında faaliyet gösteren bir kamu kurumu olan BOTAŞ vergi şampiyonluğunu neden gizledi? Doğalgaz ve akaryakıtta halkın indirim talep edeceği şeklinde yapılan yorumlara Önder ‘özelleştirme’yi de ekledi. Önder, “Eğer yarın özelleştirmeye tabi tutulacaksa, özelleştirme yandaş ya da seçime hazırlanırken yabancılarla ilişkiyi düzeltmek için, biraz da ucuza aktarmaya niyetliler ise birisi kalkıp da ‘Zaten şu kadar vergi ödüyordu, bu satış dilimi verginin çok altında aktarım bedeli’ demesinler diye, bir koz ellerine geçirmemek için açıklamamış olabilir” dedi. BOTAŞ’ın 2015 yılında doğalgaz fiyatlarındaki düşüş ve dolar kurundaki gerileme nedeniyle türk lirası bazında geliri önemli oranda artmıştı.

 

VERGİ DE VAR KÂR DA AMA...

 

Listenin 11. sırasında gelen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) varlıkları 2017 yılı içinde BOTAŞ’a ait TPIC’e bedelsiz olarak devredilecek. Türkiye Petrolleri’nin küçülme girişimine karşı işçiler 5 Temmuz’da Türkiye Petrolleri Genel Müdürlüğü binasını işgal etmişti. Listenin 15. sırasında gelen ve 261 milyon TL vergi ödeyen LC Waikiki işçilerinin sendikalaşma çalışmaları da gazetemize yansımış ve işçiler baskı gördüklerini ifade etmişti. Listenin 16. sırasında gelen ve 230 milyon TL vergi ödeyen ETİ Maden İşletmeleri Bandırma İşletme Müdürlüğünde yetkili olan Petrol İş Sendikası 7 Ağustos’ta grev kararı aldı.

 

www.evrensel.net