Lenin Nişanı: Nobel’e eski bir alternatif

Lenin Nişanı: Nobel’e eski bir alternatif

Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin ilk kez 1930’da verilen Lenin Nişanı'nı yazdı.

Ulaş Başar GEZGİN* 

Soğuk Savaş döneminde kapitalist dünyanın Nobel’i varsa, sosyalist dünyanın da Lenin Nişanı vardı. Nobel Yazın Ödülü, çeşitli örneklerde görüleceği gibi, anti-Sovyet yazarlara veriliyordu. Barış Ödülü, zaten baştan aşağıya siyasete bulaşmıştı. Dolayısıyla, birisini siyaset üstü diğerini siyasete batmış olarak nitelemek doğru olmayacak. İlk kez 1930’da verilen Lenin Nişanı başlarda Sovyet kurum ve kişilerine verilirken, sonraki yıllarda Sovyetler dışındakileri de kapsayıp daha uluslararası bir nitelik kazanmıştı. Nobel ödüllerinin tersine, Lenin Nişanı çok sayıda veriliyordu: 1930’dan Sovyetlerin çöküşüne dek 400 bini aşkın kişi ve kuruma verilmişti. Bir kişinin ya da kurumun birden fazla kez Lenin Nişanı alması da olanaklıydı. Sovyetlerde nişanı en çok alanlar savunma bakanlığı, nükleer enerji bakanlığı, uçuş bakanlığı ve uzay bakanlığı gibi Sovyetlerin Soğuk Savaş’ta ayakta kalması için son derece gerekli görülen bakanlıklardı. Bunun dışında nişanı en çok alanlar arasında, uydu projesinin eş başkanı, Nobel ödüllü kimyacı, Sovyet Bilimler Akademisi başkanı, 2. Paylaşım Savaşı’ndaki bir komutan ve kutup keşifçisi vardı. Lenin Nişanı’nı alan kurumlar arasında, bütün Sovyet cumhuriyetleri, gençlik örgütü, çeşitli fabrikalar, çeşitli şehirler, Pravda gazetesi ve bir üniversite vardı.  

SOVYET YURTTAŞI OLAN LENİN NİŞANI SAHİPLERİ

Yukarıda andıklarımız dışında, Sovyet yurttaşları içerisinden az sayıda sporcuya, Rusya dışındaki cumhuriyetlerden siyasetçilere, yazarlara, tank/uçak/silah tasarımcılarına, film yönetmenlerine, bilim insanlarına, uzay insanlarına (gökmenlere), matematikçilere, Nazilere karşı yurt savunmasında yararlılık göstermiş sivil ve asker yurttaşlara, savaş kahramanlarına, keskin nişancılara, pilotlara, şairlere, mühendislere, şarkıcılara, keşifçilere, klasik müzisyenlere, doktorlara, dünya satranç şampiyonlarına, itfaiyecilere vd. Lenin Nişanı verildiğini görüyoruz. Çabası Türkan Saylan’ınkine çok benzeyen Çeçen yatılı okul müdiresi Fariza Magomadova’nın (d.1925) kızların eğitimi için ayırdığı zaman ve emek için Lenin Nişanı’na layık görüldüğünü de buraya not edelim. 

SOVYET YURTTAŞI OLMAYAN LENİN NİŞANI SAHİPLERİ

Sovyetler dışında Lenin Nişanı’nı alanlar daha ilginç bir dizelge oluşturuyor: Kuzey Kutbu’nda buzlar arasında mahsur kalan bir Sovyet gemisini kurtarma operasyonuna katılan 2 Amerikalı makinist, halkların kardeşliği için müziğin ortaklığını savunan ve bu düşünceyi ABD-Sovyetler ekseninde uygulamaya geçiren Amerikan Ermenisi müzik yapımcısı Kevork Avakyan, buluş ve keşifleriyle Kuzey Kutbu’nun gizlerinin çözülmesini sağlayan Amerikalı mühendis Bill Booth, Fidel Castro, Pinochet dönemi boyunca başta olan ve mahpus değişimi anlaşmasıyla salıverilen Şili Komünist Partisi başkanı Luis Corvalán (1916-2010), Salazar diktatörlüğüne karşı mücadelesiyle tanınan Portekizli komünist yazar Álvaro Cunhal (1913-2005), Hindistan Komünist Partisi kurucularından olan Shripad Amrit Dange (1899-1991), hem Roosevelt’in hem de Stalin’in dostu olarak ABD ile Sovyetler arası barışa ve diyaloga katkıları için Amerikalı diplomat Joseph Davies (1876-1958), uzaya ilk çıkan Suriyeli ve ikinci çıkan Arap olan, Suriye Direnme Savaşı’nda cihatçıların tarafında yer alan Muhammed Ahmed Faris (d.1951), Doğu Almanya başbakanları Otto Grotewohl (1894-1964) ve Erich Honecker (1912-1994), soyadını babasının kurucularından olduğu Amerikan Sosyalist Emek Partisi’nin ambleminden alan (‘Hammer’, ‘çekiç’ anlamına geliyor), Sovyetlerle ticaret yaparak aile şirketini büyüten ve ABD-Sovyet dostluğu için büyük çaba gösteren Amerikan Yahudisi iş adamı Armand Hammer (1898-1990), Polonya Halk Cumhuriyeti lideri Wojciech Witold Jaruzelski (1923-2014), Finlandiya’nın en uzun süre makamda kalmış devlet başkanı ve eski başbakan Urho Kekkonen (1900-1986), İtalyan Komünist Partisi genel sekreteri Luigi Longo (1900-1980), Nelson Mandela, Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Nazilere karşı Sovyet yurt savunması savaşında Sovyetlere yardıma koşmuş Yeni Zelandalı pilot Henry Neville Gynes Ramsbottom-Isherwood (1905-1950), Josip Broz Tito, Vietnam’ın uzaya gönderdiği ilk ve tek Vietnamlı olan ve Vietnam-Amerikan Savaşı’nda bir Amerikan B-52 uçağını uçaktan vurarak düşüren az sayıda pilottan biri olarak tarihe geçmiş olan Phạm Tuân (d.1947).

Lenin Nişanı dışında, Sovyetler Birliği Kahramanı Ödülü ve Sosyalist Emek Kahramanı Ödülü vardı. Bu iki ödülü alana Lenin Nişanı da verildiğinden, tablo ve dağılım aşağı yukarı aynı. Sovyet uydularıyla uzaya çıkan başka ülkelerden tüm uzay insanlarına Sovyetler Birliği Kahramanı Ödülü verilmiş. 

ENDÜSTRİ PSİKOLOJİSİNE GÖRE GÜDÜLENME

Endüstri psikolojisi araştırmaları bize şunu söylüyor: Her zaman para bir güdülenme kaynağı olmuyor. Çalışanlar emeklerinin karşılıklarını aldıklarını ve emeklerine değer verildiğini bilmek istiyor. Bu, onları güdülüyor. Para her zaman güdülemiyor. Örneğin, deneyime dayalı maaş artırımı, daha deneyimli olanların daha çok çalışması gibi bir sonuç doğurmuyor. “Bu, zaten fazla çalışsam da çalışmasam da bana verilen bir artış” düşüncesi daha fazla çalışmaya ket vuruyor. İnternet ekonomisinde, birçok kullanıcı gönüllü olarak çok büyük bir zaman harcıyor. Sözgelimi, bireysel kullanıcılar biraraya gelip Wikipedia’yı oluşturuyorlar ve geleneksel ansiklopedilerden daha güncel, daha esnek bir ürün ortaya çıkarıyorlar. Bu iş, parasıyla yapılan bir iş olsaydı belki de bunu yapmayacaklardı. İnsanın, severek yaptığı işin (örneğin bir Wikipedia makalesi yazmak ya da bir makaleyi düzenlemek) bir bedeli bulunmuyor. 

SONUÇ

Bu açıdan, asıl konumuza dönersek, Lenin Nişanı gibi ödüller, parasal getirisi olmamasına karşın insanları harekete geçirebiliyordu. Ödül her zaman maddi olmak zorunda değil. Adı hep yaşadığı sokağa verilen sanatçılar örneğinde (hatta örneğin, Balıkesir’in Gömeç ilçesinin kimi sokaklarının burada uzun yıllar yaşamış olan Kayahan’ın şarkılarının adını taşıması), maddi olmayan ödüllerin de maddi ödüller kadar etkili olduğunu görüyoruz. Soğuk Savaş döneminde, Nobel’e ve türevlerine ve onların maddi-manevi getirilerine (ve götürülerine) mahkum değildik; umarız yakın gelecekte bu mahkumiyet son bulur...

* Doç.Dr., [email protected] 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Ağustos 2017 13:58
www.evrensel.net