Şam saldırısını kim destekledi, kim kınadı?

Şam saldırısını kim destekledi, kim kınadı?

Şam’da Ulusal Güvenlik Binası’na düzenlenen intihar saldırısı sonrası ABD, Fransa, İtalya, Türkiye gibi ülkelerden yapılan açıklamalar bu odakların saldırıyı desteklediğini onaylar nitelikteydi. Sadece Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği’nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan saldırıyı kınarken Türkiye Dışişleri Bakan

Dışişleri Bakanlığı sitesinde, dün akşam saatlerinde Bulgaristan’ın Burgaz Havaalanı’nda İsrailli turistleri taşıyan otobüse düzenlenen saldırıyı kınayan açıklamaya yer verilirken, aynı gün daha erken saatlerde gerçekleşen Şam’daki saldırıya dair herhangi bir ifade kullanılmadı.

Esad yönetiminin önemli isimlerini hedef alan saldırıyı Beyaz Saray sözcüsü Jay Carney ise şu sözlerle değerlendirdi: “Yaşanan olay, Esad’ın kontrolü kaybettiğini, şiddetin azalmaktan ziyade arttığını ve tüm uluslararası partnerlerimizin bir araya gelmesi; dönüşümü desteklemesi gerektiğini açıkça gösterdi.”
Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ise; Suriye Savunma Bakanı Davud Racha ve Genelkurmay Başkan Yardımcısı Asıf Şevket’in de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin şöyle konuştu: “Bütün bu şiddetin Beşar Esad rejiminin tavrından kaynaklandığını biliyoruz. Bu rejim katliamlara neden olursa, karşılığında reaksiyon görmesi kaçınılmaz olur, terörizmi doğurabilir ve nihayetinde bizzat Suriye, Suriye’nin kalbi tahrip olur.”

Saldırı, Roma’da da yankı buldu. İtalyan Dışişleri Bakanı, Suriyeli muhaliflere birlik olma çağrısı yaptı: “Ortada Esad ve onun işbirlikçilerinin iktidarı bırakmasına dayalı tek bir siyasi çözüm yolu var. O da muhalefetin bütün kollarıyla birlik olması.”

SALDIRIYA TEPKİLER

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aleksandr Lukaşeviç, Moskova’nın saldırıyı her türlü şekliyle kınadığını belirterek Şam’da gerçekleştirilen eylemin sorumlularının bulunması ve cezalandırılmasını temenni etti.
Düzenlenen eylemi Suriye’deki durumu zayıflatma çabalarının devamı olarak gördüklerini ifade eden Rus sözcü, Suriye yönetimi, halkı ve samimi tüm vatandaşlarının zor sınavların karşısında gerekli siyasi iradeyi gösterecekleri ve iç krize acil bir barışçıl çözüm bulacakları kanaatinde olduğunu kaydetti.
İran Dışişleri Bakanının Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Emir Abdüllehyan Dünya Haber kanalına verdiği demeçte, İran’ın bu saldırıyı şiddetle kınadığını belirterek Suriye’ye silah gönderen ve silahlı gruplara destek veren tarafların bu ülkenin istikrar ve güvenliğini sarsmada başarısız olduklarının altını çizdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Suriye’deki durumunda derin endişe duyduklarını açıkladı. Bakanlığın internet sitesinden yapılan açıklamada, dün Şam’da düzenlenen bombalı saldırıyı şiddetle kınandı. Çin’in Suriye’de devam eden gerginlikten duyduğu derin endişe ifade edildi.

Venezuela ve Meksika hükümetleri de saldırıyı kınadı. (DIŞ HABERLER)


ERDOĞAN: SURİYE KENDİNİ HESABA ÇEKMELİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye yönetiminin kendisini hesaba çekmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Cenevre sürecinin önemli yanı Beşar’ın olmadığı geçiş hükümetidir. Geçiş hükümetinde Suriye’deki iktidarın, muhalefetin, tarafsızların katılımı olmalı. Rusya görüşmemizde buna olumlu baktı. Olumsuz bakmadı. Beşar’ın olmaması halinde ne olur, bazı endişeleri var. Bu konuda biz onlara başka alternatifler öne sürdük” dedi.

Erdoğan, Rusya dönüşü Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklama sonrası gazetecilerin dış politika ile ilgili sorularını cevapladı. Gazetecilerin “Rusya, Esad'sız bir geçiş hükümeti istemiyordu. Bu noktada Rusya ikna edilebildi mi?” şeklindeki sorusuna Erdoğan, “Cenevre’de de Dışişleri Bakanımız Esad’ın olmadığı bir geçiş hükümetinden bahsetti. Genel hava da Esad'sız bir geçiş hükümetiydi. Geçiş hükümeti de zaten seçim hükümetidir. Bu seçim hükümeti, orada partilerin kurulmasına zemin hazırlasın. Bu kurulan partiler demokratik bir şekilde halkın iradesini şekillendirsin. Siz kalkar da hükümeti kurar ve Beşar kalırsa, hiçbir şey değişmez. Biz 8,5-9 yıldır Esad’la bunları konuştuk. Hep aldatan bir zihniyet vardı. Hep olacak diye bekledik. Daha sonra insanlar hayatını kaybetmeye başladı. Bu havanın geldiği dünden belliydi” diye konuştu.

'RUSYA OLUMLU BAKTI' İDDİASI

“Bu insanların üzerine bombalarla, tanklarla giderseniz, bu insanlar ölümden öte ölüm yok deme noktasına gelmiştir” diyen Erdoğan, “Bugün de tablo çok net ortadadır. Bu tabloyu hazırlayan kim? Yönetim kendisini hesaba çekmek durumundadır. Cenevre sürecinin önemli yanı Beşar’ın olmadığı geçiş hükümetidir. İktidarın, muhalefetin, tarafsızların katılımı olmalı. Bunlarla beraber seçime gidilmeli. Rusya görüşmemizde buna olumlu baktı. Olumsuz bakmadı. Beşar’ın olmaması halinde ne olur bazı endişeleri var. Bu konuda biz onlara başka alternatifler öne sürdük. Bu alternatifleri de söyleyince, o alternatiflerin üzerinde düşünmeleri gerekeceği noktasına vardılar” ifadelerini kullandı.

'SURİYE HÜKÜMETİ DEZENFORMASYON YAPIYOR'

Muhaliflerin dün Şam’a düzenlediği saldırıdan Türkiye’yi sorumlu tutmasını değerlendiren Erdoğan, “Dezenformasyon bu süreçte yönetimlerin en önemli özelliğidir. Suriye uçağımızı düşürdükten sonra ilk önce kaçma yoluna girdiler. Daha sonra farklı bir duruş sergilediler. Buna maalesef ulusal medyamızın da katkısı oldu. Ulusal medyamız kendi Başbakanı’na, Genelkurmay Başkanı’na inanmadı. ABD’deki bir gazeteye, Suriye medyasına baktılar. Kendileri için haber kaynağı kabul ettiler. Burada yapılan bir dezenformasyondur. Türkiye olarak kardeş halk olan Suriye halkına yönelik bu tür yollara tevessül etmemizi kimse bizden bekleyemez. Suriye rejimi kendini hesaba çekmelidir. Şu anda yıkılmış bir Hama ve Humus var. Şam aynı duruma doğru gidiyor. Bu ordunun içinden insanlar niçin dağılıyor? Muhalif güçler nasıl oluştu? Bunun hesabını kendisine sormalı. Enformasyon Bakanlığı’nın yaptığı açıklamanın kabul edilir hiçbir yanı yoktur” şeklinde konuştu. Gazetecilerin Irak ile ilgili sorularını da cevaplandıran Erdoğan, “Irak için bölünmüşlük ifadesini kabul etmiyorum. Irak’ta eyalet sistemi var. Kuzey Irak, Irak’ta oluşturulan anayasa ile eyalet olarak kabul edilmiştir ve bu noktada daha farklı eyaletler ortaya çıkabilir. Başından beri eyaletlerin olduğu yerde merkezi yönetim bütünlüğün ifadesidir. Şu andaki sıkıntı, yönetimin, Kuzey Irak yerel yönetimindeki sıkıntısından kaynaklanıyor. Onlara ait hakların merkezi yönetim tarafından verilmeyişi, karşı bir tepkiyi oluşturmuştur. Bu karşı tepki, oradaki sıkıntıların kaynağından kaynaklanmaktadır. Örneğin Irak’ta hükümet oluşturulurken verilen sözler yerine getirilmemiştir. Koalisyon ortaklarına verilen sözler yerine getirilmemiştir. Bu sözler yerine getirilmeyince sıkıntılı durumlar oluşmuştur. Temenni ederiz ki Irak bundan kurtulmuş olur. Birlik beraberlik içinde barış günlerini yakalar” dedi.

'IRAK HAVA SAHASINI BİZİM UÇAĞIMIZ İHLAL ETMEDİ'

Basın mensuplarının, “Geçtiğimiz günlerde Irak Merkezi Yönetimi’nin Türkiye’nin Irak hava sahasını ihlal ettiğine yönelik açıklaması oldu. Bu konuda Türkiye’yi uyardı. Bu konu ile ilgili görüşleriniz nelerdir?” şeklindeki sorusuna Erdoğan, “Sadece terör bölgesine yönelik uçaklarımızın yaptığı harekat var. Merkezi yönetimin ‘Terörle mücadelede gücümüz yetmiyor’ diye bizzat onların sözü var. Oradan bizim ülkemize saldırı olursa ‘Gereğini yaparız.’ dediğimiz bir uygulamadır. Yapılan budur. Onların söylediği tek uçakla ilgilidir. Uçak bizim uçağımız değildir. İnsansız hava aracı ile ilgilidir. O ülke de farklıdır ve gerekli açıklamayı yapacaktır” şeklinde yanıt verdi. (HABER MERKEZİ)

Nasrallah'tan Suriye'ye destek: http://evrensel.net/news.php?id=32864

Şam'daki bombalı saldırı haberi: http://evrensel.net/news.php?id=32816

www.evrensel.net